SAİNT PETERSBURG GEZİSİ (XIII) ADMİRALTY-SENATO MEYDANI-ST.İSAAC KATEDRALİ

Perşembe sabahı (28 Mayıs) otelimizin yakınında bulunan 1872 yılında II. Alexander adına düzenlenen Alexander Park’a yürüdük. Bu parkın ismi Bolşevik döneminde Gorki Park olarak değiştirilmiştir. Çok sayıda Rus yazar, şair ve araştırmacının heykellerinin bulunduğu bu parkta insanı etkileyen güzellik, su ile yeşilliğin ahengidir. Fotoğrafta Mongol vahşiatını keşfeden Asya araştırıcısı Nikolaj M. Prschewalskij (1839-1888) heykeli görülmektedir.

Nikolaj Prschewalskij Heykeli

Bu park ile Neva nehri arasında kıyıda yer alan “Admiralty” binasına doğru yürüdük. I. Petro döneminde (1704) tersane ve kale olarak inşa edilen bina 1730 yılında Iwan K. Korobow tarafından yeniden düzenlenerek inşa edilmiştir. 19. Yüzyılda kurulan Deniz Bakanlığı için binanın yetersiz olması nedeniyle Mimar Andrejan D. Sacharow tarafından 1806-1819 arasında yeniden yapılmıştır.

406 metre uzunluğunda ve 163 metre genişliğinde olan bu yapı, 72.5 metrelik kulesi ile St.Petersburg’un denizcilikteki etkin rolünü göstermektedir. Admiralty’nin mimari ve sanatsal özellikleri, Rusya’nın donanma gücünün ve deniz filolarının başkenti olan şehrin kurucusu Büyük Petro’nun dehasını ve Rus denizcilerinin kahramanlığını ve ihtişamını yansıtmaktadır.

Yapıdaki sütunlar üzerinde yer alan heykeller ve rölyeflerle bina zenginleştirilmiş, kulenin altındaki giriş kapısı Fransa’daki ihtilal dönemi yapılarını çağrıştıran zafer takının bir benzeri olarak düzenlenmiştir. Ayrıca Kule’nin en tepesinde yer alan altın yaldızlı gemi figürü St. Petersburg şehrinin sembolüdür. Burada çekilen fotoğrafım aşağıda görülmektedir.

Admiralty Kulesi

Buranın yanında Neva nehri kıyısında yer alan ve büyük bir park görünümünde olan “Senato Meydanı”na (Senate Square) yürüdük. Bu meydanın ortasında şehrin kurucusu Büyük Petro’nun anısına II. Katherina (Büyük Katherina) zamanında 1768 yılında yaptırılmış, üzerinde Petro’nun bulunduğu bronz atlı heykel yer almaktadır. 1600 ton ağırlığındaki tek bir kaya parçasından yapılmış olan heykelin yükselen bir dalga şeklindeki kaidesi üzerinde, I. Petro ve II. Katherina’ya ithaf yazılıdır. Heykelin ismi Mednij Wsadnik (Saygı Duyulan Binici) Alexander Puşkin’in 1833 yılında yazdığı, sular altında kalan St. Petersburg’u atı ile geçen binici ile ilgili şiirinden gelmektedir.

Bu heykelin batısında birbirlerine bir kemerle birleştirilmiş Senato ve Synod binaları bulunmaktadır. Bu binalar Büyük Petro’nun dünya ve manevi (din) işlerini yürütmek üzere oluşturduğu karara paralel olarak mimar Carlo Rossi tarafından 1834 yılında tamamlanmıştır. 1955’en beri devlet tarih arşivi olarak kullanılmaktadır. Bu heykelin ve binaların görüldüğü fotoğraf aşağıda verilmiştir.

Senato Square’in yakınındaki St. İsaac Meydanı kenarında St. Petersburg’un tarihi merkezinin en güzel mimari eserlerinden olan St. İsaac Katedrali yer almaktadır. Mimar Auguste Montferrand tarafından yapılan bu katedral, 19. yüzyıl mimarisinin en güzel örneklerinden biri olup, o dönemde inşa edilen dünyanın en büyük kubbeli kilisesi olarak bilinmektedir. Dış görünümü İtalyan Rönesans mimarisini andırmaktadır.

Kilisenin inşaatına 1818 yılında başlanmış olup 1848’de hizmete açılmış, ancak 40 yıllık bir inşaat sonunda 1858 yılında bitirilebilmiştir. Kilisenin ismi Büyük Petro’nun doğum günü ile çakışan dinî “İsaac Günü”nden gelmektedir. Neva nehri kenarındaki bataklık arazide inşa edilen bu yapı için 24.000 kazık çakımıştır. Çatı ve kubbelerini 112 adet granit sütun taşımaktadır. İç ve dış dekorasyonunda yarım ton altın kullanılmıştır. Dıştan gördüğümüz bu yapının içi heykeller, tablolar, cilalanmış taşlar, altın kaplamalar, mozaikten cam paneller, lapis, malachite ve en kaliteli mermerlerle dekore edilmiştir.

101.5 metre yükseklikte olan kilisenin çatısına 260 merdiven ile çıkılmaktadır. Buradaki seyir terasından St. Petersburg’un panoraması seyredilmektedir.

Bu kilisenin önünde eşimle birlikte çektirdiğim fotoğraf aşağıda görülmektedir.

Aynı meydanda 1850’de bitirilen Çar I. Nikolaj’ın heykeli bulunmaktadır. Meydanın etrafında çok güzel tarihi yapılar bulunmaktadır. Bunlardan bazıları eski Alman Büyükelçiliği binası olan Hotel Astoria ve Mariinsky Palace (sarayı)’dır. Aşağıdaki fotoğrafta heykel ve saray görülmektedir.

Antalya, 22 Haziran 2009