KAYGIYLA KARŞILANAN, SAYGI İLE UĞURLANAN MERKEZ BANKASI BAŞKANI

Bugün evde ve notlarım Üniversitedeki odamda olduğu için 14. Avrasya Ekonomik Zirvesi ile ilgili yazılarıma devam edemeyeceğim. Buna rağmen bu yazımın konusu, Türkiye’de Merkez Bankası Başkanı olarak ekonominin gelişmesine önemli katkısı olan, görev süresi bu ay biten Durmuş Yılmaz ve onun bilhassa tüm kamu görevlilerine örnek açıklamalarıdır.

*     *     *

Bir inşaat mühendisi olarak böyle önemli bir görevi üstlenen Merkez Bankası Başkanı hakkında benim değerlendirme yapmam çok zor. Bu nedenle, değerlendirmemi basında (Hürriyet gazetesi) yer alan haberlere ve bilgilere dayanarak yapacağım.

Yurtdışında “2010 Yılı En Başarılı Merkez Başkanları” arasında seçilen ve Forum İstanbul 2011’de, “Krizin getirdiği Yeni Gerçekler-Krizden Geri Kalanlar” konulu oturuma konuk olarak katılan Durmuş Yılmaz’a bugüne kadar yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ederek, Forum İstanbul plaketini takdim eden Başkan Yavuz Canevi, şunları söyledi:

“Durmuş Yılmaz bir performans çizdi. Bağımsız merkez bankacılığının kurumsallaşma aşaması, kendisinin döneminde belli bir noktaya geldi ve önemli mesafe kat edildi.

Yılmaz, kaygı ile karşılanan, saygı ile uğurlanan bir başkan oldu.”

*     *     *

Merkez Bankası Başkanlığını Erdem Başçı’ya devir töreninde Yılmaz’ın yaptığı konuşma başlangıçta belirttiğim gibi ders niteliğinde bir veda idi…

Konuşmasına, “Bu sandalye bana çok şey kattı. Milletim maaşımı ödedi ve beni belli bir yere getirdi. her şeyden önce milletime teşekkür ediyorum” cümleleri ile başlayan Yılmaz, “Bizi bu göreve getirenlere teşekkür edelim ama hiçbir zaman yaranma duygusuyla hareket etmeyelim. Yaranma duygusuna doğru kaptırırsanız, işi doğru yapamazsanız, kendinize zarar verdiğiniz gibi sizi buraya getirenlere de zarar verirsiniz” diye konuştu ve sözleri “Teşekkür edelim ama hiçbir zaman yaranma duygusuyla hareket etmeyelim. Her ne kadar bizi buraya bir irade getirdiyse de bizim görev alanımızı, hareket alanımızı belirleyen yasal çerçevedir. Bu yasal çerçevenin içinde hareket ettik, hareket etmek zorundayız” şeklinde tamamladı.

*     *     *

Devletin memuru olduğunu son veda konuşması ile ispat eden Yılmaz’ın, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına getirilerek ülkeye hizmetinin devam ettirilmesini takdirle karşılıyor ve tasvip ediyorum. Kendisini tanımadığım bu bürokrata başarılar diliyorum.

İstanbul, 24 Nisan 2011