14. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ’NE GAGAVUZYA ÖZERK BÖLGE CUMHURBAŞKANI KATILDI (I)

Bu Zirveye 3 cumhurbaşkanı ve 8 eski cumhurbaşkanı katıldı.Bunlardan birisi de Gagavuzya Özerk Bölge Cumhurbaşkanı sayın Mihail Formuzal idi.

Dış dünya konuları ile ilgilenenlerin Gagavuzya hakkında bilgi sahibi olduklarına inanmama rağmen yazımın esasını teşkil eden sayın Formuzal’ın Zirvedeki konuşmasını vermeden önce, sizi bu özerk bölge hakkında bilgilendirmeyi istiyorum.

Gagavuzya toprakları (siyah)

Gagavuzya (Gagavuzca: Gagauziya veya Gagauz-Yeri); veya Gagavuz Yeri Özerk Bölgesi , Moldova Cumhuriyeti’ne bağlı bir özerk devlet. 1996 tahmini nüfusu 155.700 olup resmi dilleri Gagavuz Türkçesi, Rumence, Rusça’dır.

Ülkeye ismini veren “Gagavuz”lar Oğuz Türkü kökenlidir ve Gagavuz kelimesinin Gök-oğuzdan türediği düşünülmektedir. Poul Wittek’e göre Gagavuz kelimesi Anadolu Selçuklu Hükümdarı II. İzzeddin Keykavus ile bağıntılıdır.

Arması

Şu an yaklaşık 250 bin Gagavuz eski SSCB topraklarında yerleşiktir. Büyük bir kısmı Moldova’nın güneyindeki Bucak yöresinde yaşamaktadır. Gagavuz köyleri Ukrayna’daki Odesa ve Zaporojye illeri’nde, Romanya, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Kabardey’da da yer almaktadır. Moldova’da “Gagavuz Cumhuriyeti” dışında, Kişinev’de 8.000, Bender’de 1.600 ve Dinyester nehrinin kuzey yakasında 3.300, Balkanlar’daki Bulgaristan ve Yunanistan’da yaklaşık 20 bin Gagavuz yaşamaktadır.

Gagavuzlar Ortodoks Hristiyan kökenli etnik Türklerdir. Bizans yazılı kaynaklarında Oğuzlar XI Yüzyılda Tuna nehrini geçip Balkanlardaki Makedonya, Paristrione, Yunanistan ve Bulgaristan’da yerleşen göçebe boyları olarak kaydedilmiştir.

Bayrağı

XI. Yüzyılda Balkanlara göç eden Gagavuzlar Ortodoks Hıristiyanlığını kabul etmişler, daha sonra Osmanlı yönetimi altında kalmışlardır. XVIII. ve XIX. yüzyıllarda Balkanlarda başlayan ve bağımsız olma hedefini güden hareketler sırasında Bulgarların baskısına dayanamayan Gagavuzlar, 1750-1846 yılları arasında Tuna nehri üzerinden Rusya’ya göç etmişler ve Tuna bölgelerine (1769-1791) ve Besarabya’ya (1801- 1812) yerleşmişlerdir. Moldova’da yaşayan ve Türkçe konuşan, Ortodoks Hıristiyan Gagavuz halkının bir bölümü XIX. Yüzyılın başında Türk – Rus savaşları sırasında Bulgaristan’dan Moldova’ya gelmiş ve 1906 yılındaki 15 günlük bağımsızlık dönemi dışında, sırasıyla Rus, Romen ve Sovyet yönetimi altında yaşamışlardır.

Çok sayıda tarihçi, etnograf ve dil uzmanları XIII. Yüzyılda Dobruca topraklarında idari merkezi Korbuna şehri olan “Dobruca Prensliği” veya “Uzi Eyalet” adı altında kurularak iki yüzyıldan fazla yaşamış devlete sahip olan Gagavuzları Türk Dünyası’nın en orijinal halklarından biri olarak kabul etmektedirler.

Köylülerin ayaklanması sonunda Komrat Cumhuriyeti’nin ilan edildiği 1906 yılındaki beş günlük bağımsızlığın dışında Gagavuz halkı, Rusya İmparatorluğu, Romanya, Almanya (II. Dünya Savaşı döneminde) ve Sovyetler Birliği’nin egemenliği altında kalmıştır.

Sovyetler Birliği’nde demokrasiye yönelik değişikliklerinin başlatıldığı 1980’lerin sonunda Gagavuz aydınları çevresinde yer alan milli bilinç yayılmaya başlamış olup Gagavuzların kültür ve ekonomik sorunlarının mevcudiyetini ileriye sürme imkânı ortaya çıkmıştır. Gagavuz aydınlarının faal üyeleri, diğer etnik azınlıklarının gayretlerini de birleştirip 1988 yılında “Gagavuz Halkı Hareketi”ni kurmuşlardır.

1989 Mayıs ayında ilk kongresini yapan “Gagavuz Halkı” adlı hareket, güney Moldova’da başkenti Komrat olmak üzere kurulacak özerk Gagavuz Cumhuriyeti’nin kendi kültürel ve ekonomik işlerini büyük ölçüde kontrol etmekle birlikte, yine Moldova’ya bağlı özerk bir yönetim talebiyle ilk önemli çıkışını yapmış ve bunu 23 Nisan 1994’de sağlamıştır.

Gagavuzya; siyaset, ekonomi ve kültür konuları ile ilgili sorunları Gagavuzya Özel Hukuki Statüsü Kanununun verdiği yetkiler çerçevesinde bağımsız olarak çözmektedir. Gagauzya, kendi milli simgelerine sahiptir, arması, bayrağı ve marşı vardır. Ancak Gagavuzya’nın muhtariyetin getirdiği tam yetkilere sahip olduğunu söylemek güçtür.

Gagavuzya’yı 9.Cumhurbaşkanımız ziyaret etmesi ve Türk Devleti’nin desteği bu soydaşlarımızın anavatana daha yakın hislerle bağlanmalarına önemli katkı sağlamıştır.

İstanbul, 20 Nisan 2011

Kaynak: Vikipedi, özgür ansiklopedi