DÜN VAN’DA İDİM!

Dün hemşehrimiz Salih Karahan ve oğlu Zeki Karahan’ın 14 davetlisinden birisi olarak Van’a gittim. Bu davette benim gibi profesörler, mühendislik büro yetkilileri, malzeme üreten firma yetkilileri, basın mensupları ve hemşehrilerimizin sahibi olduğu Alacalı İnşaat ve Ticaret A.Ş.’nin mühendis ve yetkilileri vardı.

Gezinin ana gayesi; hemşehrilerimizin firması tarafından 2004 yılında başlanan ve 2007 yılında bitirilen ARD germeli Bina Teknolojisine (Ala-Sawa Sistemi) göre inşa edilen 8 katlı binanın hiçbir hasarla karşılaşmadığını yerinde tespit etmek ve bunun nedenlerini basına ve televizyona anlatmaktı. Deprem ve bina yapımı konusunda ihtisas sahibi Prof. Dr. Zekeriya Polat ve Prof. Dr. Samet Arslan katılanları ve basın mensuplarını aydınlattılar.

Binayı yaptıran Van’da müteahhitlik de yapan Mehmet Ali (Alim) Akdağ, 1999 İzmit depreminden sonra Van’da da her an deprem olacağının bilinci içinde, ailesi ile birlikte oturacağı sağlam bir bina yaptırmaya karar vermiş. Bir televizyon programında Alacalı İnşaat firmasının yaptığı prefabrik binaların ARD germeli bina teknolojisine (Ala-Sawa Sistemi) depreme dayanıklı olduğunu duyunca firmaya başvurmuş. Alacalı İnşaat İstanbul’da faaliyet gösterdiği için Van’da böyle bir bina inşa edemeyeceğini ve bilhassa hazır prefabrik (26 metreye yakın) kolonları nakledemeyeceğini bildirmiş. Evini muhakkak Alacalı İnşaata yaptırmak isteyen Mehmet Ali Bey, nakliyeyi ben yapacağım deyince anlaşmışlar ve bina inşaatı gerçekleştirilmiş. Nakliyeyi tren ile yapmışlar.

Binayı gezdik. Sapasağlam duruyordu. Depremden hiçbir hasar görmemişti. Civardaki binalarda ağır hasarlar oluşmuş. İlk akşamdan beri hiçbir kimse çadıra çıkmamış ve evlerinde güven ile oturuyorlar. Ard-germeli ön-üretimli(prefabrik) betonarme sistemlerinin deprem bölgelerinde mükemmel performans gösterdiği deneylerle de belirlenmiştir.  Ard-germe donatıları(çelik halat) ile birleştirilmiş kolon-kiriş birleşim bölgesinin, klasik betonarme birleşim sistemlerine göre daha yüksek bir ilk rijit davranış göstermektedir. Alacalı İnşaat firmasının kullanım hakkını aldığı Ala-Sawa Sistemi ile binaların betonarmesi monoblok haline gelmektedir. Böylece depremin ilk kuvvetli etkisinde sistem bir bütün olarak tepki vermektedir. Fotoğrafta Alim beye ait bina ve önünde bizler görülmekteyiz (Zeki Karahan, Salih Karahan, ben, Prof. Dr. Samet Arslan, Mehmet Ali Akdağ).

Öğleden sonra biz de küçük şiddetli artçı bir deprem yaşadık. Sık sık meydana gelen artçı depremler nedeniyle halk evlerine pek girmeyi istemiyor. Ve halk şimdilik fotoğrafta görüldüğü gibi evinin yakınında çadırlarda yaşamayı tercih ediyor.

Bu binayı gezdikten sonra karşısında ve yanında bulunan iki binayı da gezdik. Binalar çok sağlam gibi görünse de bodrumlarında kolanları patlamıştı. Aldığımız bilgilere göre Van’da toplam 6 bina çökmüş fakat çok sayıda bina bu iki bina gibi hasarlı imiş. Buradan sonra en büyük hasar gören Nezirbey Apartmanının olduğu yere gittik. 7 katlı bu apartmanın üst beş katı konut alt katı mağaza ve en alt katı ise depo olarak kullanılıyormuş. Fotoğraflarda bu apartmanın uzaklaştırılan enkazından geri kalan bodrum katını ve bu kattaki kolon, kiriş ve tabliye görülmektedir. Bu binada çoğunluğu öğretmen olmak üzere 21 vatandaşımızı kaybettik. Bu bina 15 yıllık olmasına rağmen kötü inşa edildiği için depreme dayanamamış. Yıkılan binalardan birisi daha buranın çok yakınında bulunuyordu. Onun da enkazı kaldırılmıştı.

Deprem ve benzeri afetlerden halkımızı ve tüm insanları korumasını Allah’tan niyaz ederken, Kurban Bayramınızı kutluyor, sağlık, mutluluk ve başarı diliyorum.

İstanbul, 3 Kasım 2011