NELER OLUYOR BİZE!

Her geçen gün ülkemizde giderek artan sorunlar ve bilhassa insanların birbirlerine hasmane tutumları beni çok kaygılandırıyor ve olumsuz etkiliyor. İster istemez sanatçı İlhan Şeşen’in söylediği şarkının “Neler oluyor bize” başlığı sık sık zihnimden geçiyor.

Öyle bir parçalanmaya gidiyoruz ki sanki farkında değiliz.

İnsanlar, etnik kökenlerine, mezheplerine göre gruplaştırılmak ve kendi dört duvarları arasına sokulmak isteniliyor.

İnsanlar giyim kuşamına göre değerlendiriliyor ve gruplandırılıyor. Farklı giyim ve kültüre sahip insanlar arası duvarlar oluşturuluyor.

İnsanlar okudukları gazetelere göre değerlendiriliyor ve gruplandırılıyor.

Ülkeme döndüğüm 1968 yılından beri, durum iyiye gideceği yerde, sanki daha kötüye gidiyor. Bu noktada ben yanılıyor muyum diye düşünüyorum. Pek yanıldığımı da tahmin etmiyorum! Siz ne düşünüyorsunuz?

Beni böyle düşünmeye iten bir çok olayı burada tek tek saymayı istemiyorum. Bizim gibi hoşgörüsü ile tanınan bir ülkede, insanlar birbirlerine hoşgörüsünü kaybetmiş durumda…

Kendisini, tümüyle insanlığa hizmete adamış bir bilim kadını olan Prof. Dr. Türkan Saylan’ın ölümü üzerinde hemen hemen tüm basında yer alan haberleri okumaya gayret ettim. Bu haberleri okudukça çok üzüldüm. Her gazete kendisine göre bir yorum yapıyordu!

Bazıları, “dinsiz”, “misyoner” derken, bazıları daha da ileri gidiyor “iffetsiz” diyordu. Buna karşılık bazıları ise “Büyük bir Türk kadınını yitirdik” derken bazıları “Ömrünü çağdaşlığa adadı” diyordu.

İşte bu ölüm ve etrafında yaratılan hava Türkiye’nin nasıl bir bölünmenin eşiğinde olduğunu çok açık ve seçik bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bu farklılaşma, kutuplaşma ve ayrışma beni kaygılandırmakta, korkutmakta ve düşündürmektedir.

Düşündükçe de farkında olmadan kendi kendime “Neler oluyor bize” dizeleri zihnimden geçmektedir.

Benim devamlı olarak “neler oluyor bize” diye düşünmemi engellemek görevi hükümetin ve muhalefetindir. Ülkenin huzurunu sağlamak onların en önemli görevidir.

Halkımız da hoşgörülü tutumu ile birbirlerine düşman olmayarak, birbirlerini kucaklıyarak ülkemizde barış ve huzurun bozulmamasına katkı sağlamalıdır.

İstanbul, 24.Mayıs.2009