SAİNT PETERSBURG GEZİSİ (V) OSMANLI RUS TARİHİ (1856-1917)

Osmanlı hazinesi aşırı harcamalar sonucu Avrupa’ya karşı ağır bir şekilde borçlanmıştı ve bu borçları ödeyebilmek için Balkanlardaki vergileri yükseltmişti. Bu ağır vergiler Balkan halkları arasında hoşnutsuzluk yarattı. Ayrıca Kafkaslar’dan Ruslar tarafından göçe zorlanan Çerkez ve Abhaz göçmenlerin Balkanlara yerleştirilmesi bu göçmenlerle yerli Hristiyan halk arasında büyük düşmanlık yarattı.

Nisan 1876 yılında ortaya çıkan Bulgar isyanları bu müslüman göçmenlerin yardımıyla bastırıldı ama isyanların bastırılması sırasında ölen Bulgarlar için Avrupa’da büyük bir sempati oluştu. Bu kamuoyunun baskısıyla Osmanlı Devleti’ni Bulgarlar, Sırplar ve Romenlere daha geniş bir özerklik vermeye zorlamak için İstanbul’da bir konferans toplandı.

Konferans kararlarını yumuşatmak için tahta yeni çıkmış olan II. Abdülhamit konferansın toplandığı gün 23 Aralık 1876’da I. Meşrutiyet’i ilan etti. Tersane Konferansı adı verilen bu toplantı Osmanlı Devleti’ne karşı çok ağır kararlarla sonuçlandı.

Bu kararların Osmanlı Devleti tarafından reddedilmesi üzerine Rusya, Paris Antlaşmasının (1856) Karadeniz’de tersane ve savaş gemisi bulundurmayacağına ilişkin hükümleri tanımadığını bildirdi. Ardından da Ortodoks uyruklularına söz konusu antlaşmadaki hükümlerin uygulanması için Osmanlı Devleti’ne baskıda bulunmaya başladı. Savaşı önlemek isteyen İngiltere, Londra Konferansını toplayarak, Osmanlılar için hazırlanan protokolü içişlerine müdahele sayarak reddettiler.

Rusya Eflak ve Boğdan’a girerek Osmanlılara savaş açtı. (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 harbi olarak da bilinmektedir. Osmanlılar, Kafkasya ve Tuna olmak üzere iki cephede, kendilerinden üstün durumdaki Rus ordusuna karşı zorlu bir savunma savaşı vermek zorunda kaldılar. Rus orduları Doğuda Erzurum’a, Batıda ise İstanbul’un banliyösü Yeşilköy’e (Ayastefanos) kadar ilerlediler.

Savaş Osmanlıların isteği üzerine imzalanan Ayastefanos Antlaşması son buldu. Ama Avrupa’da dengenin Rusya lehine bozulduğunu gören Avusturya, İngiltere, Fransa ve Almanya bu antlaşmaya karşı çıktılar. Berlin’de uluslararası bir konferans tertiplendi ve 13 Temmuz 1878’de imzalanan Berlin Antlaşması’yla Harp sona erdi.

Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsızlığına kavuşmuş, Batum, Kar, Ardahan ve Artvin Rusya’ya bırakılmış, Bulgaristan üçe ayrılarak Makedonya osmanlı’da kalmış, Doğu Rumeli Hıristiyan bir valinin yönetiminde imtiyazlı bir eyalet olmuş, asıl Bulgaristan ise Osmanlı’ya bağlı özerk bir prenslik haline getirilmiş, Bosna-Hersek Osmanlı’ya ait olarak yönetimi Avusturya’ya bırakılmış, Yunanistan’a Teselya bölgesi verilmiş, Ermeni ve Rum azınlıklara ayrıcalıklar tanınarak 60 milyon Savaş tazminatı ödemesi karara bağlanmıştır.

Berlin Antlaşması 19. yüzyılda imzalanan en ağır antlaşmadır. Rusya Balkanlar ve Boğazlar üzerinde Ayastefanos ile elde ettiği hakları kaybetmiştir. İngiltere ile Avusturya en karlı çıkan devletlerdir. Kıbrıs gibi önemli bir üs kaybedilmiştir. Osmanlı-Alman yakınlaşması başlamıştır. İngiltere, Osmanlı’yı korumaya yönelik  politikasını değiştirmiş, bundan sonra parçalamaya çalışmıştır. Yavuz ve Midilli’nin Rus limanlarını bombalamasından sonra gelişen olaylar, 1914 sonunda Osmanlı Devleti’nin Almanya ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları yanında, Rusya İmparatorluğu, İngiltere, Fransa ve müttefiklerine karşı I. Cihan Harbi’ne girmesine neden olmuştur. (1914-1917 Osmanlı-Rus savaşı) 1 Kasım 1914 sabahı Sarıkamış’tan Pasin’e hareketle Rus güçleri Osmanlı sınırına girmişlerdir.

Rus birliklerine gereken yardımı boğazlardan geçirmek isteyen İngilizler ve Fransızlar, Çanakkale Savaşı’nı başlattılar. Savaş Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu’da savaş en şiddetli bir şekilde sürerken 1917’de Rusya’dan çıkan ihtilal sonucunda Rus birlikleri Erzurum-Kar ve havalisinden çıkarılırken silahlarını Ermeni ve Gürcüler’e dağıtarak Türkler ile mücadeleyi onlara bırakmışlardır.

Bölgede Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan Demokratik Cumhuriyetleri kurulmuştur. Rusya Sovyet Federatif Sosyalis Cumhuriyeti iki yıl sonra Kafkasya’yı yeniden işgal etmiştir. Bölgedeki üç devlet yeni Sovyet rejiminin idaresine girmiştir.

Türk ordularının Doğu’da Eylül 1920’de Ermeniler’i ve Batı’da da, Ocak 1921’de Birinci İnönü Savaşı’nda Yunanlılar’ı yenilgiye uğratmalarından sonra Sovyetler, Batum’un Sovyetler Birliği’ne verilmesi karşılığında Türkiye’ye belirli miktarda altın ve silah göndermişlerdir. Ayrıca Sovyet Rusya’nın aracılığıyla üç Sovyet Cumhuriyeti Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan ile TBMM Hükümeti arasında 13 Eim 1921’de Kars Anlaşması imzalanmıştır. Böylece Türkiye’nin doğu sınırı kesinleşmiş ve Ermeni Sorunu’da sona ermiştir.

Sovyetler Sosyalist Cumhuriyetler Birliği 1991’de dağıldıktan sonra bağımsız olan Ermenistan Kars Antlaşması’nı tanımamıştır. Ermenistan Dışişleri Bakanı Oskanyan Kars Antlaşması’nın Sovyetler Birliği ile imzalandığını, bağımsız Ermenistan tarafından imzalanmadığını öne sürerek bu sınırların geçerli olmadığını, daha farklı bölgeleri sınır belirlemiş Sevr Antlaşmasını esas aldıklarını belirtmiştir.

Saint Petersburg gezimizin tarihi bağlarının kolaylıkla anlaşılmasını sağlayacak Osmanlı-Rus tarihi hakkında verdiğim bilgilerin tarafımdan aşağıdaki kaynaklardan faydalanarak derlendiğini bilginize sunarım.

Antalya, 26 Haziran 2009

Vikepedi Özgür Ansiklopedi

Ansiklopedi.türkçebilgi.com