EÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nün Kuruluşuna Dair…

Röportaj

EÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nün Kuruluşuna Dair…

Türkiye’nin ilk Çevre Mühendisliği Bölümü olarak 1975 yılında kurulan Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda yaşananlar hakkında İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi (E) ve İmar ve İskan Eski Bakanı Prof. Dr. Ahmet Samsunlu ile bir röportaj yaptık. Kurucusu olduğu bölümün ilk yıllarını dergimiz okurlarıyla paylaşan Samsunlu, “İnsan yaşlanıp da geriye dönüp baktığında, arkasında bıraktığı yeşillikleri görmesi gerekir. Ben de 77 yaşında emekli bir hoca olarak, 1975 yılında kurduğum bölümü hayatımın önemli yeşilliklerinden birisi olarak görüyorum” diyor.

SU&ÇEVRE: Hocam, dergimizde yayınlanan yorum yazılarınız ilgiyle takip ediliyor. Fakat biz bu sayıda sizinle, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nün kuruluş yılları hakkında konuşmak istiyoruz… Diğer üniversitelerden önce çevre mühendisliği lisans kademesindeki eğitimi başlatan kişi olarak neden böyle bir eğitime gerek duymuştunuz?

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Bildiğiniz gibi 1972’deki Stockholm Dünya Çevre Konferansı dünyanın dikkatini çevre konularına çekmişti. ABD’de başlatılmış olan “Sağlık Mühendisliği” eğitimi programı gözden geçirilmiş ve “Çevre Mühendisliği” eğitimi olarak yeniden düzenlenmişti. O dönemde Türkiye’de ise çevre ile ilgili konular pek bilinmiyor ve konuşulmuyordu. Çevre ile ilgili konular arasında yer alan su temini, suların uzaklaştırılması ve içme suyu arıtma, inşaat mühendisliği eğitimi içinde öğretiliyordu. Ekoloji, katı atıklar, hava kirlenmesi, gürültü kirlenmesi ve çevre ile ilgili diğer konular hakkında bir eğitim verilmiyordu. Ülkemizde bu konudaki boşluğu gördüğüm için İTÜ, ODTÜ ve Boğaziçi üniversitelerinin inşaat mühendisliği bölümlerinde uygulandığı gibi Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde çevre ile ilgili konularda yüksek lisans dersleri açtım. Çevre ile ilgili konuların ne kadar kapsamlı olduğunu görünce bunun için yeni bir bölüm kurulması ve lisans seviyesinde eğitim verilmesi gerektiğini düşündüm. Bu görüşümü benimseyen Doç. Dr. Nevzat Kor, İTÜ’de Çevre Bölümü kurmak için girişimde bulunduysa da hızlı netice alamayacağını görünce beni teşvik etti. 1974 Kasım ayında doçentlik sınavımı tamamladıktan sonra Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi bünyesinde Çevre Mühendisliği Bölümü’nü kurma girişimlerimi hızlandırdım. 1975 yılı ilkbaharında bana inanan Fakülte Dekanı Prof. Dr. Erol İzdar’ın desteği ve yetkili kurullarının kararı ile bölümümüz kuruldu. Bölümümüzün kurulması örnek gösterilerek 1978 yılında İTÜ’de Çevre Mühendisliği Bölümü kuruldu. ODTÜ’de lisansüstü düzeyde eğitim veren bölüm 1978 yılında ilk lisans öğrencilerini aldı. 1982 yılında ise Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde Çevre Bilimleri Enstitüsü kuruldu. Bugün üniversitelerimizde 43 çevre mühendisliği bölümü bulunuyor.

Bölüm kurmamı etkileyen bir diğer neden ise1973 yılında kurulan UNEP’in, ilk projelerinden birini Türkiye Cumhuriyeti ile başlatmış olmasıydı. Bu projenin adı “Türkiye’de Çevre Mühendisliği Eğitiminin Geliştirilmesi” idi. Başlangıçta bu proje kapsamında yalnız İTÜ ve ODTÜ yer alıyordu. Ege Üniversitesi olarak biz de bu proje kapsamında yer almak istiyorduk. Projenin koordinatörü Prof. Dr. S Arceivala, projenin imkânlarından faydalanabilmemiz için bölüm kurmamızı öneriyordu. Bizimle birlikte Boğaziçi Üniversitesi proje kapsamına alındı. Bu projenin sağladığı destek ile yabancı bilim adamlarının ülkemize ve bölümlerimize gelmeleri, laboratuvarlar için aletler alınması ve Türk bilimadamlarının yabancı ülkelerde eğitim ve tetkik yapmaları sağlanmıştı.

SU&ÇEVRE: Bu Bölümü kurarken karşılaştığınız sorunlar ve yaşadığınız zorluklar nelerdi?

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Bu röportajda, bölümün ilk dört yılı ve lisans eğitimi ile ilgili konular üzerinde durmak istiyorum. Bölümümüz kurulduğunda öğretim elemanı olarak bir ben bulunuyordum. Bölümümüze ait tek hacmi benim 1.80×3.00 metre boyutundaki inşaat bölümü katındaki odamdı. İlk işim Bölüm’e bir sekreter aramak oldu. Müdürlüğünü yaptığım Buca Mühendislik ve Mimarlık Yüksek Okulu memurlarından İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (akşam) öğrencisi olan Ayşe Öztürk’ü bu göreve getirdim. Benim gibi Hannover Teknik Üniversitesi’nde doktora yapan Doç. Dr. Doğan Tuna’nın 1976 yılında kurulan Güzel Sanatlar Fakültesi’nin bünyesinde görev alması nedeniyle her zaman kullanmadığı aynı kattaki odasını sekreter odası olarak değerlendirmeye başladık. Bölümümüzün üçüncü elemanı, Fakültemiz elemanı olarak Fen Fakültesi’nde Fakültemiz öğrencilerine verilen temel derslerde laborant olarak çalışan Eczacılık Yüksek Okulu öğrencisi Necmettin Kovancı oldu. Kendisinin gelmesiyle birlikte ilk laboratuvarımızı Makine Bölümü’ne ait tesviye atölyesinin yerinin bize verilmesi ile sağladık. İçinde su tesisatı ve kanalizasyon çıkışı bulunmayan bu yeri büyük uğraşı sonucu hizmet verir hale getirdik. Gerekli olan uzun galvanizli su borularını otomobilimin sağ tarafına oturan iki müstahdemimiz elleri ile tuttular ve böylece taşıdık. Bölümümüz mali yılın ortasında kurulduğu ve bütçe dağıtıldığı için kullanabileceğimiz bir maddi kaynak bulunmuyordu. Kendileri ile yakın ve dostça ilişki içinde bulunduğum tüm bölümleri dolaşarak, “doçentcik, bölümcük” diyerek, bana bütçelerinden bir miktar para vermelerini rica ettim. Sağolsunlar beni kırmadılar. Bölümüzün en önemli sorunları öğretim elemanı temini, onlara çalışabilecekleri oda bulunması ve laboratuvarların kurulmasıydı.

SU&ÇEVRE:  Çevre mühendisliği lisans eğitimi programını belirlerken nelere dikkat ettiniz?

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: 1975-76 yılında 5 öğrenci ile eğitime başlayan Çevre Mühendisliği Bölümü’nün eğitim programını hazırlarken ilk düşüncem, mezun olduklarında iş bulmalarının önemiydi. İnşaat mühendisliğinin bir alanı olan “Kentsel Altyapı” konularında öncelikle çevre mühendislerinin çalışma imkânı bulabileceklerine inandığım için çevre mühendisliği konularının yanında inşaat derslerinin de programda yer almasını sağladım. Aldığımız öğrenciler inşaat mühendisliği öğrencileri ile aynı sınıflarda ders gördüler. İnşaat mühendisliği öğrencileri haftada ortalama 25 saat ders alırken çevre mühendisliği öğrencileri ortalama 33 saat aldılar. Böylelikle her iki dalda da yetişmeleri sağlandı. İnşaat Mühendisleri Odası’na kayıt olan mezun ettiğimiz çevre mühendisleri, inşaat mühendislerinin sahip olduğu imza ve diğer yetkilerine sahip oldular. Bu yetki tüm çevre mühendisliği bölümlerinde benzeri dersler verilmediği ve Çevre Mühendisleri Odasının 1992 yılında kurulması ile son buldu.

SU&ÇEVRE: Eğitimin ilk yıllarında eğitimi nasıl yürüttünüz?

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Ders programında görüldüğü gibi ilk iki yarıyılda inşaat öğrencileri ile aynı dersleri gören öğrencilerimize üçüncü ve dördüncü yarıyılda “Çevre Mühendisliği Kimyası” ve “Çevre Mühendisliği Ekolojisi ve Biyolojisi” derslerini Bölümümüzün vermesi gerekiyordu. Fen Fakültesi Öğretim Üyesi ve Ege Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Yusuf Vardar, “Ekoloji ve Biyoloji” dersini üstlenerek bize büyük destek sağladı. Bu derslerin verilmesine 1976 yılında bölümümüz kadrosuna katılan ziraat mühendisliği kökenli Dr. Ertuğrul Erdin katkıda bulundu. Üçüncü ve dördüncü yarıyılda Çevre Mühendisliği Kimyası dersinin Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyelerince verilmesini istedik. Bölümümüzün kurulmasına muhalefet eden bu bölüm bize destek sağlamadı. Bunun üzerine bu dersin sorumluluğunu ben üstlendim ve Kimya Mühendisi Füsun İldeş Şengül ile bu dersi birlikte verdik. Bu dersi verirken ABD’de çevre mühendisliği eğitiminde kullanılan “Chemistry for Sanitary Engineers” kitabını takip ettik. Zaman içinde bu dersle ilgili notlarımızı kitap haline getirdik. Beşinci yarıyılda verilen Çevre Mikrobiyolojisi dersini verecek öğretim elemanı bulamayınca bu dersin de sorumluluğunu ben üstlendim ve Y. İnşaat Mühendisi Batacar Baysal ile birlikte verdik. Bu dersi verirken ABD’de çevre mühendisliği eğitiminde kullanılan “Microbiolgy for Sanitary Engineers” kitabını takip ettik. Bu ders notlarını ben “Çevre Mikrobiyolojisi” kitabı olarak 1986 yılında yayınladım. Analitik Kimya, Termodinamiğe Giriş, Hava Kirliliği ve Kontrolü dersleri Prof. Dr. Gürbüz Atagündüz sorumluluğunda Kimya Mühendisi Dr. Aysen Müezzinoğlu tarafından verildi. Uygulamalı Fiziko Kimya Enstrumental Analiz dersleri, hatırlayabildiğim kadar Doç. Dr. Turgut Arısoy ve Doç. Dr. Nazmiye Erdin tarafından verildi. Katı Atık dersleri benim sorumluluğumda Dr. Ertuğrul Erdin tarafından verildi. Halk Sağlığı ve Çevre Hijyeni Prof. Dr. Fikret Gökay,  Hukuk ile ilgili dersler Prof. Dr. Mahmut Birsel, Ses ve Gürültü Kirlenmesi Doç. Dr. Erkan Dokumacı tarafından verildi. Sekizinci yarıyılda okutulan Endüstriyel Kirlenme dersinin de sorumluluğunu ben üstlendim ve Dr. Füsun İldeş Şengül ile birlikte verdik. Bu dersi verirken ABD’de çevre mühendisliği eğitiminde kullanılan “Industrial Waste Treatment” kitabını takip ettik. Bu dersle ilgili notlar genişletilerek Dr. Füsun Şengül tarafından kitap haline getirildi. Kanada’dan bölümüze gelen, soyadını Basmacı olarak hatırladığım Dr. Mühendis arkadaş Türkiye’ye intibak edemediği için kısa bir müddet sonra geri döndü. Su ile ilgili derslerin büyük bir çoğunluğunu ben verdim. İnşaat ile ilgili su derslerine Prof. Dr. Turhan Acatay ve Prof. Dr. Ünal Öziş ve öğretim görevlisi Dr. Orhan Uslu girdiler. Bu derslerin yürütülmesine Dr. Ertuğrul Benzeden ve Dr. Adnan Akyarlı yardımcı oldular. İnşaat Bölümü’nün verdiği derslerin çokluğu ve veren arkadaşların sayısının fazla oluşu nedeniyle burada bir açıklama yapmam pek mümkün değil. Çevre Mühendisliği Bölümü’nün gelişmesine katkı sağlayan tüm öğretim elemanlarına, sağladıkları katkı için teşekkür borçlu olduğuma inanıyorum.

SU&ÇEVRE: Öğretim elemanı yetiştirme sorununu nasıl çözdünüz?

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Öğretim elemanı kadromuzu oluşturmak için büyük gayret gösterdik. ABD’nin önemli kuruluşlarından Fulbright teşkilatının Ankara’da bulunan temsilciliği nezdindeki girişimlerim sonucunda 1976 ve 1977 yıllarında Dr. Jon Cole bölümümüzde görevlendirildi. Kendisinin bilhassa çevre yüksek lisans eğitimine önemli katkıları oldu. Ayrıca yurtdışında doktora yapanlara, dönüşlerinde bölümümüze gelmeleri hususunda mektuplar yazdık. Yüksek lisansını ODTÜ’de bitirmiş Bataçar Baysal’ı 1975 yılında, Ayşen Müezzinoğlu’nu 1977 yılında bölümümüzün asistan kadrosuna aldık. Yüksek lisansını yapmadıkları için Fakülte’de asistan kadrosuna alınamayan Füsun İldeş Şengül, Adem Özer, Davut Özdağlar ve Enver Kıyık’ı, yasalar müsaade ettiği için Buca Mühendislik ve Mimarlık Yüksek Okulu’na asistan olarak göreve başlattık ve Fakültemiz’de yüksek lisans yapmalarını sağladık. Bu arkadaşlar zaman içinde bölümümüzde doktora çalışmalarını tamamladılar. 1976 yılında Fransa’da doktora yapmış jeofizik kökenli Dr. Şevki Filiz bölümümüz kadrosuna katıldı. 1978 yılında kapatılan Denizli Ön Lisans Okulu’nun öğretim üyelerinden kimya kökenli Doç. Dr. Turgut Arısoy ve 1979 yılında Fakültemizin İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden inşaat kökenli Doç. Dr. Orhan Uslu, bölümümüz kadrosuna katıldılar. Aynı yıllarda Stuttgart Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını bitiren inşaat kökenli Dr. İbrahim Alyanak da bölümüz kadrosuna tayin edildi.

1979 yılından itibaren doktor asistanlara müstakil ders verme yetkisinin verilmesiyle bölümde eğitim zorlukları daha da çözüldü. Bu kapsamda Dr. Füsun İldeş Şengül, Dr. Ayşen Müezzinoğlu, Dr. Şevki Filiz, Dr. Ertuğrul Erdin ve Dr. İbrahim Alyanak derslere girmeye başladılar.

1978-79 yılında giren öğrenciler, Aysen Müezzinoğlu ve Batacar Baysal ile birlikte

Öğretim kadrosunu oluşturmak için Devlet Planlama Teşkilatı tarafından üniversitelere verilen Hollanda Delft Teknik Üniversitesi burslarından bölümümüze de pay verilmesi için yaptığım girişimi sizlerle paylaşmak isterim… Devlet Planlama Teşkilatı Sosyal Planlama Dairesi Başkanı Bozkurt Güvenç’i ziyaret etmiştim. Kendisine, yeni kurduğum Bölüm hakkında bilgi vermiş ve bir Delft bursu vermesini rica etmiştim. Beni dikkatle dinlemeyen Başkan’a, “Burs vermezseniz ben bu bölümün asistanlarını nasıl yetiştireceğim” dediğimde bana kulak vermiş ve “Ben bu bursu kendiniz için istediğiniz düşünmüş ve isteksiz davranmıştım. Gençleri yetiştirmek için yaptığınız bu girişim beni memnun etti. Sizin bölümünüze iki Delft bursu veriyorum” demişti. Bu durum beni çok sevindirmişti. Böylece, Hollanda Delft Üniversitesi Uluslararası Hidrolik Enstitüsü’nde, (International Institute for Hydraulic Engineering, International Course for Sanitary Engineering) bir yıl süren postgraduate kurslarına her yıl iki arkadaşımı gönderdim. Hepsi bu kursları başarıyla tamamladılar ve Sağlık Mühendisliği (Sanitary Engineering) diploması aldılar. Hatırladığım kadarıyla Batacar Baysal, Füsun İldeş Şengül, Adem Özer, Orhan Uslu, Ayşen Türkman, Necdet Alpaslan ve Arif Şengün Kayalar bu kursa katıldılar.

“Türkiye’de Çevre Mühendisliği Eğitiminin Geliştirilmesi” projesi kapsamında bölümümüz elemanları dört ile altı ay arasında yurtdışına gittiler ve bilgilerini artırdılar. Füsun İldeş Şengül (İngiltere ve Almanya), Aysen Müezzinoğlu (İngiltere), Turgut Arısoy (İngiltere), Ertuğrul Erdin (Almanya), Orhan Uslu (Amerika) ve ben de (Amerika ile İngiltere) eğitim ve araştırmalarda bulunduk.

Bölümümüzün gelişmesi için yurtdışından Prof. Dr. Sorab Arceivala (Delft Üniversitesi), Prof. Dr. Oktay Tabasaran (Stuttgart Üniversitesi), Prof. Dr. Ivan Sekoulov (Stuttgart Üniversitesi), Prof. Dr. Hans Rüffer (Hannover Üniversitesi), Prof. Dr. Hermann H. Hahn (Karlsruhe Üniversitesi), Prof. Dr. Daniel Okun (Nord Caroline Üniversitesi), Prof. Dr. Poul Harremoes (Danimarka Teknik Üniversitesi) ve Prof. Dr. Khalet Achmed (Ann Arbor Michigan Üniversitesi) gibi tanınmış öğretim üyelerini ders ve konferans vermek üzere bölümümüze davet ettik.

Bölümüzün bilimsel gelişmesini sağlamak için 1975 yılında itibaren iki yılda bir Stuttgart Üniversitesi ile Ege Üniversitesi tarafından organizasyonu üstlenilen Türk-Alman Çevre Sempozyumları başlatıldı. İlki İzmir’de 1975’te, ikincisi 1977 yılında Stuttgart’ta yapıldı ve 1993 yılına kadar devam etti. Bu toplantılar hakkında geniş bilgiyi okuyucularıma başka bir yazımda aktarmayı isterim.

SU&ÇEVRE: Eğitimin ilk yıllarında derslik ve laboratuvar temini gibi konuları nasıl çözdünüz?

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: İlk yılımızı İnşaat Mühendisliği Bölümü katında geçirdik. Fakülte Dekanlığı’nın ve İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanlığı’nın yakınlığı ve özverisi ile fazla kullanılmayan topografya aletlerinin depolandığı hacim bize verildi. Oldukça büyük olan bu mekânda mevcut bulunan üç odayı aynen koruyarak bölüm başkanlığı ve sekreter odası yanında bölüm konferans salonu yaptık. Ayrıca arkada kalan yarı hacme de biraz küçük olan ve aydınlatmasını güneş ışığı ile birbirinden sağlayan 12 odacık inşa ettik. Bu inşaatları yaparken, müdürü olduğum Buca Mühendislik ve Mimarlık Okulu’nun imkânlarından ve elemanlarından da faydalandık. 1976-77 ders yılında tüm bölüm elemanlarını yeni mekânda bir araya topladık ve faaliyetimizi burada sürdürdük.

1978 yılında Mühendislik Fakültesi’nin, birisi de İnşaat Fakültesi olmak üzere beş ayrı fakülteye bölünmesi sürecinde Çevre Mühendisliği Bölümü bu Fakülte içinde yer aldı. Bu ayrılmanın ana gerekçesi, Ege Teknik Üniversitesi’ni kurmaktı. 1982 yılında YÖK tarafından gerçekleştirilen yeni organizasyonda bu üniversitenin kurulmasına müsaade edilmedi. Bu kuruluş aşamasında İnşaat Fakültesi bünyesinde “Kentsel Altyapı Enstitüsü” üniversite senatosu kararı ile kuruldu. Enstitü Başkanlığı’na ben getirildim. Bu ayrılma esnasında mevcut hacimler de bölüşüldü. Çevre Mühendisliği Bölümü olarak büyük bir kimya ve hava kirliliği kontrolü laboratuvarı ile katı atık laboratuvarına kavuştuk. İlk kurduğumuz laboratuvarımızı Makine Fakültesi’ne bıraktık. Bu aşamada herkes kendine daha fazla yer temin etmeye çalıştı. Biz de yeni aldığımız üç laboratuvarın bulunduğu koridorun bir kısmını kapatarak mikrobiyoloji laboratuvarını kurduk. “Türkiye’de Çevre Mühendisliği Eğitiminin Geliştirilmesi” projesinden ve Fakülte mali kaynaklarından adım adım laboratuvarları donattık. Laboratuvarların donatımına, kapatılmasına Üniversite Senatosu’nca karar verilen Buca Mühendislik ve Mimarlık Okulu’nun Kimya Bölümü’nün tüm alet ve malzemesinin Çevre Mühendisliği Bölümü’ne taşınmasının büyük katkısı oldu. Kapatılma kararı verildiğinde buna üzülen fakültemiz mensubu bazı öğretim üyeleri benim müdürlükten istifa etmemi istediler. Ben bu önerilere kulak vermedim ve son ana kadar okulun başında durarak yeni bölümüzü buradan takviye etmeye devam ettim. 1978 yazında profesörlük tezi deneylerini yaptığım Stuttgart’tan arabamla dönerken, beraberimde oradan temin ettiğim çok sayıda pleksiglastan yapılmış atıksu araştırmalarında kullanılan modeller getirdim. Bu laboratuvarlarda Nazmi Topçu, Kadir Kestioğlu, Zihni Yılmaz ve Necmettin Kovancı, teknik eleman olarak önemli görevler yaptılar. Bu arkadaşlardan ilk üçü Bölüm’de yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yaptılar. Topçu ve Kestioğlu profesör, Yılmaz ise öğretim görevlisi oldu. Ayrıca almış olduğumuz deniz deşarjı projelerini daha rahat hazırlayabilmek için inşaat ve çevre mühendisliği bölümü elemanlarının birlikte çalıştığı “Proje Bürosu”nu faaliyete geçirdik.

Füsun İldeş Şengül, ilk alınan öğrencilerle birlikte

SU&ÇEVRE: 1975 yılında kurulan bu Bölüm bugün nerelere geldi? Bugüne kadar eğitim, araştırma çalışmaları ve hazırladığı projelerden önemlileri nelerdir?

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Benimle tek başına eğitime başlayan Bölüm bugün 25 öğretim üyesi (13 profesör, 5 doçent, 7 yardımcı doçent), 8 araştırma görevlisi ve 5 uzman ve teknik eleman ile eğitim ve araştırma faaliyetlerini sürdürmektedir. 5 öğrenci ile 1975-76 yılında eğitime başlayan bölümde 600 lisans ve 50 doktora öğrencisi bulunmaktadır. İlk asistanlarımızdan Adem Özer ve Davut Özdağlar ile ilk öğrencilerimizden Ayşegül İyilikçi Pala, bölüm profesörleri arasında yer almaktadırlar. Bu durumdan dolayı gurur duyarken, ilk asistanlarımızdan Prof. Dr. Füsun İldeş Şengül’ü ve 1978-79 ders yılında öğrencim olan Prof. Dr. Hikmet Toprak’ı genç yaşta kaybetmenin üzüntüsünü her an yaşıyorum. Bölümümüzün web sayfasına girildiğinde ve öğretim elemanlarının hayat hikayeleri incelendiğinde, yurtiçinde ve dışında çok önemli araştırma ve uygulama projelerine imza attıkları görülecektir. Ayrıca Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen projelerde bu bölümün büyük katkısı olduğu görülecektir. Çevre Kanuna bağlı olarak çıkarılan Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği ve Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği bu bölüm tarafından hazırlanmıştır.

SU&ÇEVRE: Geriye dönüp baktığınızda, bu girişiminizle gurur duyduğunuz hususlar nelerdir? Sizi üzen hususlar var mıdır?

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Başkanlığını 1975 ve 1981 yılları arasında yaptığım ve Kurucu Meclis üyeliğine seçilmem nedeniyle başkanlığını bıraktığım bu bölümün ilk yıllarından bugüne gelişini düşününce yaptığım girişim ve atılımdan gurur duyduğumu söyleyebilirim. Yanında Almanya’da doktora çalışmamı yaptığım Prof. Dr. Dietrich Kehr’in söylediği gibi, “İnsan yaşlanıp da geriye dönüp baktığında, arkasında bıraktığı yeşillikleri görmesi gerekir”. Ben de şimdi 77 yaşında emekli bir hoca olarak 1975 yılında kurduğum bölümü hayatımın önemli yeşilliklerinden birisi olarak görüyorum ve bununla övünüyorum.

1986 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’ne öğretim üyesi olarak geçtim. Bu ayrılışımdan sonra Bölüm Başkanlığı odasında asılı bulunan, altında “Kurucu Bölüm Başkanımız” yazılı fotoğrafımın kaldırılması, birlikte yazdığımız bir kitabın benim bilgim dışında ismim çıkarılarak yeniden basılması ve Fakültemizin 25. yıl kutlamalarında basılan kitapta birçok bölümün kurucusunun ismi belirtilirken, bizim bölümün sahifelerinde yalnız 1975 yılında kurulduğunun yer alması beni üzdü. Fakat bunlar benim bölümüme karşı olan sevgimi azaltmadı. İnsan büyük uğraşılarla kurduğu bölümü nasıl unutur?..