SAİNT PETERSBURG GEZİSİ (VIII) Nevski Caddesi – Kazan Katedrali

Üçbuçuk saate yakın bir süre Türk Hava Yolları ile uçuştan sonra Saint Petersburg Havaalanı’na indik. Bu iniş esnasında arazinin yemyeşil ve ağaçlık olduğunu gözlemledik. Polis ve gümrük kontrolü, 1991 yılında yaptığımız Moskova ziyaretinde karşılaştığımızdan daha hızlı ve kolay geçti. Aradan geçen sürede Sovyet sisteminin daha dostça ve kibarca değişmiş olduğunu gördük.

Havaalanı oldukça küçük ve batıdaki benzeri şehirlerdekilerle mukayese edilecek düzeyde değildi.

Havaalanından 13 no’lu otobüs ile şehirdeki Moskowskaje metro istasyonuna geldik. Metro ile otelimizin bulunduğu Newski Prospekt (Caddesi)’ne ulaştık.Otele yerleştikten sonra 4260 metre uzunluğunda şehrin en önemli ana caddesi olan ve tarihi tarihi yapıların etrafında yer aldığı ve bizim hafta boyunca sık sık uğradığımız Nevski Caddesinde dolaşmaya çıktığımızda saat 21.00 idi. Üç saat sonra otelimize dönerken halen her taraf aydınlık idi. Bu durum Kuzey ülkelerinde bu tarihlerde (Mayıs) başlayan ve “Beyaz Geceler” olarak bilinen bir doğa olayından kaynaklanmaktadır.

Otelde kahvaltı yaptıktan sonra Nevski Caddesinde yürümeye başladık. Çok tarihi ve güzel korunmuş binaların bulunduğu ve şehrin kültür, sanat, alışveriş yeri olan bu caddede ilk dikkatimizi çeken önemli yapı “Strogonov-Palace” oldu. 1752-54 yıllarında Mimar Rastelli’nin planlarına göre inşa edilen ve Rus barock mimarisinin en güzel örneklerinden birisi olan bu yapı, zengin işadamı, büyükelçi ve Güzel Sanatlar Akademisi Başkanı olan Baron Strogonov tarafından yaptırılmıştır. Bu sarayda yer alan çok sayıda tablo 1917 ihtilalinden sonra Saint Petersburg’un en önemli müzesi olan Hermitage binasına taşınmıştır. Son yıllarda restore edilen bu binada bugün Rus porselenleri sergilenmektedir.

Aynı cadde üzerinde bulunan Protestan St.Peter Kilisesini dıştan gördükten sonra katedralin bahçesine geldik. Vatikan’daki Peter Kilisesi’ne benzer bir yapının yapılması, Roma’ı ziyaret eden Çar Paul I tarafından Mimar Andrei Voronikhin tarafından gerçekleştirilmiştir. Belirtilen benzerliğe rağmen bu yapı Ortodoks kilisesinin en orijinal örneklerinden birisi olarak değerlendirilmektedir.

1801 yılında yapımına başlanan katedral, Napolyon ordularının bozguna uğratıldığı 1811 yılında törenle açılmıştır.

Bu katedralin ana kapısında iki heykel yer almaktadır. Bunlardan birisi H.L. Vladimir’e ait olup, kendisi M.S. 988 yılında bir Bizanslı prensesle evlenerek Rus halkını Ortodoks Hıristiyanlığa geçirmiştir.

Diğeri Newski Caddesi’ne adını veren Alexander Newsky’ye aittir. Kendisi 1240 yılında Rusya ile İsveç arasında devamlı el değiştiren yerleri tekrar Rusya’ya kazandırmış ve Neva nehri kıyısında İsveçlileri yenmiştir. Bu başarı nedeniyle kutsanan A. Newsky St. Petersburg’un koruyucusu, Rus milli kahramanı olarak tanınan bir prenstir.

90 metre yüksekliğindeki bu katedral 96 adet dörtlü Korint tipi sütun üzerine oturmakta olup hilal şeklinde geniş kanatlarıyla bu caddenin en görkemli yapısıdır.

Bu katedralin Kazan Katedrali olarak tanımlanmasının nedeni, İsa’nın annesi Meryem’e ait bir ikon, Korkunç İvan’ın ordularının Kazan’a saldırıları sırasında, 1579 yılında bulunmuştur. Bu ikon Rusya’nın milli ve kutsal emanetlerinden biri haline gelmiştir. 1710 yılında St. Petersburg’a getirilen bu ikon 1811’de bu katedrale konulmuştur. 1904 yılında çalınan bu ikonun yerinde kopyası yer almaktadır.

Bu katedralin önündeki yeşil alan ve fıskiyeli havuzun civarında insanlar dinlenmekte ve bizim gibi bazıları da para ödeyerek o dönemin orijinal kıyafetleri ile dolaşan bir çift ile resim çektirmekte idiler.

Burada Kazan Katedrali’nin fotoğrafı ile bizim bu Rus çifti ile çektirdiğimiz fotoğrafımız görülmektedir.

Antalya, 15 Haziran 2009-07-24