Kemal Biberoğlu’nun ardından

Türk Parlamenterler Birliği’nin 18 Ocak 2008 tarihinde gönderdiği mesaj ile değerli hemşehrimiz ve eski milletvekilimiz Kemal Biberoğlu’nun vefat haberini büyük bir üzüntü ile öğrendim.

Kemal Biberoğlu’nu ilk gördüğüm yıllar benim ortaokul öğrencisi olduğum ve Demokrat Parti’nin iktidara geldiği döneme rastlamaktadır. Sayın Biberoğlu genç bir avukat olarak bu partinin teşkilatında görev aldığı için, bizim sahibi olduğumuz Yeni Hamam’ın girişinde bulunan Bayburtlulara ait binanın üst katındaki, Demokrat Parti İl Merkezine sık geliyordu.

1950 seçiminde Çorum milletvekilliklerinin tümünü kazanan DP, Kemal Biberoğlu’nun aday olduğu 1954 seçimlerini de kazandı. Böylece 33 yaşında olan genç avukat Biberoğlu Çorum milletvekili seçildi.

Kemal Biberoğlu ile ilk karşılıklı görüşmemi 1956 yılı yaz aylarında banyo yapmak için geldiği hamamımızda yapmıştım. Bu görüşmemin, benim hayat çizgimde unutamadığım büyük bir yeri vardır. Kısaca anlatayım!

Almanya’da yüksek tahsilimi yapmak için yaptığım müracaat ile Almanya’da bulunan Brannschweig Teknik Üniversitesi’ne kabul edilmiştim. Tahsilimin giderlerini ve oradaki yaşamımı ailem karşılayacaktır. O yıllarda yurt dışına döviz gönderibilmesi için yurt dışında okumaya gidecek öğrencilerin Milli Eğitim Bakanlığından gerekli müsaadeyi alması gerekiyordu. Tüm evraklarımı tamamlayarak Çorumlu arkadaşlarımla birlikte başvuruyu yaptım ve Çorum’a döndüm.

Bir müddet sonra açıklanan 1200 kişilik listede Çorum’dan diğer arkadaşlarımın ismi bulunmasına rağmen benim yer almadığımı büyük bir üzüntü ile öğrendim. Hemen Ankara’ya Milli Eğitim Bakanlığına gittim. Zamanın Samsun milletvekili ve eski bakanlardan Tevfik İleri’ye de başvurmama rağmen neticeyi değiştiremedim ve büyük bir hüsranla Çorum’a geri döndüm. Ne yapacağımı bilemiyordum…

O günlerde milletvekilimiz Kemal Biberoğlu arkadaşları ile birlikte hamamımıza gelmişti. Banyo yapıp çıktıktan sonra kendisinin yanına gittim ve durumumu anlattım. İlgi ile dinledi, bilhassa benim Fen Bölümünden pekiyi ile mezun olmama rağmen listede yer almamamı hayretle karşıladı ve Ankara’ya gider gitmez ilgileneceğini söyledi.

Ve hakikaten ilgilendi. Yayınlanan 80 kişilik listede benim adım da vardı! Böylece değerli hemşehrimiz Kemal Biberoğlu sayesind ehayat yolumu engelleyebilecek bir kapı açıldı, Almanya’ya gidebildim.

Eğitimi bitirip döndükten sonra kendisini Ankara’da ziyaret ettim ve benim hayatımın akışına yaptığı büyük katkı için teşekkür ettim.

İmar ve İskan Bakanı olduğum günlerde büyük bir tevazu göstererek beni tebrik etmek için ziyarete geldi.

Bu ziyaretinde kendisinden memleket ve bilhassa Çorum sorunları hakkında önemli bilgiler aldım. Bu arada rehmetli lise müdürü Fevzi Gökeşme’nin hazırladığı “GÖKEŞME” ailesi soy ağacına göre rahmetli annemle, kendisinin akraba olduğumuzu anlatınca ayrıca memnun oldu ve ayrılırken beni farklı bir şekilde kucakladı.

Çorum’u 10. (1954-57), 11. (1957-60) ve 16. (1977-80) dönemlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil eden sayın Biberoğlu’nun tarihe mal olan siyasi yaşamı üzerine çalışmalar yapılmasının gerekliliğine innıyorum. Dolu dolu yaşanmış bir siyasi hayat her cephesi ile gelecek nesillere mal edilmelidir.

Türk Parlamenterler Birliği tarafından taziye için verilen telefonu biraz önce aradım. Değerli kızı Olcay Gönen (hukukçu) ile görüştüm. Kendisine rahmetli iş adamlarımızdan olan Mustafa Kalelioğlu’nun kız kardeşi olan annesi Memnuni Biberoğlu’na ve erkek kardeşi Prof. Dr. Kutay Biberoğlu’na (tıpçı) başsağlığı diledim.

Şehrimizin yetiştirdiği değerli insan Kemal Biberoğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine, akrabalarına, dostlarına ve tüm Çorumlulara başsağlığı diliyorum.

İstanbul,25.Ocak.2009