TATİLİM BİTTİ !

Dün gece yarısı iki buçuk aya yaklaşan tatilim sona erdi ve Bodrum’dan uçakla gece yarısı İstanbul’a döndüm.

Sabiha Gökçen Havaalanı’nda gördüğüm kalabalık beni çok şaşırttı…Tatil yörelerindeki sakin yaşamdan sonra birdenbire kendimi insan seli içinde buldum…

Oğlumun şoförünün çıkışta beni karşılaması nedeniyle oradan kolaylıkla uzaklaştık. Çevre yolunda ise halen yoğun bir trafik vardı.

Eve geldiğimde yalnız başıma kaldım ve düşündüm…Senin  tatilde iken özlemini çektiğin İstanbul bu mu diye!

Evet,benim yaşıma gelenlerin büyük bir  kısmının özlemini çektikleri husus,elini ayağını herşeyden çekip mümkün olduğu taktirde bir tatil yöresine yerleşmektir…

Evet,İstanbul’daki yaşamdan şikayetçi olsam da ben ömrümü bir tatil yöresinde geçirecek insan değilim…

Bunun nedenlerinden önemli gördüklerimi sizlerle paylaşmayı istiyorum;

* Üniversitede 67 olan yaş haddimi doldurmama rağmen sözleşmeli olarak ders vermeye devam ediyorum.Gençlerle iç içeyim.Onlarla beraber olmak bana enerji veriyor.

*Üniversite ile ilgimi koparmadığım için bilimsel çalışmalarımı yürütüyorum.Ve mesleki kitaplar yazıyorum.Böylece ülkem için hizmet vermenin şevkini yaşıyorum

*İstanbul’da çeşitli vakıf ve derneklerde faaliyet göstererek birçok sosyal faaliyette yer alıyorum.Bu faaliyetler bana manevi bir doyum sağlıyor.

*Başta ihtisas alanım olan Çevre ve diğer konularda televizyon ve radyo programlarına katılıyor ve konferanslar veriyorum.Bilgimin hizmete sunulması beni gururlandırıyor.

Sizleri daha fazla yaptıklarım anlatarak sıkmayı istemiyorum…

Sağlığım ve sıhhatim elverdiği sürece aktif olacağım. Tatilimi daha kısa olarak yapacağım.

Çeşitli yaşam zorluklarına rağmen vaktimin büyük bir kısmını aktif olarak İstanbul’da geçireceğim.

Ömrümün kalan zamanımı toplumumuza faydalı olacak şekilde değerlendireceğim.

Bu satırlarımı okuyunca tatilde hiçbir şey üretmediğimi düşünebilirsiniz.Ben tatillde de boş durmuyorum.Bu yaz tatilimde editörlüğünü (yayına hazırlayan) yaptığım ”11Avrasya Toplantısı Kitabı”nı basıma hazırladım ve bunun için hergün öğleden sonra 15 gün çalıştım.Bunun yanında, yarın İstanbul’da Conrad Otelde yapılacak Almanya Kobilerinin toplantısında yapacağım ”Türkiye Avrupa’nin Hududu mu Yoksa Geleceğinin Köprüsü mü” başlıklı Almanca konuşmayı ve sunumu hazırladım.Bu çalışma da en az 10 öğleden sonramı aldı.Ayrıca Çorum Haber gazetesindeki köşem için de 28 yazı yazdım.

Boş duranı Allah da sevmez…

İstanbul,4 Eylül 2008