KUZEY KIBRIS BAŞBAKANI TÜRKİYE’YE GELDİ Mİ?

Geçen hafta içinde Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver’le telefonla görüştüm. Konuşmamızın sonunda Akkan Bey “Salı günü sayın Eroğlu’nun Vakfımızda vereceği konferansta buluşmak üzere” dediğinde benim Antalya’da olduğumu bilmediğini hissettim ve kendisine Antalya’da olduğumu, üzülerek katılamayacağımı söyledim. Kendisi de beraber olamayacağımız için üzüntüsünü belirtti.

Basında ve televizyonda Kuzey Kıbrıs Türk Devleti Başbakanı Dr. Derviş Eroğlu’nun Türkiye seyahati ile haberler var mı diye izledim. Kıbrıs’dan yayın yapmakta olan ART televizyonunda Dr. Eroğlu’nun, Marmara Grubu Vakfında yapacağı konuşmanın Salı akşamı 21.00’den itibaren naklen canlı olarak yayınlanacağını öğrendim. Bunun dışında bir habere rastlamadım.

Salı akşamı (30.6.2009) ART televizyonundan sayın Başbakanın yaptığı konuşmayı sonuna kadar takip ettim. Bu konuşmadan sonra yine basını ve televizyonu takip ettim ve yine pek bir habere rastlamadım. Yalnız Perşembe günü yayınlanan Hürriyet gazetesinde bu konuda bir habere rastladım.

Başlığı “Türkiye olmasa Filistin’e dönerdik” olan bu haberde oldukça uzun olan konferans başlıklarından yalnız ikisine yer verilmişti.

– “Gençlere şunu söylüyorum: ‘Şükredelim ki anavatanımız var. Anavatanımız olmasaydı, Filistin’den farkımız kalmazdı. Bakın Filistin’in başına neler geliyor.’ Gençlerimizi, anavatan sevgisiyle, devlet sevgisiyle yetiştirmye çalışıyoruz.”

– Türkiye’nin bu gücüyle AB’de olması, AB’nin menfaatine. Türkiye’nin önünü kesmek için her türlü manevrayı yapıyorlar ve Rum devletinin koca Türkiye ile oynamasına göz yumuyorlar.

Halbuki bir saatin üzerinde süren konuşmada çok önemli konulara temas etti. Bunlardan önemli gördüklerimi sizlerle paylaşmayı istiyorum. Dr Eroğlu;

  • Bu sene yapılan seçimlerde partisinin yüzde 45 oy alarak Mecliste çoğunluğu alarak Başbakan olduğunu Cumhurbaşkanı Talat’un kurduğu ve Başbakan Ferdi Sabit Soyer’in başkanlığını yaptığı partinin önemli miktarda oy kaybederek muhalefete düştüğünü,
  • Türklerin yüzde yetmişe yaklaşan oy ile kabul edilen ve Rumların reddettiği “Annan Planı”nın bu seçim sonucunda geçerliliğini kaybettiğini,
  • Son günlerde yapılan bir kamuoyu araştırma sonuçlarına göre halkın yalnız yüzde 13’ünün Rumlarla bir federasyona (bir devlet ve onun altında iki bölge), halkın yüzde 67’sinin ise bir konfederasyona (iki devletin birleşmesinden oluşan bir devlet) taraftar olduğunu,
  • Seçim ve bu kamu oyu araştırma sonuçlarına göre Annan Planını dayandığı iki bölgeli oluşuma ve Rumların bugünkü Kuzey Kıbrıs bölgesi göçlerine (Türk nüfusunun % 30’u kadar) müsaade edilmeyeceğini,
  • Kuzeydeki evlerine gelecek Rumların buraya yerleştirilmeleri esnasında arzulanmayan beklenmedik olayların meydana gelebileceğini, ve bu insanların hangi imkanlarla nereye yerleştirileceğinin bilinmediğini söyledi.

Bu görüşlerini ve tüm konferansı dinlerken Başbakan Eroğlu ile Rumlarla görüşmeleri sürdüren Cumhurbaşkanı Talat’ın görüşleri arasında büyük farklılık ve uçurum olduğunu hissettim.

Acaba basın ve televizyonlar bu kritik ortamda taraf oldukları izlenimini verecek haberleri ve Başbakan Eroğlu’nun gelişini duyurmaktan çekindiler mi?

Antalya, 4 Temmuz 2009