KURTARMA EFSF FONU ALMANYA PARLAMENTOSU’NDAN KOLAY GEÇMEDİ!

Almanya’da bulunduğum sürede boş vakit bulduğumda televizyon izledim ve gazete okudum. Uzun yıllar kaldığım bu ülkenin güncel problemlerini öğrenmeye çalıştım.

Sizlerin de bildiğiniz gibi Avrupa Birliği ülkeleri başta Yunanistan olmak üzere krizdeler. Bu ülkelerde meydana gelebilecek bir iflasın Avro ülkelerinin hatta Avrupa Birliği’nin sonunu getirebileceği korkusu hükümetleri karar almaya ve acele hareket etmeye zorluyor.

Bu nedenle Avrupa Birliği krizdeki ülkeleri kurtarmak için oluşturduğu Avrupa Finansal  İstikrar Fonu’nun (EFSF) yetersiz kalacağı düşünüldüğünden 440 milyar Avro’ya çıkarılması hükümetlerce karalaştırılmıştı.Bu kararın geçerli olabilmesi için 17 Avro ülkesi parlamentolarının onayı gerekiyordu.

Bu karar gereğince Almanya’nın  EFSF’deki payı 123 milyar Avro’dan 211 milyar Avro’ya çıkacaktı.

*     *     *

Almanya Başbakanı Merkel için büyük bir önem arzeden bu oylama 85 hayır oyuna karşı muhalefetteki Sosyal Demokrat Part’nin (SPD) desteği ile 523 evet oyu ile kabul edildi.Hayır oylarını Sol Parti (Linke) ve hükümeti oluşturan partilere mensup bazı milletvekilleri verdiler.

Almanya’da Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ve Hür Demokrat Parti’den (FDP) oluşan koalisyon hükümeti, EFSF oylamasında çoğunluğu elde etti. Federal Meclis’te 330 sandalyesi bulunan koalisyon hükümetinin EFSF’in genişletilmesi için yapılan oylamada 315 oya ulaştığı belirtildi. CDU/CSU’dan 1’i çekimser 10 milletvekilinin “hayır” oyu kullandığı, FDP’den de 1 çekimser, 3 “hayır” oyu çıktığı kaydedildi.

Toplam 620 sandalyeli Federal Meclis’te, oylamada CDU/CSU’dan 226 ve FDP’den 89 milletvekilinin “evet” oyu kullandığı ifade edildi.

Koalisyon hükümeti çoğunluğu elde etmek için 311 oya ihtiyaç duyuyordu. Merakla beklenen oylama öncesinde koalisyon hükümetinin çoğunluğu elde edemeyebileceği ve gelecekte bu yönde alınacak kararlarda muhalefet partilerinin oylarına bağlı kalacağı, böylelikle Merkel’in otoritesinin sarsılacağı ve elini zayıflatacağı yorumları yapılıyordu.

Kanunun aleyhinde oy verenler Almanların ekonomik bir stabiliteye alışık olduklarını ve paraları hakkında kaygılanmak istemediklerini ifade ederek tasarruflarının kaybolmasından korktuklarını ifade ettiler.Yunanistan gibi ülkelerin maliyelerini iyi idare etmedikleri için artışı beklenen açıklarını kapatabilmek ve bilhassa bankaların batmasını engellemek için EFSF fonunun daha yükseltilmesinden gelecekte Almanya’nın olumsuz etkileneceğini vurguladılar.

Tartışmalarda Hükümet, 17 Avro ülkesi bankaların Amerika’da Lehmann Brothers Yatırım Bankası’nın iflası gibi bir durumla karşılaşılmaması ve riziko yaratılmaması için Avrupa Finansal  İstikrar Fonu’nun (EFSF) yükseltilmesinin gerekli olduğuna dikkat çekti.

*     *     *

Kanun’un Meclis’te görüşülmesi sırasında yaptığı Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Avrupa Finansal İstikrar Fonunun (ESFS) genişletilmesi kararını hiç kimsenin kolay vermediğini söyledi.

Schaeuble, Federal Meclis’te ESFS’in genişletilmesi konusunda yaptığı konuşmada, tüm dünyadaki insanların büyük bir mali kriz olabileceği yönünde endişe duyduklarını belirterek, “Hiç kimse bu kararı kolay vermiyor” dedi.

ESFS kurtarma şemsiyesinin Federal Meclis’ten geçtikten sonra gizli bir şekilde  yükseltilmeyeceğini, bu konuda hiç bir şeyin gizlenmediğini ve yükseltilmesinin tartışılmadığını vurgulayan Schaeuble, muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) kendisinin meclisi kandırdığı yönündeki söylemlerini “ciddiyetsiz” olarak nitelendirdi.

Schaeuble, gelecekte bu konuda bir değişiklik olması durumunda, buna Federal Meclis’in karar vereceğini belirtti.

 

Almanya Parlamentosu

Yunanistan’a yapılması öngörülen bir sonraki yardım konusunda Avro Grubu’nun muhtemelen 13 Ekim’de  karar vereceğini belirten Schaeuble, bu konudaki kararın açık olduğunu, Yunanistan’a 8 milyar avronun verilmemesi durumunda bu ülkenin yakında iflasa gidebileceğini kaydetti.

Schaeuble, bu konuda Troika’nın raporunun beklenmesi ve Atina’nın uzun vadede yeniden rekabet edebilirliğine bakılması gerektiğini belirtti.

*     *     *

Beni etkileyen böyle kritik bir oylamada hükümet partilerinden 13 hayır oyu ve 2 çekimser oy çıkışı oldu.Hayır oyu verenlerden bazıları Meclis’te yapılan görüşmeler esnasında söz alarak neden bu karara karşı olduklarını da başkanlarının gözlerinin içine bakarak açıkladılar.Bu oylamadan iki gün sonra ülkeme döndüm. Almanya’nın tanınmış gazetelerinden Die Welt (Dünya)’de yer alan bir makaleye göre Devlet Bakanı Ronald Pofallo milletvekillerinin tutumunu ve Meclis Başkanının grup adına kendilerinin konuşması istenmediği halde onlara söz verilmesini olumsuz olarak değerlendirdi. Buna karşılık eski Meclis Başkan Yardımcısı ve bir çok milletvekili mecliste yapılan görüşmelerde farklı bakışların ifade edilmesinin meclisin saygınlığını artıracağını vurguladılar. Ayrıca basında bu konuda dikkati çeken başka herhangi bir değerlendirmeye de rastlamadım.

Alman Başbakanı Merkel

Alman Parlamentosunda milletvekillerinin gruplarından farklı olan bu tutumlarının ana nedeninin, kendilerinin tabandaki çalışmaları ve seçmenlerinin desteği ile milletvekili seçilmeleri olduğunu düşünüyorum.Kendilerinin seçilmelerinde parti başkanlarının kararlarından ziyade mahalli teşkilatın ve seçmenlerin önemli bir yeri olması böyle hareket etmelerine imkan veriyor.

İnşallah, yeni Anayasa’mız hazırlanırken Almanya’da olduğu gibi milletvekillerinin oylarını istedikleri gibi kullanmalarına imkan verecek maddelerin konması unutulmaz.

İstanbul, 9 Ekim 2011