İSLAM MEDENİYETİNİN ENDÜLÜS ÜZERİNDEN AVRUPA’YA ETKİLERİ ! -1-

Geçen hafta Bodrum Antik Tiyatrosunda Nükhet Duru ve Timur Selçuk tarafından verilen ‘’Bizim Şarkılarımız’’ adlı konseri eşimle birlikte izledik. Bu konserde Yahya Kemal Beyatlı, Münir Nurettin Selçuk, Orhan Veli, Attila İlhan, Ali Kocatepe, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ümit Yaşar Oğuzcan, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali gibi tanınmış şair ve bestekârların eserleri Timur Selçuk’un piyanosu ve orkestrası eşliğinde her iki sanatçı tarafından başarı ile sunuldu. Yarım asra yakın geçmişi olan bu şarkıların büyük bir çoğunluğuna seyirciler de koro halinde eşlik ettiler.

Güftesi Yahya Kemal Beyatlı ve bestesi Münir Nurettin Selçuk’a ait ‘’Endülüs’te Raks’’ şarkısını dinlerken çok etkilendim. Şarkının girişindeki;

‘’Zil, şal ve gül, bu bahçede raksın bütün hızı…

Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı…’’

mısrâları bana İspanya’yı ve burada 800 yıla yakın hükmetmiş Endülüs Devletini hatırlattı.

Avrupa karanlıklar içinde iken Endülüslüler Avrupa’ya bilgi ve kültürün aktarılmasına önemli katkıda bulundu. Bu konuyu çok açık bir şekilde ortaya koyan Ramazan ayında Hürriyet gazetesinde yayınlanan Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof.Dr. Mehmet Özdemir’in “İslam Medeniyetinin Endülüs Üzerinden Batı’ya Tesirleri, Avrupa Aristo’yu Kimden Öğrendi” başlıklı yazısının önemli kısımlarını sizlerle paylaşmayı istiyorum.

*     *     *

“İslam medeniyeti bir kitap medeniyetidir; evrensel ölçekteki etkisi de bilgi ve kitap üzerinden olmuştur. Endülüs, siyasi bakımdan bir sarsıntı dönemine girmişse de, ‘’Reconquista/ Yeniden fetih’’ hareketi çerçevesinde bu ülke topraklarını işgale başlayan Hristiyan idareciler, Endülüs medeniyetine duydukları hayranlık sebebiyle Arapça öğrenimini ve Arapça eserlerin Latinceye tercümesi işini teşvik, hatta bizzat himaye etmişlerdir.

Bu himayenin etkileri nedir?

Hıristiyan İspanya’nın hâkimiyeti altına giren çeşitli Endülüs şehirleri, Avrupa ülkelerine mensup öğrenciler için cazibe merkezi oldu. İslam medeniyetinin birikimlerini Batı’ya aktarılması yönünde tercüme faaliyetleri X. Yüzyılda başlamış, XII ve XIII. Yüzyılda artarak devam etmiştir.

İlk mütercimlerden biri Santallalı Hugo olup aritmetik, astronomi, astroloji, tıp ve felsefe alanlarından yaklaşık 20 eseri Arapçadan Latinceye tercüme etti. Chesterli Rober( Robertus Castrensis) ise bazı kimya kitaplarını Arapçadan İngilizceye çeviren ilk kişidir.

(SÜRECEK)