Türkiye’de Sürdürülebilir Katı Atık Yönetimi – İstanbul ve Çorum Örnekleri(*)

Yorum

Türkiye’de Sürdürülebilir Katı Atık Yönetimi – İstanbul ve Çorum Örnekleri(*)

Sürdürülebilirlik, Rio Konferansı’ndan beri dünyanın en önemli konularının başında gelmektedir. Sürdürülebilirliğin uygulanabildiği ülkelerde ve şehirlerde yaşam kalitesi oldukça yüksektir. Örnek vermek gerekirse, Mercer araştırma kuruluşu tarafında yapılan bir araştırmada, dünyanın 215 kentinde çeşitli konular incelenerek yaşam kalitesi belirlenmiştir.
Yaşam kalitesinin standart göstergeleri sadece zenginlik ve istihdam değil, aynı zamanda yapılı çevrenin durumu, fiziksel ve ruhsal sağlık, eğitim, rekreasyon, boş zaman ve toplumsal aidiyet dahil olmak üzere birçok göstergedir. Sözkonusu çalışmada, yaşam kalitesi değerlendirilmesinin ilk 10’unda yer alan ülkeler yerlerini korumakla beraber, kalkınmakta olan ülkelere ait şehirlerde yaşam kalitesi yıllar içinde olumsuz etkilenmiş ve bu şehirlerin her yıl sürdürülen bu araştırmadaki yerleri daha aşağıya düşmüştür. Örnek vermek gerekirse Zürih, Viyana, Seattle ve Sidney gibi şehirler ilk sıralarda yer alırken, Bağdat çok uzun bir süreden beri 215’inci olarak son sırada yer almaktadır. Bu ankette yer alan İstanbul ise 90’lı yıllarda 86’ncı sıradayken, 2008 yılında 114’üncü sıraya gerilemiş bulunmaktadır.
Şehirlerde yaşam kalitesini etkileyen en önemli hususlardan birisi de o şehirlerde yaşayan nüfusun yıllar içinde artmasıdır. Kalkınmış ülkelerde nüfus artışı hemen hemen hiç değişmezken, kalkınmakta olan ülkelerde nüfus hızla artmaktadır.
1950 yılında kalkınmış ülkelerde 2 şehrin nüfusu 8 milyonu geçerken, kalkınmakta olan ülkelerde hiçbir şehrin nüfusu 8 milyon değildir. 2000 yılında ise kalkınmış ülkelerde 8 milyonu geçen şehir sayısı 6 olurken, kalkınmakta olan ülkelerde 22 şehrin nüfusu 8 milyonu geçmiştir.

Şehirler ve Sorunları
Kalkınmakta olan ülkelerde bu nüfus artışı yalnız ismini saydığımız şehirlerde değil, ülkenin diğer şehirlerinde de hızla artmaktadır. Şehirlerinin nüfusu hızlı artan kalkınmakta olan ülkelerde, her konuda sürdürülebilirlik, kalkınmış ülkelerdeki şehirlerle mukayese edilemeyecek durumdadır.
Dünya nüfusunun 2015 yılına kadar 7,2 milyara ulaşacağı ve hızlı kentleşme sonucu 2025 yılına kadar kentlerde yaşayan insan sayısının da bugünküne nazaran 2-3 kat artacağı tahmin edilmektedir. Bu hızlı nüfus artışının doğal bir sonucu olan kentleşme ise başlı başına bir problem olmamakla birlikte gelişigüzel ve plansız büyüme sonucu kamusal alanların ve nehir kenarlarının zarar görmesi, hava ve su kirliliği ile katı atık oluşumu gibi birçok çevresel soruna sebebiyet vermektedir.
Hızlı nüfus artışı, endüstriyel gelişme ve kentleşme gibi olgular, Türkiye’nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülke kentlerinde katı atık sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlar ise günümüze kadar kentlerde atık yönetiminde yaygın bir şekilde uygulanan toplama, taşıma ve depolamadan oluşan sistemin yetersiz kalmasına sebep olmuştur. Tüm bu hizmetlerin maliyet ve sorumluluğu yerel yönetimlere düşmektedir. Ekonomik bakımdan çok yetersiz olan yerel yönetimler, sürdürülebilir katı atık yönetimi planlaması ve uygulaması yapamamaktadırlar. Her geçen gün artan katı atık miktarı karşısında zorlaşan katı atık yönetimi konusunda çözüm üretmek zorunda kalan yerel yönetimler, hibe desteklerini aramakta ve işletim konularında çareyi özel sektör ile işbirliğinde bulmaktadırlar.

Almanya ve Türkiye’de Katı Atık Değerleri
Kalkınmış ülkelerde sürdürülebilir katı atık bertaraf yönetimi konusuna örnek olarak Almanya’yı incelediğimizde;
– 82 milyon insanın katı atıkları kamu tarafından uzaklaştırılmaktadır.
– Oluşan 50 milyon Mg/sene katı atığın %35-40 yakma tesislerinde, %20’si kompost ve fermentasyon tesislerinde, %35’i geri kazanım tesislerinde, %5-10 mekanik biyolojik tesislerde işlem görmektedir.
– İnşaat atıkları dışında hiçbir kentsel katı atık depolanmamaktadır.
– 4 kişilik bir aile yılda 100-250 euro katı atık bertarafı için ödeme yapmaktadır.
– İmalatta oluşan 17 Mg/sene tehlikeli atığın %21’i madde olarak kullanılmaktadır. %16’sı kimyasal ve fiziksel işlem görmektedir. %27’si tehlikeli atık depolama tesislerine, %2’si yer altı depolama tesislerine, %24’ü ara depolama tesislerine götürülmektedir. %10’da yakılmaktadır.

– Bulaşıcı olan tüm hastane atıkları yakılmaktadır. Bunun dışında kalanlar diğer katı atıklar gibi işlem görmektedirler.
Kalkınmakta olan ülkelerde sürdürülebilir katı atık bertaraf yönetimi konusuna örnek olarak Türkiye’yi incelediğimizde;
– Türkiye’de 2014 yılı başında 3225 belediye bulunmaktadır. Bu belediye sayısını 16 büyükşehir, 65 il, 914 ilçe ve 2230 belde oluşturmaktadır.
– 58 yerleşimde 80 düzenli depolama ve kompost tesisi bulunmaktadır. 1078 belediyede 53.824.082 milyon nüfusun oluşturduğu 27.766.673 ton katı atık burada bertaraf edilmektedir. Kompost tesisleri İstanbul, Antalya, Denizli, İzmir, Kuşadası (pilot tesis), Çanakkale (pilot tesis), Kütahya (pilot tesis), Amasya (pilot tesis) belediyelerince kurulmuştur. Biyometanizasyon tesisleri ise Ankara, Adana, Sakarya-Pamukova, Kocaeli belediye tesislerinde bulunmaktadır.
– TUİK 2012 verilerine göre oluşan çöpün %37,8’i vahşi depolama, % 59,9 düzenli depolama tesislerine gönderilmektedir.
– Tehlikeli atık bertaraf tesisleri 313 olup, bunlar 33 yakma, 7 arazide depolama, 36 madde kazanımı tesisidir.
– Mevcut Çevre Temizlik Vergisi: 15-20 dolar/hane.yıl olup, katı atık için herhangi bir ödeme yapılmamaktadır.
Türkiye’nin AB Üyeliğiyle Katı Atıklar ile İlgili Çalışmalar
Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ülkemizle Avrupa Birliği arasında aday ülkelik görüşmelerinin başlaması ve çevre faslının açılması nedeniyle çevre konusunda yapılan çalışmalar hızlanmıştır. Birliğe aday ülke olarak kabulümüz neticesinde, Türkiye’nin çevre konularının AB seviyesine getirilmesi hedeflenmiştir. Bunu sağlamak için 2007-2023 yılları arasında çevre için 68 milyar euro yatırım yapılması gerekmektedir.
Bunun yüzde 22’si de Avrupa Birliği’nce hibe olarak verilecektir. 2007-2023 yılları arasında yapılacak toplam 68 milyar euro çevre yatırımlarının sektörlere dağılımına bakıldığında, su sektörünün yüzde 58, endüstriyel kirlilik sektörünün yüzde 25, katı atık sektörünün yüzde 16, hava sektörünün de yüzde 0,7 ve doğa koruma sektörünün yüzde 0,4 ağırlığa sahip olduğu görülmektedir.

Yapılan çalışmalar kapsamında, “Atık Yönetimi Eylem Planı (2008-2012)” yayınlanmıştır. Burada öngörülen planlama çalışmalarına göre belediyelerden entegre atık yönetim planlarını hazırlamaları istenmektedir. Bu planda ülkemizin 136 katı atık depolama bölgesine ayrılması kararlaştırılmıştır. Bu bölgelerde yer alan belediyelerin biraraya gelerek “Belediye Birlikleri” kurması öngörülmüştür.
2005 yılında hazırlanan “Avrupa Birliği ile Uyumlu Entegre Atık Yönetimi” projesinde organik atık (biyobozunur) azaltımında, 2005 yılında düzenli depolama alanlarına gönderilen organik atık miktarı baz alınarak depolanacak organik atık miktarının
2015 → % 25
2018 → % 50
2025 → % 65
oranında azaltılması öngörülmüştür.
İstanbul Örneği
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir kuruluşu olarak İSTAÇ, kurulduğu 1994 yılından itibaren İstanbul’da sürdürülebilir katı atık yönetiminin uygulayıcısı olmuştur. İstanbul Büyükşehir statüsünde olduğu için maddi imkânları müsait olduğundan tesislerinin önemli bir kısmını kurmuştur. Türkiye’deki tüm belediyelere örnek teşkil etmektedir.
İSTAÇ, atık yönetimi faaliyetleri kapsamında evsel ve tıbbi atıkların bertarafı, ambalaj atıklarının geri dönüşümü, inşaat ve hafriyat atıklarının yönetimi, düzenli depolama sahaları kurulumu ve işletilmesi, çöp sızıntı suyu arıtılması, çöp gazından elektrik üretimi, gemilerden ve deniz yüzeyinden atıkların toplanması ve bertarafı, kıyı, ana arter, meydan ve caddelerin temizliği, dere ağzı çamur tarama ve ıslah çalışmaları, organik atıklardan kompost üretimi ve geri kazanımı çalışmalarını yürütmektedir. Burada belirtilen tesislerin güzel örnekleri İstanbul’da mevcuttur. Tehlikeli atıklar, İstanbul yakınında bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tesislerine gönderilmektedir. İstanbul’un büyük sorunu olan atık çamur yakma ve katı atık geri kazanım tesisleri planlama safhasındadır.
İSTAÇ gerçekleştirdiği bütün faaliyetlerinde AB Çevre Mevzuatı ile uyumlu Entegre Katı Atık Yönetimi Stratejik Planını esas almaktadır. İstanbul için hazırlanan Çevre Yönetimi Stratejik Planı, Ulusal Mevzuatı ve AB direktifleri kapsamında AB uyum sürecindeki hedefleri belirtmektedir. Bu hedeflere ulaşmak için (Reduction) Kaynağında Atığın Oluşumunu Önleme ve Azaltma, (Re-Use) Tekrar Kullanım, (Recycling) Geri Dönüşüm, (Recovery) Geri Kazanım ve nihai noktada insan sağlığı ve çevre üzerine olan olumsuz etkiyi en aza indirilecek şekilde Bertaraf (Disposal) işlemlerini uygulamaktadır.
Çorum Örneği
Çorum Merkez, uzun yıllardan beri şehre 13 km uzaklıkta olan ve Celilkırı olarak isimlendirilen bölgede katı atıklarını düzensiz (vahşi) depolamaktadır. 2005 yılında hazırlanan Katı Atık Master Planı’na göre Çorum şehri 2 bölgeye ayrılmıştır. Bu bölgeler şunlardır: I. Bölge (Çorum Merkez ve 6 ilçe), 2. Bölge (7 ilçe). Bu master plana göre kurulması istenen Çorum Belediyesi ve diğer 6 belediye biraraya gelmiş ve Çorum Belediyesi’nin yürütücülüğünde istenen Birliği kurmuştur.
IPA desteğini sağlayan Birlik, 2006 yılında avan projesini hazırlatmıştır. Katı atık bertaraf tesisinin hazırlanan uygulama projesi esas alınarak 2013 yılında ihalesi yapılmıştır. Bu ihale, rekabet oluşmadığı için AB delegasyonunca onanmamıştır. İhale dosyaları tamamlanarak 2015 yılında tekrar ihale edilmiştir. Bu ihalenin Avrupa Birliği tarafından tasdiki beklenmektedir.

Çorum Örneği
Proje teklifine göre tahmini yatırım bedeli 22,4 milyon euro olup, bunun 15,6 milyon euro’su (%69,6) AB hibesi (IPA), kalan miktarın %40’ı (2,7 milyon euro) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca verilecektir. Geri kalan miktar (4,1 milyon euro) İller Bankası’na borçlanılarak Birlik üyesi belediyelerce karşılanacaktır.
Projenin temel bileşenlerinden önemlileri şunlardır: Düzenli depolama sahası inşaatı, 4 adet transfer istasyonu inşaatı, geri dönüşüm merkezi, pilot kompost tesisi inşaatı, malzeme ayrıştırma tesisi, sızıntı suyu ön arıtma tesisi inşaatı ve mevcut arıtma tesisine bağlanması, 7 adet çöp sahasının rehabilitasyonu ve 37 çöp sahasının kapatılması, oluşan gazın toplanması ve bertaraf edilmesi. Tıbbi atıklar ise 2007 yılında AB hibe programları desteğiyle Çorum İl Özel İdaresince yaptırılmış olan ve işletilmesi Çorum Belediyesi’ne verilen 5 ton kapasiteli Kardelen Tıbbi Atık Sterilizasyon tesisinde işlem görmektedir.
Çorum’da 13 adet tehlikeli atık üreten tesis tespit edilmiştir. Tehlikeli atık taşıması için 2 adet firmaya ait, 6 adet araca da tehlikeli atık taşıma lisansı verilmiştir.
IPA
IPA’nın temel amacı, aday ülkenin AB’ye üye olma yolundaki ihtiyaç ve önceliklerine hizmet eden program ve projelerin desteklenmesidir. Bu yardımdan kişi bası milli gelir seviyesi ülke ortalamasının % 75’inin altında kalan bölgeler yararlanabilmektedir.
IPA kapsamında 2007-2013 yılları itibariyle bütçelenen toplam fon 11,5 milyar euro’dur. Bu tutarın 4,9 milyar euro’su Türkiye için tahsis edilmiştir.
Çevre ile ilgili yatırımların 2007-2013 toplam bütçesi 802,9 milyon euro (682,5 milyon euro AB Katkısı + 120,4 milyon euro ulusal katkısı). Bu çevre ile ilgili yatırımların öncelik sıraları aşağıda verilmiştir.
Öncelik 1 (545,3 milyon euro): Su temini, kanalizasyon ve atıksu arıtımının iyileştirilmesi
Öncelik 2 (231,9 milyon euro): Entegre katı atık yönetiminin iyileştirilmesi
Öncelik 3 (25,7 milyon euro): Teknik Yardım
IPA 2007-2013 listesinde yer alan projelerin sayısı 83’tür. Çorum Katı Atık Tesisi, IPA desteği ile inşa edilecektir.
Sonuç
Ülkemizde tüm belediyelerde, hazırlanan ATIK YÖNETİMİ EYLEM PLANI’na göre sürdürülebilir katı atık bertarafının sağlanabilmesi için belediyelerin İSTAÇ örneğinde olduğu gibi IPA desteği olmadan da proje yapmaları, ihale etmeleri ve tesisleri kurmaları sağlanmalıdır. Bunun için buralarda yaşayanların ürettikleri katı atık miktarına bağlı olarak içme suyu ücreti gibi bir ücret ödemeleri sağlanmalıdır.
Çorum örneğinden de görüldüğü gibi büyükşehirler dışında kalan belediyeler, mevcut gelirleri ile bu tesisleri kendi imkânlarıyla kuramamaktadır. Belediye gelirlerinin yükseltilmesi gerekmektedir. Sürdürülebilir katı atık bertarafı düzgün bir yönetim gerektirdiği gibi finansal şartların sağlanmasına da bağlıdır.
Kaynakça
• T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Atık Yönetimi Eylem Planı (2008-2012), Mayıs-2008, Ankara
• Öztürk. İ., (2010) AB ile Uyumlu Entegre Atık Yönetimi, İTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü
• Çevre Bilimleri, Çevre Gönüllüleri Derneği yayını. Editör Prof. Dr. Ahmet Samsunlu, 340 Sayfa, İstanbul 2004.
• Varır. A (2015), Türkiye’de Sürdürülebilir Atık Yönetimi, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ankara
• Kranert. M.,(2015) bilgi notu
• Tuncel, Z., (2015) bilgi notu
• http://tr.germanwaterpartnership.de/fileadmin/pdfs/tuerkei/turkish_gwp_day_2012/10_morali_ipa_tr.pdf E. Kaan Morali
• http://www.ipa.gov.tr/Project-Details/corum%20solid%20waste%20management/21
• http://www.istac.com.tr/