13. AVRASYA EKONOMİK ZİRVESİ

Başlangıcından beri tertipleyicileri arasında yer aldığım bu Zirve 5-7 Mayıs tarihleri arasınd aistanbul’da İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı.

İlki yedi Türk devletinin katılımı ile gerçekleştirilen zirveye bu sene 44 devlet iştirak etti. İkisi halen görevde olan (Arnavutluk ve Makedonya) Cumhurbaşkanı yanında 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel ile birlikte 8 eski cumhurbaşkanı da katıldı. Ayrıca 44 ülkeden çok sayıda üst düzey yöneticisi de (Başbakan, Başbakan Yardımcısı, Bakan) toplantının misafirleri arasında yer aldılar.

Anayasa ile ilgili değişiklik görüşmeleri nedeniyle katılımcılar arasında yer alan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve 7 bakan bu zirveye katılamadılar.

Yapılan bu zirveler Avrupa ile Orta Asya ve Orta Doğu arasındaki ilişkileri geliştirici yeni yollar araştırmayı amaçlamakta ve bunun için ülkeleri İstanbul’da biraraya getirmektedir.

Zirvenin ilk gününde açılış konuşmalarından sonra enerji konuu ele alınmıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Hattı’nın kararlaştırıldığı günlerde bu konu için çalışmış olan Marmara Grubu vakfı bugün de başta Nabucco Projesi olmak üzere Kafkaslar, Orta Doğu, Balkanlar ve Orta Asya’da enerji projelerinin geliştirilmesi için büyük gayret göstermektedir.

İkinci gününde ise ekonomi konusu tartışıldı. Sabah oturumunda Sn. Süleyman Demirel’in yönetiminde 8 Cumurbaşkanı (2 Bulgar, 2 Roman, 2 Moğol, 1 Arnavut, 1 Estonya, 1 Makedonya) ve Moldova Gavaruz Bögesi Cumhurbaşkanı “Bilge Adam” sıfatıyla görüşlerini ortaya koydular. Salı günü İtalya’ya 11 günlük bir seyahate çıkacağım için zaman yokluğu nedeniyle burada ortaya konulan görüşleri sizlere aktaramayacağım için çok üzgünüm.

Zirve’nin son günü ise Dinler Arası Diyalog, Küresel Barış ve Eşitlik (Yoksulluğun Önlenmesi) için Diyalog üzerine stratejiler gündemi oluşturdu. Çeşitli dinlerin mensuplarının (Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı, Patrik, Hahambaşı, Kardinal, Bosna Müftüsü) katıldığı toplantı barış için hoşgörünün ve dinler arası diyaloğun önemini çok açık bir şekilde ortaya koydu.

Ben de öğleden sonra yapılan “Sürdürülebilir Kalkınma, Yoksulluk ve İnsan Hakları” oturumuna başkanlık yaptım ve bir de tebliğ sundum. Burada zengin ülkeler ile fakir ülkelerin arasındaki farklar, yoksulların daha yoksullaştığı üzerinde durularak yoksulluğun giderilmesi için dünya nüfusunun kontrol altına alınmasına dikkat çekildi.

Gelen misafirler ve ülkemizden katılanların biraraya gelmeleri için akşamları da sosyal faaliyetler tertiplendi.

Bu sene 25. gümüş yılını kutlayan Marmara Grubu’nun ilk Akademik Konsey Başkanı olarak Vakfın ülkemiz siyasi, ekonomik ve kültürel yapılanmasında yararlı, öncü ve yol gösterici görevler üstlendiğini ve “Ülkem Türkiye bana ne verecek değil, ben ülkem Türkiye’ye ne vereceğim” anlayışı ile çalıştığın ıbelirtmeyi isterim.

Gümüş yılı nedeniyle Vakfın Başkanı Dr. Akkan Suver’in şahsında tüm Vakıf mensuplarını kutlarım.

İstanbul, 8 Mayıs 2010