TÜRKİYE’DE KARBON BORSASI KURULUYOR

İklim değişikliği hakkında bugüne kadar sizleri aydınlatan yazılar yazdım.

Bilindiği gibi Kyoto Protokolü, dünyada sera gazının azaltılmasını öngörüyor. Her ülke ve şirket kendisine tanınan karbon salınım kotasının altında kalırsa bu hakkını satabiliyor.

Dünyada artık bunun ticareti yapılıyor ve bu nedenle “Karbon Borsası” kuruluyor.

Bir dergide yayınlanan ve karbon ticareti hakkında aydınlatıcı bilgiler içeren aşağıdaki haberi bugün sizlerle paylaşmayı istiyorum.

*      *      *

“Türkiye, SPK ve İAB işbirliğiyle ‘Karbon Borsası’nı kuruyor. İstanbul Finans Merkezi’nde 2015 yılına kadar kurulması planlanan borsada, sanayi şirketleri, bacalarından çıkan karbondioksiti satarak kar elde edecek.

Küresel ısınma, hava kirliliği ve iklim değişikliğinin önüne geçmek adına Türkiye’nin de içinde bulunduğu 169 dünya ülkesi tarafından imzalanan Kyoto Protokolü’nün ilk dönemi olan 2008-2012 bu yıl sonunda süresini tamamlıyor. Protokolde yer alan sera gazı salınımının azaltılması ve bunun ticarete dönüştürülerek karbon piyasasının oluşturulması konusu üzerinde, Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) ve İstanbul Altın Borsası (İAB) hızla çalışıyor. İstanbul Uluslar arası Finans Merkezi Projesi kapsamında hayata geçecek olan Karbon Borsası, Türkiye’de şirketlerin zorunlu değil gönüllü olarak yaptığı karbon ticaretinin (Karbon kredisi alım-satım) küresel pazarlar ile entegrasyonu sağlayarak, şirketlerin karbon salınımından daha fazla kar elde etmelerini sağlayacak. 2012’de başlanacak projenin, 2015 yılına kadar tamamlanması planlanıyor. Dünyada en hızlı büyüyen piyasaları arasında gösterilen karbon ticaretinin büyüklüğü 140 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’de yeni oluşturulması planlanan projenin ekonomik anlamda ciddi gelir getireceği tahmin edilirken, çevresel faktörlerin de ön plana çıkması hedefleniyor.

Karbon ticaretinde zorunlu ve gönüllü olmak üzere iki piyasa bulunuyor. Türkiye ise bu işin gönüllü tarafında yer alıyor. Her ülke ve şirket için belirlenen karbon salınım kotası mevcut. Şirketler bu kotanın aşağısında kalmaları halinde kullanmadıkları miktarı diğer şirketlere ve ülkelere satabiliyor. Bu işi zorunlu yapan ülkelerde bir ton karbonun fiyatı 20 avro iken, gönüllü yapan ülkelerde bu fiyat 3-4 avroya kadar düşüyor. Ülkemizde gönüllü karbon piyasasına kayıtlı bulunan 109 proje bulunuyor. Bu da 83 milyon dolarlık bir Pazar hacmine tekabül ediyor. Türkiye’deki projelerin ağırlıklı kısmı hidroelektrik ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji alanlarında gerçekleştiriliyor.^

*      *      *

Şehrimizde mevcut ve kurulacak sanayi tesislerinde ve yapılacak yatırımlarda iklim değişikliği ve karbon salınımı konuları hassasiyetle ele alınarak gelişen Karbon Borsası imkanlarından faydalanılmalıdır.

İstanbul, 13 Mart 2012

Enerji ve Çevre Dünyası Dergisi, Ocak-Şubat 2012