AGAH KAFKAS’IN JAPON ÇAY SEREMONİSİ DAVETİ

Dün, Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştirilen, Türkiye-Japonya Parlementolar Arası Dostluk Grubu Başkanlığı’nca her yıl düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, 2009 yılı ”Geleneksel Çay Seremonisi”ne milletvekilimiz Agah Kafkas’ın davetlisi olarak katıldım.

Aynı gün ve aynı saatte bir sivil toplum kuruluşunda olan konferansıma, bir meslektaşımı göndererek bu toplantıya koşarak gidişimin başlıca iki nedeni vardı;

Birincisi, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birisi olan Japonya ile ülkemiz arasında faaliyet gösteren Parlementolar Arası Dostluk Grubu Başkanlığı görevini milletvekilimiz Agah Kafkas’ın üstlenmiş olması ve onun bu faaliyetinde yanında olarak mutlululuğunu paylaşmaktı.

İkincisi ise, 1991 yılında üç haftaya yakın bir süre ile ziyaret ettiğim Japonya’ya karşı ayrı bir ilgi ve sevgi duymam ve ayrıca 1980 yılında misafir araştırıcı olarak bulunduğum Amerika’da benim gibi Japonya’dan gelen bir meslektaşımla bugüne kadar süren dostluğumdur.

*     *     *

Çok sayıda izleyicinin katıldığı bu törende, ilk konuşmayı Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Katsuyashi HAYASKİ yaptı. Geleneksel çay seronomisinin Japonya’nın en önemli kültürlerinden biri olduğunu ve bunun yanında  Japon çiçek sanatı, İkebana, Japon yazısı kültürünün Japon yaşamında etkili rol oynadığını belirterek,  bu kültürlerin 800 yıl önce Budist rahipler tarafından Çin’den Japonya’ya getirildiğini anlattı. Japonya’da 500 yıldan beri çay seronomilerinin sürdürüldüğünü ve hazırlanan çayın kanser de dahil olmak üzere bir çok sağlık sorununun tedavisinde önemli etkisi olduğuna dikkat çekti.

Değerli hemşehrimiz Agah Kafkas ise yaptığı konuşmada , bir asırdan beri birbiri ile dost olan iki medeniyetin temsilcisi Japonya ve Türkiye’nin dünya olaylarını aynı açıdan baktığını ve işbirliği yaptığını açıklayarak Japonya ile Türkiye arasındaki ticaretin bilhassa Türkiye lehine artırılması gerektiğini, ayrıca ülkemize Japonya’dan gelen turist sayısının da yükseltilmesinin önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanımızın himayelerinde, ülkemizde 2010 yılının ”Japon Yılı” olarak kutlanacağını ifade eden Kafkas, Dolmabahçe Sarayı’nın Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti için önemi üzerinde durdu ve önünde konuşma yaptığı üzerinde Cumhuriyetimizin kurucusu Kemal Atatürk’ün potresi ve”Artık Bu Saray Milletin Sarayıdır” sözü bulunan seramik panoya dikkat çektikten sonra Atatürk’ün de Türk-Japon dostluğuna büyük önem verdiğini açıkladı.

*     *     *

Açılış konuşmalarından sonra çay seronomisine geçildi. Japonya’dan beraberinde çay donatısını getiren 14 bayan ve bay dan oluşan ve milli kıyafetlerini giyen  ekipten iki bayan yaklaşık yarım saate yakın süren seronomiyi yerde ipek bir Türk halısı üzerine serdikleri kırmızı bir Japon halısı üzerinde sundu. Başlarken,’ ‘yüz defa göreceğine bir defa yap” şeklindeki Japon atasözü ile başlayan görevli çayın burukluğunu gidermek üzere un,şeker ve fasulyeden yapılan bir tatlu sunulacağını da açıkladı. Daha sonra bize sunulan çayları içtik.

Çaylarımızı  içtikten sonra

Japon hat sanatının diğer bir ifade ile yazısının tanıtımının yapıldığı kısma geçtik. Sanatçı bize göre çok zor bir yazım tarzı ile ilk önce sayın Kafkas’ın soyadını bir kartona yazdı ve kendisine hediye etti. Daha sonra çok sayıda katılımcının ismini de yazdığını izledim.

*     *     *

Bilindiği gibi çay eski bir kültür tarihine sahiptir. Dünyada çay kültürü geniş, bu genişliğin getirdiğin renklilik ve farklılık vardır. Çay sevildiği, yetiştirildiği, içildiği her ülkede bunu çok benimsemiştir.

 

Çayın ülkelere,insanlara göre bir kültürü vardır.

Evet Türk çay kültürüne gelince ise bunu hepimiz biliyoruz çünkü o kadar içeçe yaşıyoruz ki çay ile… ince bardaklı kırmızılı desenli atlıklı… simit çay… kahvaltıda çay… kahvede çay… çay bahçeleri.. çaysız yaşayamayız. Çay bizim de vazgeçilmemezdir.

*     *     *

Toplantıya hemşehrilerimizden, Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztürk ile işadamı Haydar ALi Öztaş’da katıldılar. Toplantının sonunda Dolmabahçe Sarayı Müdürü misafirlerden bir kısmını Boğazı gören odasında davet etti. Uzun bir süre her konuda bu arada Çorum ile ilgili konularda sohbet etme fırsatı da bulduk.

Değerli milletvekilimizi üstlendiği bu görev nedeniyle gurur duyarak tebrik  ve bize böyle güzel bir seronomi sunulmasını sağladığı için de teşekkür ettim.

İstanbul, 20 Kasım 2009