TÜRK ALMAN KATI ATIK GÜNLERİ (TAKAG) TÜRKİYE’DE SÜRDÜREBİLİR KATI ATIK YÖNETİMİ- İSTANBUL ve ÇORUM ÖRNEĞİ

Prof. Dr.-Ing Ahmet Samsunlu

İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi (E)

44. T.C. Hükümeti İmar ve İskân Bakanı

BU YAYIM SUNUŞDAN YAZI HALİNE GETİRİLMİŞTİR

Not: Figürlerin, Tabloların ve Formüllerin daha yüksek çözünürlüklü görüntüleri için görsele sağ tıklayıp “resmi yeni sekmede aç” seçeneğini seçiniz

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 1   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

Sürdürülebilirlik-Yaşam Kalitesi

Sürdürülebilirlik Rio Konferansından beri bugün dünyanın en önemli konularının başında gelmektedir.

Sürdürülebilirliğin uygulanabildiği ülkelerde ve şehirlerde yaşam kalitesi oldukça yüksektir.

Örnek vermek gerekirse, Mercer araştırma kuruluşu tarafında yapılan bir araştırmada, dünyanın 215 kentinde çeşitli konuları incelenerek yaşam kalitesi belirlenmiştir.

Yaşam kalitesinin standart göstergeleri, sadece zenginlik ve istihdam değil, aynı zamanda yapılı çevrenin durumu, fiziksel ve ruhsal sağlık, eğitim, rekreasyon, boş zaman ve toplumsal aidiyet dahil olmak üzere birçok göstergedir.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 2   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

Çalışmada, yaşam kalitesi değerlendirilmesinin ilk 10 ‘unda yer alan ülkeler yerlerini korumakla beraber, kalkınmakta olan ülkelere ait şehirlerde yaşam kalitesi yıllar içinde olumsuz etkilenmiş ve bu ülkelerin şehirleri her yıl sürdürülen bu araştırmadaki yerleri daha aşağıya düşmüştür.

Örnek vermek gerekirse; Zürih, Viyana, Seattle, Sidney gibi şehirler ilk sıralarda yer alırken, Bağdat uzun bir süreden beri 215. olarak son sırada yer almaktadır.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 3   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 4   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

Bu ankette yer alan İstanbul ise 90’lı yıllarda 86. sırada iken 2008 yılında 114. sıraya gerilemiş bulunmaktadır.

Şehirlerde yaşam kalitesini etkileyen en önemli hususlardan birisi de o şehirlerde yaşayan nüfusun yıllar içinde artmasıdır. Kalkınmış ülkelerde nüfus artışı hemen hemen hiç değişmez iken, kalkınmakta olan ülkelerde nüfus hızla artmaktadır.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 5   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

  Dünyada Nüfus Artışı

Nüfusu 8 milyonu geçen şehirlerin dağılımı

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 6   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

1950 yılında kalkınmış ülkelerde 2 şehrin nüfusu 8 milyonu geçerken, kalkınmakta olan ülkelerde hiçbir şehrin nüfusu 8 milyon değildir. 2000 yılında ise kalkınmış ülkelerde 8 milyonu geçen şehir sayısı 6 olurken, kalkınmakta olan ülkelerde 22 şehrin nüfusu 8 milyonu geçmiştir.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 7   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 8   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 9   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 10   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

ŞEHİRLER ve SORUNLARI

Kalkınmakta olan ülkelerde bu nüfus artışı yalnız ismini saydığımız şehirlerde değil, ülkenin diğer şehirlerinde de hızla artmaktadır.

Şehirlerinin nüfusu hızlı artan kalkınmakta olan ülkelerde, her konuda sürdürülebilirlik, kalkınmış ülkelerdeki şehirlerle mukayese edilemeyecek durumdadır.

Dünya nüfusunun 2015 yılına kadar 7,2 milyara ulaşacağı ve hızlı kentleşme sonucu 2025 yılına kadar kentlerde yaşayan insan sayısının da bugünküne nazaran 2-3 katına ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Bu hızlı nüfus artışının doğal bir sonucu olan kentleşme ise başlı başına bir problem olmamakla birlikte, gelişigüzel ve plansız büyüme sonucu, kamusal alanların ve nehir kenarlarının zarar görmesi, hava ve su kirliliği ile katı atık oluşumu gibi birçok çevresel soruna sebebiyet vermektedir.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 11   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

Hızlı nüfus artışı, endüstriyel gelişme ve kentleşme gibi olgular, Türkiye’nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülke kentlerinde katı atık sorunlarını da beraberinde getirmiştir.

Bu sorunlar ise günümüze kadar kentlerde atık yönetiminde yaygın bir şekilde uygulanan toplama, taşıma ve depolamadan oluşan sistemin yetersiz kalmasına sebep olmuştur.

Tüm bu hizmetlerin maliyet ve sorumluluğu yerel yönetimlere düşmektedir. Ekonomik bakımdan çok yetersiz olan yerel yönetimler sürdürülebilir katı atık yönetimi planlaması ve uygulaması yapamamaktadırlar.

Her geçen gün artan katı atık miktarı karşısında zorlaşan katı atık yönetimi konusunda çözüm üretmek zorunda kalan yerel yönetimler hibe desteklerini aramakta ve işletim konularında çareyi özel sektör ile işbirliğinde bulmaktadırlar.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 12   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

ALMANYA’YA AİT BAZI KATI ATIK  DEĞERLERİ

Kalkınmış ülkelerde sürdürülebilir katı atık bertaraf yönetimi konusuna örnek olarak Almanya’yı incelediğimizde;

  • 82 milyon insanın katı atıkları kamu tarafından uzaklaştırılmaktadır.
  • Oluşan 50 milyon Mg/sene katı atığın %35-40 yakma tesislerinde, %20’si kompost ve fermentasyon tesislerinde, %35’i geri kazanım tesislerinde, %5-10 mekanik biyolojik tesislerde işlem görmektedir. İnşaat atıkları dışında hiçbir kentsel katı atık depolanmaktadır.
  • 4 kişilik bir aile yılda 100-250 Euro katı atık bertarafı için ödeme yapmaktadır.
  • İmalatta oluşan 17 Mg/sene tehlikeli atığın %21’i madde olarak kullanılmaktadır. %16’sı kimyasal ve fiziksel işlem görmektedir. %27’si tehlikeli atık depolama tesislerine, %2’si yer altı depolama tesislerine, %24’ü ara depolama tesislerine götürülmektedir. %10’da yakılmaktadır.
  • Bulaşıcı olan tüm hastane atıkları yakılmaktadır. Bunun dışında kalanlar diğer katı atıklar gibi işlem görmektedirler.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 13   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

TÜRKİYE’YE AİT BAZI KATI ATIK  DEĞERLERİ

Kalkınmakta olan ülkelerde sürdürülebilir katı atık bertaraf yönetimi konusuna örnek olarak Türkiye’yi incelediğimizde;

  • Türkiye’de 2014 yılı başında 3225 belediye bulunmaktadır. Bu belediye sayısını, 16 büyükşehir, 65 il,914 ilçe, 2230 belde oluşturmaktadır. (2014 yılında yapılan bir kanun değişikliğiyle bu sayı 1389’a düşmüştür.)
  • 58 yerleşimde 80 düzenli depolama ve kompost tesisi tesisi bulunmaktadır. 1078 belediyede 53.824.082 milyon nüfusun oluşturduğu 27.766.673 ton katı atık burada bertraf edilmektedir.
  • Kompost tesisleri, İstanbul, Antalya, Denizli, İzmir, Kuşadası(pilot tesis), Çanakkale(pilot tesis), Kütahya (pilot tesis), Amasya(pilot tesis) belediyelerince kurulmuştur. Biyometanizasyon Tesisleri ise Ankara,Adana,Sakarya-Pamukova,Kocaeli belediye tesislerinde bulunmaktadır.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 14   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

  • TÜİK 2012 verilerine göre oluşan çöpün %37,8’i vahşi depolama, % 59,9 düzenli depolama tesislerine gönderilmektedir.
  • Tehlikeli atık bertaraf tesisleri 356 olup bunlar 313 yakma, 7 arazide depolama, 36 madde kazanımı tesisidir.
  • Mevcut Çevre Temizlik Vergisi: 15-20 $/hane.yıl (20-30) TL/hane.yıl olup katı atık için herhangi bir ödeme yapılmamaktadır.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 15   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 16   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 17   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 18   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ VE KATI ATIKLAR İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR

Ülkemizle Avrupa Birliği arasında aday ülkelik görüşmelerin başlaması ve çevre faslının açılması nedeniyle çevre konusunda yapılan çalışmalar hızlanmıştır.

Avrupa Birliğine aday ülke olarak kabulümüz neticesinde, Türkiye’nin çevre konularının AB seviyesine getirilmesi hedeflenmiştir.

Bunu sağlamak için 2007-2023 yılları arasında Türkiye’nin çevre ile ilgili durumunun AB’nin istediği seviyelere getirilebilmesi için 68 milyar Avro yatırım yapılması gerekmektedir. Bunun % 22’si de Avrupa Birliği’nce hibe olarak verilecektir.

2007-2023 yılları arasında yapılacak toplam 68 milyar Avro çevre yatırımlarının sektörlere dağılımına bakıldığında, su sektörünün yüzde 58, endüstriyel kirlilik sektörünün yüzde 25, katı atık sektörünün yüzde 16, hava sektörünün de yüzde 0,7 ve doğa koruma sektörünün yüzde 0,4 ağırlığa sahip olduğu görülmektedir.

2005 yılında hazırlanan ‘’AB ile Uyumlu Entegre Atık Yönetimi Planı’’ dikkate alınarak hazırlanan ‘’Atık Yönetimi Eylem Planı (2008-2012)’’ Çevre ve Orman Bakanlığınca yayınlanmıştır.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 19   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

Burada öngörülen planlama çalışmalarına göre belediyelerden entegre atık yönetim planlarını hazırlamaları istenmektedir.

Bu planda ülkemizin 136 katı atık depolama bölgesine ayrılması kararlaştırılmıştır.

Bu bölgelerde yer alan belediyelerin bir araya gelerek ‘’ Belediye Birlikleri’’ kurması öngörülmüştür.

‘’Atık Yönetimi Eylem Planına (2008-2012)’’ göre organik atık (biyobozunur) azaltımında, 2005 yılında düzenli depolama alanlarına gönderilen organik atık miktarı baz alınarak depolanacak organik atık miktarının;

2015 → % 25

2018 → % 50

2025 → % 65

Oranında azaltılması öngörülmüş olmasına rağmen bu yolda atılan adımlar çok kısıtlıdır.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 20   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

İSTANBUL ÖRNEĞİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir kuruluşu olarak İSTAÇ (İstanbul Çevre Koruma ve Atık Maddeleri Değerlendirme Sanayi ve Ticaret A.Ş.) , kurulduğu 1994 yılından itibaren İstanbul’da sürdürülebilir katı atık yönetiminin uygulayıcısı olmuştur.

İstanbul Büyükşehir statüsünde yer aldığından maddi imkânları müsaittir. İstanbul gibi bir şehir için gerekli olan tesislerinin önemli bir kısmını kurmuştur. Türkiye’deki tüm belediyelere örnek teşkil etmektedir.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 21   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 22   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

İSTAÇ, atık yönetimi faaliyetleri kapsamında; evsel ve tıbbi atıkların bertarafı, ambalaj atıklarının geri dönüşümü, inşaat ve hafriyat atıklarının yönetimi, düzenli depolama sahaları kurulumu ve işletilmesi, çöp sızıntı suyu arıtılması, çöp gazından elektrik üretimi, gemilerden ve deniz yüzeyinden atıkların toplanması ve bertarafı, kıyı, ana arter, meydan ve caddelerin temizliği, dere ağzı çamur tarama ve ıslah çalışmaları, organik atıklardan kompost üretimi ve geri kazanımı çalışmalarını yürütmektedir. Burada belirtilen tesislerin güzel örnekleri şekilde görüldüğü gibi İstanbul’da mevcuttur.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 23   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

Tehlikeli atıklar, İstanbul yakınında bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tesislerine gönderilmektedir. İstanbul’un büyük sorunu olan atık çamur yakma ve katı atık geri kazanım tesisleri planlama safhasındadır.

İSTAÇ gerçekleştirdiği bütün faaliyetlerinde AB Çevre Mevzuatı ile uyumlu Entegre Katı Atık Yönetimi Stratejik Planını esas almaktadır.

İstanbul için hazırlanan Çevre Yönetimi Stratejik Planı, Ulusal Mevzuatı ve AB direktifleri kapsamında AB uyum sürecindeki hedefleri belirtmektedir.

Bu hedeflere ulaşmak için, (Reduction) Kaynağında Atığın Oluşumunu Önleme Ve Azaltma, (Re-Use) Tekrar Kullanım, (Recycling) Geri Dönüşüm, (Recovery) Geri Kazanım ve nihai noktada insan sağlığı ve çevre üzerine olan olumsuz etkiyi en aza indirgeyecek şekilde (Disposal) Bertaraf işlemlerini uygulamaktadır.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 24   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

ÇORUM ÖRNEĞİ

Çorum Merkez, uzun yıllardan beri şehre 13 km uzaklıkta olan ve Celilkırı olarak isimlendirilen bölgede katı atıklarını düzensiz (vahşi ) depolanmaktadır.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 25   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

2005 yılında hazırlanan ‘’AB ile Uyumlu Entegre Atık Yönetimi Planına’’ göre Çorum şehri 2 bölgeye ayrılmıştır.

Bu bölgeler şunlardır; I. Bölge ( Çorum Merkez ve 6 ilçe),2. Bölge (7 ilçe ). Bu master plana göre kurulması istenen Çorum Belediyesi ve diğer 6 belediye bir araya gelmiş ve Çorum Belediyesi’nin yürütücülüğünde istenen Belediyeler Birliğini kurmuştur.

IPA desteğini sağlayan Birlik, 2006 da avam projesini hazırlatmıştır. Katı atık bertaraf tesisinin hazırlanan uygulama projesi esas alınarak 2013 yılında ihalesi yapılmıştır. Bu ihale rekabet oluşmadığı için AB delegasyonunca onanmamıştır. İhale dosyaları tamamlanarak 2015 yılında tekrar ihale edilmiştir. Bu ihalenin Avrupa Birliği tarafından tasdiki beklenmektedir. 10 yıla yakın bir süreden beri bir neticeye ulaşılamamıştır.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 26   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

Proje teklifine göre tahmini yatırım bedeli 22,4 milyon Avro olup bunun 15,6 milyon Avrosu ( %69,6) AB hibesi( IPA), kalan miktarın % 40’ı ( 2,7 milyon Avro) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca karşılanacaktır. Geri kalan miktar (4,1 milyon Avro) İller Bankasına borçlanılarak Birlik üyesi belediyelerce karşılanacaktır.

Projenin temel bileşenlerinden önemlileri şunlardır; Düzenli Depolama Sahası inşaatı,4 adet transfer istasyonu inşaatı, Geri Dönüşüm Merkezi, Pilot Kompost tesisi inşaatı, Malzeme Ayrıştırma Tesisi, Sızıntı suyu ön arıtma tesisi inşaatı ve mevcut arıtma tesisine bağlanması, 7 adet çöp sahasını rehabilitasyonu ve 37 çöp sahasının kapatılması, oluşan gazın toplanması ve bertaraf edilmesi

Tıbbi Atıklar ise 2007 yılında AB hibe programları desteği ile Çorum İl Özel İdaresince yaptırılmış olan ve işletilmesi Çorum Belediyesine verilen 5 ton kapasiteli Kardelen Tıbbi Atık Sterilizasyon tesisinde işlem görmektedirler. 2013 yılında bu tesis Belediyeye satılmıştır.

Çorum’da 13 adet tehlikeli atık üreten tesis tespit edilmiştir. Tehlikeli atık taşıması için 2 adet firmaya ait, 6 adet araca da tehlikeli atık taşıma lisansı verilmiştir.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 27   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

IPA

IPA’nın temel amacı aday ülkenin AB’ye üye olma yolundaki ihtiyaç ve önceliklerine hizmet eden program ve projelerin desteklenmesidir.

Bu yardımdan kişi bası milli gelir seviyesi ülke ortalamasının % 75’inin altında kalan bölgeler yararlanabilmektedir.

IPA kapsamında 2007-2013 yılları itibarıyla bütçelenen toplam fon 11,5 milyar avrodur. Bu tutarın 4,9 milyar avrosu Türkiye için tahsis edilmiştir.

Çevre ile ilgili yatırımların 2007-2013 toplam bütçesi 802,9 Milyon Avro (682,5 Milyon Avro AB Katkısı + 120,4 Milyon Avro Ulusal Katkısı). Bu çevre ile ilgili yatırımların öncelik sıraları aşağıda verilmiştir.

Öncelik 1 (545,3 M Avro): Su temini, kanalizasyon ve atık su arıtımının iyileştirilmesi

Öncelik 2 (231,9 M Avro): Entegre katı atık yönetiminin iyileştirilmesi

Öncelik 3 (25,7 M Avro): Teknik Yardım

IPA 2007-2013 listesinde yer alan projelerin sayısı 83’tür. Çorum Katı Atık Tesisi, IPA desteği ile inşa edilecektir.

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 28   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••   Yansı 29   •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

SONUÇ

Ülkemizde tüm belediyelerde, hazırlanan ATIK YÖNETİMİ EYLEM PLANI’na göre sürdürülebilir katı atık bertarafının sağlanabilmesi için belediyelerin İSTAÇ örneğinde olduğu gibi IPA desteği olmadan da proje yapmaları, ihale etmeleri ve tesisleri kurmaları sağlanmalıdır. Bunun için buralarda yaşayanların ürettikleri katı atık miktarına bağlı olarak içme suyu ücreti gibi aylık veya yıllık bir ücret ödemeleri sağlanmalıdır.

Çorum örneğinden de görüldüğü gibi büyükşehirler dışında kalan belediyeler mevcut gelirleri ile bu tesisleri kendi imkânları ile kuramamaktadır. Belediye gelirlerinin yükseltilmesi gerekmektedir. Sürdürülebilir katı atık bertarafı düzgün bir yönetim gerektirdiği gibi finansal şartların sağlanmasına da bağlıdır.

Leave a Comment.