POLONYA’NIN BAŞŞEHRİ VARŞOVA (3)

Otelde kahvaltımızı yaptıktan sonra şehirde metro otobüs ve tramvaylarda geçerli olan üç günlük bilet aldık. Şehrin turistik değerlerinin bulunduğu tüm bölgelerinden geçen T, 100 ve 180 no’lu hatlarla yaklaşık olarak yarım gün dolaştık. Neleri görmemiz gerektiğine karar verdik.

1. Cihan Harbi’nde yerle bir olan Varşova hakikaten birebir aynen inşa edilmişti. Demek ki zamanında tüm binaların örleveleri çıkarılmış ve planları bir yerlerde saklanmıştı. Bana göre işte bu Polonya’nın milli bilincinin ne kadar üst seviyede olduğunu göstermektedir.

Varşova’yı tanımaya eski şehir (old Town)dan başladık. Ziyaret etmeye gittiğimiz Kraliyet Sarayı (Royal Castle) bir eydanın kenarında yer almaktadır. Bu meydanın ortasında saat kulesi olarak da tanımlanan Sigismund Kulesi bulunmaktadır. Bu meydanın yakınındaki St. Annen Kilisesi üzerindeki Papa Johannes Paul II posteri ile dikkati çekmektedir. Aşağıda verilen üç fotoğraf bunlarla ilgilidir. Polonya kökenli olan Papa’nın komünist rejiminin Polonya’da ve hatta tüm Sovyet bölgesinde dağılmasında önemli rol oynadığı burada iftihar ile belirtilmektedir.

Kraliyet Sarayı önünde dünya günü kutlaması

Eski şehir, Varşova’nın kültür merkezidir. Her ne kadar bu bölgenin ismi eski şehir olmasına rağmen burası en eski bölgesi değildir. En eski bölgesi Praha denilen Vistül nehrinin öbür tarafındaki bölgedir. Eski şehir’in tarihi 13’üncü yüzyıl sonlarına kadar gitmektedir.

1944 yılında “Varşova ayaklanması” esnasında bir aydan fazla süren savunma sırasında Alman askerleri binaların yüzde 90’ını tahrip ettiler. Savaş sonrası eski şehir özenle tekrar inşa edildi. Şimdi Varşova’nın en güzel mimari yapıları burada yer almakta olup, bu bölge, açık hava konserleri, sokak gösterileri ve ressamların sergileri ile dolar taşar. Vistül nehri kıyısına doğru kafeler, lokantalar ve müzeler yer alır. Eski şehir Unesco’nun Dünya Kültürel Mirası listesinde yer almakta olup turistler için bir çekim alanı oluşturmaktadır.

Bu kadar bilgiden sonra eski şehir’in önemli yapılarından Kraliyet Sarayı’nı birlikte gezelim. Kralların oturduğu bu sarayın bir kısmı Parlamento toplantılarına ev sahipliği yapmıştır. Bu sarayın tarihi 14’üncü yüzyıla kadar gitmektedir. Polonya tarihinde önemli bir yer tutan 1791 Anayasası burada toplanan Meclis tarafından kabul edilmiştir. II. Cihan Harbi’nde 1939 yılında Almanların bombaladığı Saray 1944 yılındaki ayaklanma esnasında tamamen yakılmıştır. 1970-1980 yılları arasında “Erken Barok” stilinde Polonyalıların ve dünya milletlerinin katkılarıyla yeni inşa edilmiştir. Sarayda kralların yaşam alanları ile çalışma ve kabul odaları yer almaktadır. Buradaki galerilerde geçmiş dönemlere ait tablolar, süslemeler ve eşyalar sergilenmektedir. Burada sergilenen tablolar arasında bulunan iki tablo kahve içen Türkleri canlandırmaktadır.

Sarayı gezenlerin yüzde 90’ını küçük Polonyalı öğrencilerin teşkil ettiği dikkatimi çekti. Aynı durumu Viyana gezimde de görmüştüm. Liseyi bitirip Avrupa’ya tahsile gidinceye kadar hiç bir müzeyi gezmediğimi üzülerek belirtmeyi isterim. Aileler ve öğretmenler lütfen çocuklarınızı müzeleri gezdirerek onlara tarihlerinizi öğretiniz. Sayın yetkililer siz de lütfen şehrimize gezilebilecek çok sayıda müze kazandırınız.

Saraya giden yol üzerindeki Kilise ve Papa Posteri

Sarayın bulunduğu meydandaki 22 metre yüksekliğindeki Sigismund Kulesi, 1644 yılında Kral Wladyslaw IV tarafından Kral Zymunt III Waza adına inşa ettirilmiştir. 1944 yılında tahrip olan kule, 1949 yılında restore edilmiştir.

Sarayın önünde meydanda “Dünya Barış Günü” nedeniyle yapılan kutlamalara rastladık. Her ülkeyi sanatçılarının boyadığı ayı figürleri temsil ediyordu. Eğlenen insanlar arasında biz de birlikte eğelendik. Burada satış yapan Polanyalılardan hediyelik eşyalar aldık.

Kraliyet Sarayı, Kule ve ben

Kraliyet Sarayı ve Sigismund Kulesi

Antalya, 10.Temmuz.2008