POLONYA’NIN BAŞŞEHRİ VARŞOVA (2)

Kültür ve Bilim Sarayı’ndan içeri girdiğmiizde “Thai Fuarı” tanıtım etkinlikleri ile karşılaştık. Thailand’e ve sergiledikleri ürünlerini yakinen tanımak imkanını bulduk. Bu arada Thai dans sunumlarını izledik ve Thai mutfağına ait ikramlardan tattık.

İçerisinde 4 tiyatro, 1 balo salonu, 1 yüzme havuzu, 2 müze, 14 büyük salon ve 3200 kişilik bir kongre salonu ihtiva eden bu görkemli yapıdan çıktığımızda, zaman ilerlemiş neredeyse akşam olmuştu. Binanın yer aldığı parkın içinden geçerek büyük mağazaların bulunduğu Marzalkowska caddesine çıktık. Eşimle birlikte bu mağazalarda dolaştık. Yorulduğumuz için yollara taşmış kahvelerin yer aldığı tarihi bir sokakta kahve içtik ve daha sonra yürüyerek yakındaki otelimize döndük.

Beraberimde getirdiğim kitabı ve havaalanında aldığım broşürleri detaylı olarak inceledim. Polonya tarihi ile ilgili önemli gördüğüm hususları aşağıda değerlendirmenize sunuyorum.

Polonya bizim tarihimizde Lehistan olarak anılmakta olup lehçe Varşova’nın ismi Warszawa olarak telaffuz edilmektedir. Bu ismin etkin oluşunda çeşitli rivayetler bulunmaktadır.

Yüzyıllar önce burada bulunan bir köyün sahibinin ismi Warsz Rawicz olmasından kaynaklandığı, bir diğer anlatımda ise burada balıkçılık yapan Wars ve onun eşi Sawa’dan kaynaklandığı söylenmektedir.

Varşova şehrinin amblemi (sembol) elinde ılıç bulunan ve Sirene ismi verilen bir deniz kızı olup şehrin ortasından geçer. Vistul nehrinin kıyısında yaşadığı ve şehri koruduğuna inanılmaktadır. Bir rivayete göre de bu deniz kızı avlanırken yolunu kayıp eden Prens Kazimiarz’a yanan okları ile yolu göstermiş. O zamandan beri Deniz kızı Varşova’nın sembolü olmuş.

Varşova’nın kurtuluş tarihi tam olarak bilinmemekle beraber, 14. yüzyılın başlarında Prens Bolesiaw II. tarafından kurulduğu bilinmektedir. Bu tarihlerde v Mazovia Düklüğünün ekonomik ve politik merkezi ve Mazovia düklerinin yerleşim yeri idi.

1596’da Kral Sıgismud III. Sarayını Crokow’dan Varşova’ya taşımaya karar verdi. Bu tarihten itibaren Varşova başşehir oldu. Bu durum şehrin gelişmesini ve nüfusunun artmasını sağladı.

Polonya tarihi incelendiğinde ülkenin istilalara uğradığı, parçalandığı ve yok edildiği görülmektedir. Buna rağmen Polonya devamlı olarak küllerinden yeniden doğmuştur.

1655 yılında İsveçliler ülkeyi istila etmişler, ülkeyi ve şehirleri yıkıp, yok etmişler.

1772 yılında Polonya, Preussen (Alman kökenli), Rus ve Avusturyalılar tarafından üçe bölünmüş ve işgal edilmiştir.

1793 Polonya’nın Preussen ve Ruslar tarafından yeniden işgali.

1815 yılında Viyana Kongresi ile Varşova Prensliği Polonya krallığına dönüştürülmüş olmasına rağmen, Rus çarlarının hükmü altında kalmaya devam etmiştir. Ruslaştırma ve Almanlaştırma devam etmiştir.

1918 bağımsız bir Polonya oluşumu.

1939 Polonya’nın Almanya ve Rusya arasında bölüşülmesi ve işgali. Almanların Ruslara harp ilan etmesi ve II. Cihan Harbi’nin başlangıcı.

1945 II. Cihan Harbi sonucunda Polonya’nın Ruslar tarafından işgali ve Rusya’nın kontrolünde Polonya Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu.

Tarihte Polonya’nın işgalini ve bölünmesini Osmanlı Devleti hiçbir zaman kabul etmemiştir. Polonya’nın içinde bulunduğu o günlerde, Padişah huzurunda yabancı ülkelerin büyükelçileri kabul edildiğinde devamlı olarak ‘Lehistan Büyükelçisi yolda’ diye bağırılmıştır. Bu dönemde çok sayıda Polonyalı ülkemize sığınmıştır. Polonezköy Osmanlıya sığınanlar tarafından kurulmuştur.

Varşova’da yıkılan eski şehir ve yeni hali…

Yine tarihimizde önemli bir yeri olan 1683 Viyana kuşatması sırasında Polonyalı Prens Jan III Sobieski, Alman ve Avusturyalı’lara destek vermiş ve Viyana önlerinden, harbi kaybederek geri dönmemizi sağlamıştır. Varşova’da kendisinin hatırasına yaptırılan bir heykeli bulunmaktadır.

1. Cihan Harbinde Varşova’nın yüzde 85’i bombalanmış ve yıkılmış olmasına rağmen, şehir yeniden eski planlarına göre inşa edilmiştir.

1945 yılında yıkılan eski şehrin o günkü, bugünkü durumu ile Krainskich Sarayı’nın bombalanmış ve yeni haline ait fotoğraflar aşağıda verilmiştir.

Krainskich Sarayı…

Antalya, 9.Temmuz.2008