PORTEKİZ SEYAHATİM (11) LİZBON ESKİ ŞEHİR (a)

Lizbon’u gezmeye, eski şehir bölgesi Praca do Commercio’dan (Ticaret Meydanı) başladık. Bu meydan şehrin en tanınan yeri olup denizden gelenler üzerinde muhteşem bir etki yaratmaktadır.

16. yüzyılda yapılan ve 1755 depreminde yıkılan Kraliyet Sarayı’nın yerine 1759 yılında başlayıp 19. yüzyıla kadar devam eden inşaat ve faaliyetlerle bugünkü görünümünü almıştır. Meydanın ortasında 1775 yılında açılışı yapılan Kral Jose I’in heykeli ve hemen arkasında bölgenin en tanınmış caddesi olan Rua da Augusta’ya açılan (1862-1873 arasında inşa edilmiş) bir zafer anıtı bulunmaktadır. Fotoğrafta görülen bu anıtın iki tarafından denize doğru açılan resmi dairelerin içinde yer aldığı tarihi binalar bulunmaktadır.

Rua da Augusta’da yürüyüşümüzde yerlerin küçük siyah ve beyaz taşlarla muhtelif figörlür verilerek fotoğrafta görüldüğü gibi döşendiğini izledik. Bu süslemelere şehrin her tarafında rastlayınca bunun nedenini sorduk. Lizbon şehrinin bayrağının renklerinin siyah ve beyaz olmasından kaynaklandığını öğrendik. Bu geniş caddede yer alan eski yapılar aynen korunmuş, çeşitli tanınmış markalara ait mağazalara, restoran, cafe ve otellere dönüştürülmüş.

Otelimizin bulunduğu bu hareketli bölgede sık sık dolaşma imkanımız oldu. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, çok çeşitli pasta ve tatlı satan kahvelerde oturduk.

Lizbon, İstanbul ve Roma gibi 7 tepe üzerine kurulmuş olduğundan, bu şehirde İzmir’de bulunduğu gibi şehrin kot farkı olan bölgelerinde 3 tane asansör ile bağlantı sağlanmaktadır. Bunlardan birisi Rua da Augusta’nın yer aldığı Baixa bölgesi ile Chiada bölgesini bağlamaktadır. 1902 yılında açılan Gustave Eiffel’in takipçilerinden Portekizli bir mühendis tarafından demir kafes şeklinde gotik tarzda inşa edilmiştir.Aynı durum nedeniyle şehirde çok sayıda Viküler (zincir çarklı tramvay) kullanılmaktadır.

Antalya, 26 Haziran 2011