ÖDÜL TÖRENİNDE YAPTIĞIM KONUŞMA (II)

Bir önceki yazımda bana verilen 2008 yılı ”AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE BİLİM HİZMET ÖDÜLÜ” töreninde herhangi bir ön hazırlık yapmadan yaptığım konuşmadan, hatırımda kalanların birinci kısmını sizlerle paylaşmıştım. Bugünkü yazımda diğer kısmını bilgilerinize sunmayı istiyorum.

* * *

1965-1968 yılları arasında Hannover Teknik Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştım.Temmuz 1968 yılında ”Şehir Sağlığı ve Çevre” konusundaki doktora çalışmamı tamamlayarak ülkeme döndüm.

O yıllarda Türkiye’de ”Çevre” konusu hakkında hemen hemen hiç bir şey bilinmiyor ve konuşulmuyordu.

Benim doktora konumu anlattığım eniştem avukat Cevat Yalçınduran, bana ”Oğlum, biz seni adam gibi bir inşaat mühendisi ol diye Almanya’ya gönderdik, sen ise gittin orada su, bakteri gibi konularla uğraştın” diye şaşkınlığını ifade ediyordu.

Türkiye’de çevre konuları, ilk defa 1972 yılında Stockholm’de yapılan ve ülkemizi Başbakan Süleyman Demirel’in temsil ettiği ”I.Dünya Çevre Konferansı” sonunda konuşulmaya başlandı.

1973 yılında İmar ve İskan Bakanlığı bünyesinde bir ”Çevre Çalışma Grubu” oluşturuldu

Aynı hükümetimiz, Birleşmiş Milletler bünyesinde yeni kurulan Çevre Programı (UNEP) ile Türkiye’de ”Çevre Mühendisliği Eğitiminin Geliştirilmesi” projesinin gerçekleştirilmesini kararlaştırdı.Bu programa bünyelerinde ”Çevre Yüksek Lisans”derslerinin açıldığı İTÜ ve ODTÜ dahil edilmişti.

O tarihlerde ben Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin bu programa alınması için büyük çaba sarf ettim.Benim gibi Boğaziçi Üniversitesi’nde çalışan arkadaşım Kriton Curi de aynı programa kuruluşunun alınması için çok çalıştı. Bu uğraşlarımız başarı ile sonuçlandı.

O yıllarda gelişmiş ülkeler çevre kirlenmesi ve bilhassa su kirlenmesi konusu çok önemli idi. Başlangıçta onlar da bizim ülkemiz gibi hiç bir önlem almadığı için suları çok kirlenmişti.Bu konuda verdikleri mücadeleyi çok önemli gördükleri için Amerika’da başlangıçta ”Sağlık Mühendisliği(Sanitary Enginering)” eğitimini başlatmışlar ve daha sonra bu eğitimi ”Çevre Mühendisliği (Environmental Enginering”ne dönüştürmüşlerdi.

Haliç Kirlenmesi, İzmir Körfezi Kirlenmesi gibi çok değişik çevre sorunlarını yaşayan ülkemiz için ”Çevre Mühendisliği” eğitiminin çok önemli olduğunu gördüğüm için doçentlik ünvanını aldığım 1974 yılında Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi bünyesinde ”Çevre Mühendisliği Bölümü”nün kurulmasını sağladım. İlk öğrencilerimizi 1975-1976 yılında aldık.Gelişmesi için büyük gayret gösterdiğim bu bölümde bugün 60 öğretim üyesi bulunmakta ve 600 öğrenci lisans ve yüksek lisans eğitimi görmektedir.

Çevre Mühendisliği Bölümü 1978 yılında İTÜ ve ODTÜ’de başlamıştır.

Bana bu ödülün verilmesinin ana nedenlerinden birisinin de Türkiye’de ilk defa Çevre Mühendisliği eğitimini başlatmış olmamın olduğuna inanıyor ve bunun yanında doktoramı yaptığım Prof.Dr.D.Kehr’in bizlere her zaman söylediği, hayatta geriye dönüp baktığımızda bazı yeşillikler bırakmamız gerektiğine güzel bir örnek teşkil ettiğine inanıyorum.Bu vesile ile kendisini saygı ile anıyorum.

Beni bu ödüle layık gördüğünüz ve yaşarken bana bu mutluluğu tattırdığınız için başta sayın Rektörümüz olmak üzere tüm Akdeniz Üniversitesi mensuplarına teşekkür ediyorum.

Antalya, 24 Nisan 2009