ORTA ASYA’DA KARDEŞLER ARASINDA SU PROBLEMLERİ

Özbekistan Büyükelçiliği’ nin 20 Ocak 2010 tarihinde Ankara’da “Orta Asya’da İstikrarı Etkileyen Bir Unsur: Su Sorunu” konusunda, sınırlı katılımlı bir “Yuvarlak Masa Toplantısı’na Marmara Grubu Vakfı adına iştirak ettim.

Toplantıda; dünyada, Orta Doğu’da ve Orta Asya’da hidro-politik durum, “Sınır Aşan Sular ve Çevre” konusunda Özbekistan’ın komşuları ile ilişkileri ve sorunlara çözüm önerileri ile ilgili bilgi alışverişinde bulunularak değerlendirmeler ortaya konuldu.

Orta Asya ülkeleri arasında önemli iki sorun bulunmaktadır. Bunlar, su ve enerjidir.

Orta Asya’da beş kardeş ülkede(Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan) 60 milyon insan yaşamaktadır.

Bölgeyi besleyen Sırderya (Seyhun) ve Amuderya (Ceyhun) ırmakları özellikle doğalgaz temininde tamamen dışa bağımlı olan Kırgızistan ve Tacikistan’dan çıkmakta ve bu sulara çok muhtaç olan, zengin doğalgaz ve petrol kaynaklarına sahip Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan’ı geçerek Aral Gölü (Denizi)’ne ulaşmaktadır.

Kırgızistan’ın Sırderya Irmağı üzerinde Kambar Ata 1 ve Kambar Ata 2 adlı iki yeni hidroelektrik santralini inşa etmeye başlaması ve Tacikistan’ın da Amuderya üzerinde küçük çaplı yeni hidroelektrik santralı kurma kararı, Türkmenistan, Kazakistan ve bilhassa Özbekistan’ı endişelendirmektedir.

Özbekistan’ı endişelendiren, Sovyet döneminde gerçekleşen yanlış su politikaları ve uygulamaları sonucunda Aral Gölü’nün kurumaya yüz tutması yanında, inşa edilecek barajlarla ülkenin su rejiminin bozulması ve yeteri kadar su alamama ihtimalinin doğmasıdır.

Bölge için çok önemli olan bu iki nehrin yıllık debisi 115 milyar metreküp olup, bunun 35 milyar metreküpü Aral Gölü’ne ulaşmaktadır. Gölün sağlıklı olabilmesi ve ekolojik şartları sağlayabilmesi için Aral Gölü’ne 60 milyar metreküp su gelmesi gerekmektedir.

1960’lardan sonra kurumaya yüz tutan Aral, şu anda % 75 oranında küçülmüş durumda olup, daha önce 68.000 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahipken, bugünkü yüzölçümü 17.000 kilometrekareye düşmüş bulunmaktadır.

Bu durumun en büyük nedeni Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde uygulanan tek yönlü tarım politikası nedeniyle bu iki nehrin akış yönlerinde yapılan değişikliklerdir. Özbekistan’da ve Türkmenistan’da pamuk, Kazakistan’da pirinç üretimine başlanılması, iki büyük nehrin sularının tarım alanlarına aktarılmasına ve nehir sularının azalarak Aral Gölü’ne ulaşması neticesinde su seviyesinin düşmesine ve ekolojik bir felakete sebep olmuştur.

Sovyet döneminde uygulanan yanlış su politikaları sonucu çevre olumsuz etkilendiğinden, Özbekistan 1981-1990 döneminde hazırlanan Kambarat Hidroelektrik Santrali Projelerinin, çevre, sismoloji, sulama ve diğer benzer alanlarda bugünün şartlarına göre yeniden gözden geçirilmesini istemektedir.

Ayrıca barajlar faaliyete geçtiğinde kendilerine yeteri kadar su verilmesi konusunda Meksika ile Amerika, Türkiye ile Suriye ve Irak arasında sağlanan anlaşmalar gibi anlaşmalar yapılmasını ve bunun garanti altına alınmasını talep etmektedir.

Toplantıda Batı Türkistan’ı oluşturan bu beş cumhuriyetin biraraya gelerek, sorunlarını başka bir gücün araya girmesine gerek kalmadan çözmeleri temenni edilirken, Özbekler, yeterli suyu alabilecekleri hususunda Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın devreye girmesini istemektedirler.

22 Ocak 2010, İstanbul