GÜÇLÜ DEVLET, GÜÇLÜ ORDU VE GÜÇLÜ SİLAH !

Dün televizyondan 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarını baştan sona izledim.

Bundan önceki yazımda üzülerek belirttiğim gibi, yeni yetişen neslin büyük bir çoğunluğu Cumhuriyetimizin tarihini ve önemli günlerini bilmiyor. Binlerce şehidin kanları pahasına sağlanan bağımsızlığımızın ne demek olduğu, bu gençlere yeteri kadar öğretilemiyor.

Madonna, Michael Jackson, Sezen Aksu, Hülya Avşar gibi sanatçıların her özelliğini bilen, şarkılarını ezbere söyleyenler kendilerine “30 Ağustos 1922 size neyi hatırlatıyor?” diye sorulduğunda cevap veremiyorlar. Eğer kendilerine Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy kimdir diye sorsak doğru bir cevap alabileceğimizden emin değilim.

*     *      *

Sizin de fark ettiğiniz gibi dün 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 87. yıldönümü çok farklı bir şekilde kutlandı. İlk defa ülke içinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki tüm birliklerde bulunan 60 sancak geçit yaptı. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin elinde bulunan silahların bir kısmı geçit töreninde yer aldı.

Bu yılki bayramın daha farklı, daha görkemli ve daha coşkulu kutlandığını sizler de fark etmişsinizdir. Bunun nedeni hakkında basında çok farklı görüşler yer almaktadır.

Kendisi ile aynı kabinede görev yaptığım Dışişleri eski Bakanı İlter Türkmen’in bu konudaki şu açıklamasına ben de katılıyorum:

“Ordu son dönemlerde birçok eleştiri oklarına hedef oldu. Her kesimden orduya karşı ilk kez yükselen eleştirisel yaklaşımlar oldu. Genelkurmay da bu yılki Zafer Bayramı kutlamalarının görkemli geçeceğini son söylemleri ile belli etti. Sancakların da bu anlamda ilk kez bir arada olması ordunun güvenilirliğini yineleme, güçlü ve bir arada olduğunu gösterme şeklinde algılanabilir.”

*     *      *

Ankara Atatürk Kültür Merkezi’ndeki geçit töreninde protokol (devlet büyükleri) karşısında yer alan “GÜÇLÜ ORDU, GÜÇLÜ DEVLET” pankartı tören boyunca hep dikkatimi çekti.

Hakikaten eğer güçlü orduya sahip bir ülke iseniz, güçlü bir devlet olabilirsiniz. Bu slogan ile devletimizin bekasının güçlü bir orduya sahip olduğumuz taktirde mümkün olabileceği gerçeğinin, öncelikle protokolde oturan devlet büyüklerinin bilgisine ve değerlendirmesine sunulduğunu düşünüyorum.

*     *      *

Ben bu yazımda sloganı değiştirdim ve “GÜÇLÜ ORDU, GÜÇLÜ DEVLET VE GÜÇLÜ SİLAH” haline dönüştürdüm. Bunun nedenini sizlere aşağıda açıklamayı istiyorum.

Hakikaten devlet güçlü ise, diğer bir ifade ile zengin, kalkınmış ve teknoloji bakımından üstün seviyede ise güçlü bir orduya sahip olabilir ve ordusuna modern silahlar üretebilir. Bu sayede dünya üzerinde etkin olur. Buna örnek olarak Amerika, İngiltere, Rusya, Fransa ve hatta İsrail verilebilir.

Dün törende geçen Leopar tanklarını, F16 uçaklarını, havada yakıt ikmali yapan tanker uçağı, füzeleri, mekanize vasıtaları izledim.

1964 yılında Kıbrıs’a,çıkarma gemisi ve yeterli donanımı olmadığı için çıkamayan ordumuz bugün donanımının önemli bir kısmını yerli üretimle sağlamaktadır. Kıbrıs’ta, Kosova’da, Afganistan’da ve Somali’de ordumuz görev yapmaktadır.