AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI VE ALMANYA-YUNANİSTAN MAÇI

1960 yılından beri UEFA (Avrupa Futbol Federasyonu) tarafından tertiplenen Avrupa Futbol Şampiyonalarını neredeyse 52 yıldan beri yakinen izlerim.

Özellikle “çeyrek finale” götüren maçları ve final maçlarını pek kaçırmam. Ülkemin, ilk defa 1996’da İngiltere’de yapılan 10. Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılabildiğini de burada üzülerek belirtmeyi istiyorum.

Polonya ve Ukrayna’nın birlikte organizasyonunu üstlendikleri bu maçlardan Portekiz-Çek Cumhuriyeti, İspanya-Fransa ve Almanya-Yunanistan maçlarını televizyondan izledim. Bu akşam 4. çeyrek finalistin belirleneceği İngiltere-İtalya maçını ve diğer tüm final maçlarını izleyeceğim.

Almanya-Yunanistan maçını her Türk gibi ben de ilgi ile izledim. Bunun nedenleri arasında aşağıdaki hususları sayabilirim:

-Ekonomik zorluk içinde olan Yunanlıların, Almanlara ve bilhassa Başbakanları Merkel’e çok kızmaları,

-Merkel’in bu maçı seyretmek ve takımı ile birlikte olmak için Gdansk-Polonya’ya gitmesi,

-Bu şampiyonalara Almanya’nın 10, Yunanistan’ın ise 3 defa katılmış olması,

-Alman vatandaşlığına geçmiş olsa da bir Türk olan Mesut Özil’in Alman Milli Takımı’nda yer alması,

-Uzun yıllar Almanya’da kalmam.

Bu yazımda bir futbol yorumcusu gibi maçı değerlendirmeyeceğim.

Maç boyunca Almanlar çok baskılı oynadılar. Yunanlı Samaras’ın attığı golle durum 1-1 olunca Almanlar baskılarını artırdılar. Bu arada Mesut Özil, kupada en iyi maçını oynadı ve sahada basmadık yer bırakmadı.Atılan gollerin hazırlanmasında önemli katkısı oldu.Maç 4-1 bitecek diye beklenirken, Yunanistan gole dönüştürdüğü bir penaltı kazandı ve maç 4-2 sonuçlandı.

Almanların bu maçtaki başarısında ve bugüne kadar Dünya Şampiyonlukları yanında 3 kez Avrupa Şampiyonu olmasında millet olarak disiplinli olmalarının ve futbolcuların 90 dakika boyunca bütün güçleri ile mücadele etmelerinin etken olduğunu düşünüyorum.

Almanların disiplini konusunda ben de çok şey anlatabilirim. Ama bu konuda , Hürriyet Gazetesi’nde Serhan Asker’in yazdıklarını sizin değerlendirmenize sunuyorum.

DİSİPLİN DEDİKLERİ

Almanları anlatın deseler disiplin en başa yazılır. İkinci Dünya Savaşı sonrası çıkarıldığı mahkemede savaş suçlusu hükmü giyen ve idama mahkum edilen Alman albayının kurşuna dizilmesine dakikalar vardır.

Ölüm mangasının önüne çıkmadan önce bekletildiği odada sigara tiryakisi olan hükümlüye ısrarla son isteği olarak bir sigara yakabileceği iletilir.

O tüm ısrarlara rağmen buna karşı gelir.

Nedeni sorulduğunda ise Albay duvara asılı levhayı gösterir:

“Burada sigara içilmez.”

İstanbul. 24 Haziran 2012

*Serhan Asker “Disiplin Dedikleri” Hürriyet, 18.06.2012