PONTUS MESELESİ

Sümela’da yapılan Ortodoks ayini ile ilgili yazımda Pontus meselesinin önemine dikkatinizi çekmiştim.

Türk milletini yakinen ilgilendiren bu çok önemli konuda ne yazık ki fazla bilgi sahibi değiliz. Ve bilhassa yetişen gençlerin büyük bir çoğunluğu, bu konuları ne biliyorlar ne de ilgileniyorlar. Basınımızda bu konular neredeyse hiç yer almıyor… Tarihçilerimiz de bu konular üzerinde pek fazla durmuyorlar…

ÇORUM HABER Gazetesi Genel Müdürü Sayın Yolyapar,  köşelerini Çorum’da yaşayan tarihçilere ve tarih hocalarına açmalarına rağmen kimsenin yazı yazmayı istemediğini üzülerek defalarca bana açıklamıştır…

Tarihçi olmamama rağmen son gelişmeler nedeniyle bu konuyu ele almaya kendimi sorumlu hissettim.

*     *     *

Patris Rum gazetesinin (17 Ocak 1919) yazdığına göre, Pontus Cumhuriyeti’nin  sınırlarını gösteren haritada şu şehirler, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop, Gümüşhane, ŞarkI Karahisar, Tokat, Amasya, Çorum, Yozgat sancaklarının tamamı Erzurum vilayetinin İspir ve Bayburt kazaları, Erzincan Sancağının Refahiye ve Kuruçay kazalarının tamamı, Sivas vilayetiyle, Koçgiri, Hafik, Yenihan kazaları kısmen, Kastamonu vilayetinin Tosya, Taşköprü kazalarının tamamı, İnebolu kazaları yer alıyordu.

Tarihteki gelişmelerin hepsini burada anlatmam mümkün değil. Ben burada kısa bir özetleme yapacağım. İsteyenler aşağıdaki ve diğer kaynaklardan daha geniş bilgi edinebilirler.

Pontus olaylarının patlak vermesinin kökeninde, Balkan Savaşı yer almaktadir. Osmanlının zayıflamasından faydalanmak isteyen Rumlar fazla açığa çıkmayan ilk hareketlerini başlatmışlar ve 1. Dünya Savaşı’nda ise bu hareket daha belirgin hale gelmiştir.

Rumlar, 1. Dünya Harbi’nde Karadeniz’deki Türkleri arkadan vurdular ve Rusları Samsun’a davet ettiler.

Diş unsurlar tarafından da desteklenen Pontus Meselesinin gelişmesinde Patrikhane ve yüksek dereceli Ortodoks papazlarının desteği yanında Merzifon Amerikan Koleji bünyesinde gerçekleştirilen teşkilatlanma da bulunmaktadır.

Maccas’ın 1919’da Paris’te yayınladığı “Anadolu’nun Yunanlığı” isimli kitabında belirtildiğine göre Venizelos Lozan Konferansı’nda Pontus’a dair şu rakamları vermiştir. (477.828 Rum’a karşılık 2.735.815 Türk) Durum böyle iken Yunanlılar Batı Anadolu’da olduğu gibi Karadeniz’de de emperyalist bir ülke olarak vatan parçasını koparıp almak istemişlerdir.

Atatürk ve Türk halkı yaptığı İstiklal Harbi ile bu tehlikeyi bertaraf etmiştir.Lozan sonunda gerçekleştirilen mübadele ile Karadeniz bugünkü benliğine kavuşmuştur.

Amerikalı tarihçi Justin M.C. Carthy tarafından mübadeleyi de dikkate alarak yapılan değerlendirmeye göre, iddia edilen “Soykırım”ın asılsız bir iddia olduğu dikkati çekmektedir.

Yunanistan’da bilhassa 1974’ten (Kıbrıs Çıkarması) sonra Türkiye aleyhine 450’nin üzerinde dernek kurulduğu ve bunlardan 51’nin Türkiye’den toprak talebi olduğu bilinmektedir. Ayrıca, dünyanın çeşitli yerlerinde ve Yunanistan’da  176 “Pontus” derneği vardır. Tüm bu dernekler Yunanistan tarafından desteklenmektedir.

Pontus Soykırım Anıtı’nın dikildiği ve “Pontus Soykırım Günü”nün kutlandığı Selanik, Pontus hareketinin merkezi olup faydalandığım esere göre,1922 yılında “Pontus Helenizmi Dünya Kongresi”, 1993 yılında “Küçük Asya Helenizmi Kongresi” ve “Pontus Helenizmi Tarihi Sempozyumu” düzenlemiştir.

Doğu Karadeniz’e yapılan turistik geziler “Unutulmayan, kaybolan vatanlara gezi” adı altında organize edilmekte olup, amacı, Pontus meselesini sürekli canlı tutmak ve “kaybolan ülkeyi” yerinde görmektir. 1994 yılında “Sümela Pontus”lular Derneği’nin Selanik’te topladığı “Soykırım Paneli” faaliyeti dikkate alınması gereken bir harekettir.

Bodrum-Dörttepe,

22 Agustos 2010

Not:

Bu yazıyı hazırlarken site komşumun okumam için bana verdiği ve 90’lı yılların ortasında yazıldığını tahmin ettiğim, Tuncer Günay’ın, “Delinmeye Çalışılan Lozan-Başlangıcından Günümüze Pontus Meselesi ve Faaliyetleri”, Ankara Ticaret Odası yayınlarından faydalanarak hazırladım. Ve bazı kısımları aynen aldım.