3. İSTANBUL ULUSLAR ARASI BALE YARIŞMASI (1)

Son yazımda; sizlere İstanbul’daki sanat faaliyetleri hakkında bilgi aktarmıştım.

Final ve ödül gecesine katıldığım bu yarışma ile ilgili ve diğer izlenimlerim hakkında aşağıda sizleri bilgilendirmeyi istiyorum.

*     *     *

Çorum’da liseyi bitirip Almanya’ya gidinceye kadar “Bale” ve “Opera” hakkında bilgi sahibi değildim. Nedense müzik derslerimizde bize, güzel sanatların bu dalları ile ilgili bir bilgi de verilmemişti…

İbrahim Tatlıses’in söylediği gibi “Urfa’da Oxford vardı da biz mi gitmedik” cümlesini, ben de “Çorum’da tiyatro, opera, bale vardı da biz mi gitmedik” diye şeklinde kullanmayı istiyorum.

Ne yazık ki aradan geçen 56 yıl içinde Çorum bir tiyatro binası kazandı ama yerleşik tiyatroya sahip olamadı.

Çorum basınından takip ettiğim kadar son yıllarda Hitit Festivalinde ve diğer organizasyonlarda Çorum’da “Bale” ve “Opera” yapıtlarının icrasına pek yer verilmiyor.

Halbuki çok yakınımızda Ankara ve Samsun devlet opera ve baleleri var. Onları arasıra Çorum’a davet etmemiz genç kuşakların bu dallarda da bilgi sahibi olmalarını ve gelişmelerini sağlayacaktır.

Bu noktada belki şimdiki Tiyatro Salonu’muzda orkestra için “Özel Çukur” bulunmamasının bir sorun yaratabileceğini düşünüyorum. Mevcut Tiyatro Binamız 70’li yıllarda Prof. Dr. Turan Ilgaz’ın hazırladığı projeye göre lisede öğretmenim olan Halit Bayrak’ın girişimi ile yapılmıştır.

Artık Çorum’da Bale ve Opera temsillerininin de kolaylıkla icra edilebileceği yeni bir Kültür Merkezi inşa edilmelidir. Gereğinde bu Kültür Merkezi, Hitit Üniversitesi Kültür Merkezi olarak inşa edilebilir.

Bünyesinde, İzmir’de görev yaptığım Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi, daha ilk kuruluş yıllarında İzmir’in merkezi olan Konak Meydanı’nda birer kültür merkezi inşa ederek öğrencilerinin ve İzmirlilerin hizmetine sunarak büyük hizmet vermişlerdir.

Valimiz, Belediye Başkanımız, milletvekillerimiz ve Rektörümüz bu önerimi en kısa sürede ele almalıdırlar. Mevcut Kültür Merkezimizin yıkılacağı bir süreçte böyle bir yapıya acilen ihtiyaç bulunmaktadır.

*     *     *

Yarışma Jüri Başkanı Yury Grigorovich’in Gala Gecesi’nde yaptığı konuşmada “Dansı olmayan toplum yoktur. Bale toplumsal gelişmişliğin bir göstergesidir. Nerede bale varsa toplum kalkınmıştır” diyerek balenin önemine dikkat çekmiştir.

Ülke ve dünya çapındaki büyük ödüllerin sahibi, öğretim üyesi ve akademisyen olan Yury Grigorovich, 20. Yüzyılın ikinci yarısında Rus Balesi’nin yazgısını belirlemekte önemli ve büyük bir rol oynamış bir şahsiyettir.

İstanbul, 15 Temmuz 2012