Üniversitelerin Şehrin Markalaşmasındaki Rolü

Ahmet Samsunlu tarafından Hitit Üniversitesi Dergisi için özel olarak yazılmış bir yazıdır.

Üniversitelerin, bilim ve araştırma kurumu olarak ülkelerin dünyadaki yerlerinin belirlenmesinde önemli rolleri olduğu bilinmektedir. Bu bilim müesseseleri aynı zamanda kuruldukları şehirlerin kalkınmasında, dünyada tanınmasında ve şehirlerin markalaşmasında etkin bir rol oynarlar. Şehrin markalaşmasındaki bu kuruluşların rolü konusunda dünyadan çok sayıda örnek verilebilir.

Bu konuya açıklık getirmek için yüksek tahsilimi yaptığım Almanya’dan bir üniversite ile misafir araştırmacı olarak bulunduğum Amerika’dan bir üniversiteyi burada değerlendirmek istiyorum.

Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinin Göttingen şehri, dünya çapında bilinen bir üniversite kenti olarak tanınmaktadır. Yüksek tahsilimi yaptığım Hannover de tanınmış bir üniversiteye sahip olmasına rağmen bugün dünyada Continental, Volkswagen gibi sanayi kuruluşları ve fuarı ile tanınırken, Hannover’e 100 kilometre mesafedeki Göttingen şehri Almanya’da ve dünyada üniversitesi ile tanınmaktadır.

129.000 nüfusu olan bu şehirde 24.000 talebe eğitim görmekte olup yaşam için oldukça çekici olan ve dükkanlar, kahveler ve barların yer aldığı şehir merkezinde çok sayıda üniversite öğrencisi yaşamakta ve şehirde genç bir hava hissedilmesini sağlamaktadırlar. Kent merkezindeki nüfusun %45’i 18 ile 30 yaş arasındadır. Giderek yaşlanmakta olan Almanya için bu oran şehre öğrencilerin nasıl damgasını vurduğunun açık bir göstergesidir. Şehrin markalaşmasını sağlayan ve 1737 yılında kurulan Göttingen Üniversitesi’nin öğretim üyelerinin, 1901 yılında verilmeye başlayan Nobel Ödüllerinden 45’ini almış olmaları kuruluşun bilim alanında ne kadar başarılı olduğunu göstermektedir.

Bu üniversite  ”The Times Higher Education World University Rankings” tarafından 2010 yılında yapılan değerlendirmede, Almanya’da 1., Avrupa’da 30., dünyada 43. sırada yer almıştır. Mezunları arasında Grimm kardeşler, Alman Başbakanları Otto von Bismarck ve Gerhard Schröder ile tanınmış matematikçiler Frederick Gauss, Bernhart Riemann ve David Hilbert bulunmaktadır.

Almanya’nın üniversite ismi ile markalaştığı bir diğer şehri de doğal güzellikleri ile de tanınan Heidelberg’dir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde  5758 üniversite vardır. 1867 yılında kurulmuş olan ve benim 1980 yılında bulunduğum University of İllinois at Urbana- Champaign, ”Center of Measuring University Performance ”ölçümlerine göre  Amerika’nın araştırma dalında zirvede yer alan 25 üniversite arasında en üst sıralarında bulunmaktadır.

Bu üniversitenin tüm Amerikan üniversiteleri arasında 5. olduğu birlikte çalıştığım Bölüm Başkanı tarafından söylenmişti. Microsoft’un kurucusu Bill Gates, kuruluşlarında istihdam edilen İllinois Üniversitesi mezun sayısının, tüm dünyadaki diğer üniversitelerden aldıklarından çok fazla olduğunu belirtmiştir. Aynı şekilde Intel firması da, İllinois Üniversitesinde doktora yapmış çalışanlarının, ülkedeki diğer tüm üniversitelerde doktora yapmış olanlardan daha fazla olduğunu açıklamıştır. Amerika’daki yüksek lisans programları sıralamasında bu Üniversite zirvede 5.sırada yer almaktadır.

İllinois Üniversitesi’nde bulunduğum yıl olan 1980’de şehirde yaşayan yerleşik nüfusun 30.000, tahsil gören öğrenci sayısının ise 50.000 civarında olduğunu duymuştum. Bugün şehrin nüfusu 75.670 olarak belirtilmektedir. Bu iki küçük çiftçi kentinin gelişmesine, 1954’de kurulan Üniversite havaalanı(Willard Airport) da katkı sağlamış olup bu alan aynı zamanda üniversitenin bir enstitüsü tarafından işletilmekte ve araştırma amacı ile kullanılmaktadır. Ben orada iken bu alana küçük motorlu uçaklar iniyordu. Şimdi ise buraya American Airlines uçmaktadır.

Üniversite mühendislik ve bilim alanında dünyanın en önde gelen ve en çekici üniversitesi olarak değerlendirilmekte ve dünyanın her tarafında Urbana- Champaign, İllinois Üniversitesi’ne ev sahipliği yapan kent olarak tanınmaktadır.

Amerika’da üniversitesi ile markalaşmış olan diğer bir kent de ziyaret etmiş olduğum Purdue Üniversitesi’dir.

Şehirlerini markalaştıran bu üniversitelerin, 2006’da kurulan Hitit Üniversitesine bir örnek teşkil etmesini ve İsmini Anadolu’nun en eski medeniyeti olan Hititlerden alan bu üniversitenin Çorum’u marka şehir haline getirmesini temenni ediyorum.

Yapacakları eğitim ve araştırmalar yanında başarılı mezunları ile Hitit Üniversitelilerinin kuruluşlarını Göttingen ve Illionis üniversiteleri gibi üst sıralara taşıyacaklarına inanıyor ve kendilerine başarılar diliyorum. Ayrıca markalaşma için gerekli olan başarının gerek kamu ve yerel yöneticiler ile gerekse özel teşebbüs ve halkımızın ilgi ve destekleri ile sağlanabileceğini de vurgulamak istiyorum.

Leave a Comment.