Hava Kirlenmesi Araştırmaları ve Denetimi Türk Milli Komitesi

Yorum & Röportaj

Daha önceki yazılarımda sizlere “Çevre” konusunda çalısan sivil toplum kuruluslarını tanıtmıstım… Türkiye’de üç üniversite bünyesinde kurulmus olan “Türk Milli Komiteleri”ni ve faaliyetlerini, ilgili komitelerin baskanlarıyla yaptıgım röportajlarla tanıtmanın önemli oldugunu düsünüyorum… Temmuz ayı sayısındaki yazımda, Su Kirlenmesi Arastırmaları ve Kontrolü Türk Milli Komitesi (SKATMK)’ni, Komite’nin Baskanı Prof. Dr. Rüya Taslı Toraman ve Genel Sekreteri Doç. Dr. Özlem Karahan ile yaptıgım röportajla sizlere tanıtmıstım. Agustos sayısındaki yazımda Katı Atık Kirlenmesi Arastırma ve Denetimi Türk Milli Komitesi (KAKAD) ile devam etmis ve KAKAD’ın faaliyetlerini, Komite’nin Baskanı Prof. Dr. Günay Kocasoy’la konusmustum. Bu sayıdaysa Hava Kirlenmesi Arastırmaları ve Denetimi Türk Milli Komitesi (HKADTNK) Baskanı Prof. Dr. Abdurrahman Bayram ile yaptıgım röportajı sizlerle paylasıyorum. Ilk iki röportajda ilgilileri bizzat ziyaret etmistim. Bu röportajı ise, Prof. Bayram’ın Izmir’de bulunması nedeniyle telefon ve internet kullanarak gerçeklestirdim…

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Öncelikle, yıllar sonra eski bir ögrencimle böyle bir röportaj yapmaktan büyük mutluluk ve gurur duydugumu söylemek istiyorum… Hava Kirlenmesi Arastırmaları ve Denetimi Türk Milli Komitesi hakkında bilgi alabilir miyim?

PROF. DR. ABDURRAHMAN BAYRAM: Hava Kirlenmesi Arastırmaları ve Dene-timi Türk Milli Komitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi emekli ögretim üyelerinden Prof. Dr. Aysen Müezzinoglu baskanlıgında ODTÜ, ITÜ, Bogaziçi Üniversitesi, Istanbul Üniversitesi’nden, bu alanda çalısan hocalarımızın destegiyle 1992 yılında kurulmuştur. 30 Aralık 1992 tarih ve 21451 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik ile Milli Komitenin merkezi Dokuz Eylül Üniversitesi olarak belirlenmiştir.

Milli Komitenin en temel görevi, hava kirlenmesi ve kontrolü konusundaki arastırmaların tesvik edilmesi, bu alanda çalısan kisi, kurum ve kurulus lar arasında işbirliğinin sağlanmasıdır. Bu işbirliği çalışmaları ile hedefimiz, ülkemizde hava kalitesi seviyelerinin iyileştirilmesidir. Hava kirliliği problem­leri, küçük bir işletmenin yakın çevresini etkilemesi gibi yerel bir boyuttan iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi tüm dünyanın etkilendiği küresel boyuta ulaşabilmektedir. Bu kirliliğin azaltıl­ması için sadece ulusal değil, uluslara­rası işbirliği gerekmektedir. Bu amaçla, diğer görevimiz de, işbirliği çalışmala­rını uluslararası düzeye taşımak, dün­yada benzer kuruluşların üye olduğu birliklere üye olarak ülkemizi temsil etmektir.

Çalışmalarımızı gerçekleştirirken kamu – üniversite – sanayi işbirliğine önem veriyoruz ve tüm etkinlikleri­mizde üniversitelerdeki araştırıcılarla kamudaki karar alıcıları ve sanayideki uygulayıcıları biraraya getiriyoruz. Bunun için ulusal ve uluslararası sem­pozyumlar düzenlemekteyiz. 1997, 2001, 2005 ve 2012 yıllarında düzen­lenen “Air Quality Management” isimli uluslararası kongreler bir markaya dönüşmüştür. 1999 yılında başlayan ulusal kongreleri de 2003, 2008, 2010, 2013, 2015 yıllarında bir üniversitemizin ortaklığında farklı şehirlerde gerçekleş­tirdik. Bir seriye dönüşen bu organi­zasyonunun yedincisi olan “HKK-2017” 1-3 Kasım 2017 tarihlerinde Antalya’da Akdeniz Üniversitesi ile birlikte yapı­lacaktır.

Çalışmalarımızı gerçekleştirirken kamu-üniversite-sanayi işbirliğine önem veriyoruz ve tüm etkinliklerimizde üniversitelerdeki araştırıcılarla kamudaki karar alıcıları ve sanayideki uygulayıcıları biraraya getiriyoruz.

Bu sempozyumlarda hava kirletici­ler ve kaynakları, hava kirliliği kontrol teknolojileri, hava kalitesinin izlenmesi ve modellenmesi, hava; toprak ve su ara kesitlerinde kirletici taşınımı, koku emisyonları ve azaltma teknikleri, hava kalitesi yönetimi, emisyon envanterleri, yerel ve küresel sorunlar, enerji üre­timi ve enerji verimliliği, karbon tica­reti gibi konularda bilimsel çalışmalar sunulmaktadır. 1999 yılındaki sempoz­yumda 40 bildiri sunulurken, son sem­pozyumda bildiri sayısı yüzü aşmıştır. Bu durum, ülkemizde hava kirliliği ve kontrolü konusundaki araştırmaların arttığının göstergesidir. Bir diğer tespitimiz, eskiden sadece üniversitelerde akademisyenler tarafından yapılan bu araştırmaların bugün kamu kurumları ile özel sektördeki firmalar tarafından da yapılması ve araştırma sonuçlarının bu sempozyumlarda akademisyenler ile paylaşılmasıdır.

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Su Kirlenmesi Araştırmaları ve Kontrolü Türk Milli Komitesi IWA ile, Katı Atık Kirlenmesi Araştırma ve Denetimi Türk Milli Komitesi ISWA ile çalışıyor… Sizin birlikte çalıştığınız uluslararası kurum hangisi?

PROF. DR. ABDURRAHMAN BAYRAM: Biz, Yönetmeliğimizde de belirtildiği gibi diğer ülkelerde benzer kuruluşla­rın da üye olduğu tüm dünyadaki üst birlik olan “IUAPPA-International Union of Air Pollution Prevention and Envi­ronmental Protection Associations” üyesiyiz. Bununla birlikte Avrupa ülke­lerinin üye olduğu “EFCA-European Federation of Clean Air and Environ­mental Protection Associations”a da üyeyiz. Ülkemizi bu birliklerin resmi toplantılarında ve etkinliklerinde temsil ediyor, etkinlikleri üyelerimizle paylaşı­yoruz. Uluslararası toplantılarımız aynı zamanda IUAPPA’nın organizasyonu olarak geçmektedir.

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Komi­tenin maddi açıdan durumu nedir? Üni­versite destek sağlıyor mu?

PROF. DR. ABDURRAHMAN BAYRAM: Milli Komiteler, YÖK veya üniversite­lerden bütçe almayan dernek benzeri sivil toplum örgütleri olduğu için gelir kaynakları üye aidatları ile etkinlikler­den elde edilen gelirlerdir. Üniversi­temizden bir bütçe almıyoruz, ancak etkinliklerimizde üniversitemizin ola­naklarından yararlanıyoruz. Ofisimiz Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühen­disliği Bölümü’nde olduğu için Bölüm olanaklarından yararlanıyor, üyelerimiz ve öğrencilerimizden destek alıyoruz.

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Bugüne kadar yapmış olduğunuz faa­liyetlerden biraz daha bahsedebilir misin?

PROF. DR. ABDURRAHMAN BAYRAM: Temel hedefimiz, ülkemizde hava kir­liliği ve kontrolü konusunda çalışan­lar arasında işbirliği olduğu için ulusal sempozyumlara büyük önem veriyoruz. Komitemiz tarafından düzenlenen sem­pozyumlarda sunulan bildiri sayısı ve bildirilerin kalitesi sürekli artmaktadır. Artık üniversiteler kendileri hava kirliliği konusunda sempozyum düzenlemeyip bu seriye ev sahipliği yapmak için yarı­şıyorlar. Örneğin HKK2017 için üç ayrı başvuru vardı.

Uluslararası sempozyumlarda katı­lımcı sayısı 250-400 arasında değiş­mekteydi. Bu alanda en prestijli organi­zasyon UIAPPA tarafından düzenlenen “Clean Air Congress” serisidir. Düzen­lediğimiz bölgesel toplantılardan sonra hedefimiz, bu organizasyona ev sahip­liği yapmaktı. Bu kongreler üç yılda bir UIAPPA sahipliğinde üye ülkelerden birisi tarafından düzenlenmektedir. Bu serinin 18’incisinin Milli Komitemiz tarafından ülkemizde düzenlenmesi, IUAPPA genel kurulunun oy birliğiyle kararlaştırılmıştır. Bu kararda daha önce düzenlenen Air Quality Management serisinin başarılı olmasının payı büyük­tür. 23-27 Eylül 2019 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek kongrenin başkanlığını İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Selahat­tin İncecik yürütecektir. Bu kongre ile birlikte IUAPPA’nın dönem başkanlığı Türkiye’ye geçmiştir ve hocamız bir önceki kongrenin başkanı ile birlikte IUAPPA’nın eş başkanıdır.

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Dergi yayınlarınız da var. Biraz da ondan bah­sedebilir misin?

PROF. DR. ABDURRAHMAN BAYRAM: Komitemizin kuruluş amaçlarından birisi de bilimsel yayın çıkarmaktı. Uzun yıllar hayal ettiğimiz bu hedefi, çalışma arkadaşlarım Prof. Dr. Mustafa Odabaşı ve Prof. Dr. Tolga Elbir ile bir­likte Atmospheric Pollution Research (APR) isimli uluslararası hakemli der­giyi kurarak, 2010 yılında yayın hayatına başlattık. Editörlüğünü hocalarımızın yaptığı dergi, hocalarımızın üstün gay­retleriyle kısa sürede büyük başarılar kaydederek 2012 yılında SCI-Expanded veritabanına girmiş ve aynı yıl ilk etki faktörünü (IF) almıştır (1.011). Ulusla­rarası endekslerce taranan dergilerin atıf performanslarını gösteren Journal Citation Reports (JCR) verilerine göre 2013 yılında 1.227 olan derginin etki faktörü 2014’te 1,371’e, 2016’da 1,637’ye yükselerek, kısa sürede SCI Expanded veritabanında indekslenen Türk der­gileri içinde üçüncü sıraya ulaşmıştır.

Dergimizin bu başarılı yükselişi uluslararası yayınevleri tarafından takip edilmiş ve bu yayınevleri dergi­mizi kendi dergi listelerine almayı teklif etmişlerdir. Gelen teklifler değerlendi­rilerek yapılan görüşmeler sonucunda Komitemiz ile ELSEVIER arasında önemli bir işbirliği anlaşması imzalan­mıştır. Anlaşma kapsamında ELSEVIER, dergimize makale sunumu, yayına hazırlanması ve online yayın platformu sağlanması konularında ücretsiz des­tek vermektedir. Dergimiz, Ekim 2015 tarihinden itibaren ELSEVIER’e ait ScienceDirect platformunda yayınlan­maktadır. Bu dergi için büyük özveri ile çalışan başta editör hocalarımız olmak üzere ile bizlere destek veren tüm genç arkadaşlarımızı kutluyor ve kendilerine teşekkür ediyorum.

Ülkemizde Türkçe bilimsel yayın azlığı nedeniyle hava kirliliği konusunda ulusal bir dergi çıkarmayı planladık ve İzmir İleri teknoloji Enstitüsü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Sait Sofuoğlu ve Anadolu Üniversitesi öğretim üyele­rinden Doç. Dr. Eftade Gaga hocala­rımızın editörlüğünde “Hava Kirliliği Araştırmaları” isimli Türkçe dergiyi çıkarmaya başladık. Ancak akademik yükseltmelerde uluslararası endeks­lerce taranan dergilerdeki yayınların dikkate alınması nedeniyle bu dergiye daha az yayın gönderildiği için aynı hızlı başarıyı yakalayamadık. Yeni düzen­leme ile doçentlik atamalarında Türkçe yayın zorunluluğunun getirilmesi ile bu dergiye de ilginin artacağını ve aynı başarıyı yakalayacağımızı ümit ediyo­rum. Editör hocalarımıza katkıları için teşekkür ediyoruz.

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Dergi çıkarmanın ve devam ettirmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Bilhassa uluslararası hakemli dergiyi kurarak ELSEVIER’e ait ScienceDirect platfor­munda yayınlanmasını sağladığın için seni ve arkadaşlarını tebrik ediyorum… Ülkemizde hava kirliliği sorununun boyutu nedir? Doğru ölçüm yapılabili­yor mu? Hava kalitesi seviyeleri dünya standartlarına göre değerlendirir misin?

PROF. DR. ABDURRAHMAN BAYRAM: Ülkemizde hava kirliliği açısından iki temel problemimiz bulunmaktadır. Birincisi, şehirlerimizde-yerleşim alan­larında kış aylarında yaşanan ısınma kaynaklı hava kirliliği sorunudur. Yoğun sanayinin olmadığı yerleşim bölgele­rimizde bahar ve yaz aylarında sorun yaşanmazken kış aylarında sorun yaşanmaktadır. Bunun nedeni de ısınma amacıyla yakılan kalitesiz kömürler ve yakıta uygun olarak seçilmeyen yakma sistemleridir. Büyük şehirlerimizde doğalgaz kullanımının yaygın olduğu bölgelerde daha iyi hava kalitesi sevi­yeleri ölçülürken, kömür kullanılan böl­gelerde sınır değerlerin aşıldığı zaman­lar olabilmektedir. Bu bölgelerde en yüksek kirlilik partikül madde (PM) ve kükürt dioksit (SO2) parametrelerinde görünmektedir.

Sanayi bölgelerinde ise bölgede yer alan sektörlere bağlı olarak ciddi kirli­lik seviyelerine çıkıldığı görülmektedir. İzmit-Dilovası, İzmir-Aliağa ve İsken­derun gibi ağır sanayinin bulunduğu bölgelerde hava kirliliği sorunu daha ciddidir. Önceki yıllarda yetersiz kont­rol tedbirleri ile veya hiç kontrolsüz bir şekilde çalışmış tesisler yoğun kirlilik birikimine neden olmuşlardır. Son dönemde gerçekleşen Bakanlık çalışmaları ile tesisler kontrol altına alınmaya çalışırken hala mevzu- atlar kapsamında izin süreçlerini tamamlayamamış tesisler bulunmakta ve bunlar faaliyet göstermektedir.

Avrupa Birliğine uyum sürecinde çevre mevzuatları güncellenmiş ve hava kirliliği ile ilgili standartlarımızda Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü standartları hedef alınarak bu değerlere kademeli geçiş planlanmıştır. Çoğu parametre uluslararası standartlar ile uyumlandırılmış olup, bazıları da 2019 yılında aynı seviyeye çekilecektir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “temiz hava merkezleri” kurularak bölgesel ölçekte temiz hava planları hazırlanmakta ve izleme ağı yaygınlaştırılmaktadır. Ölçüm sonuçları halka açık olup, internet üzerinden online izlenebilmektedir. Kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde ve büyük kirletici kaynaklarda sürekli ölçüm zorunluluğu getirilerek tesis bacalarına takılan cihazlar ile kirlilik seviyeleri online takip edilmektedir.

PROF. DR. AHMET SAMSUNLU: Devletin hava kirliliği politikaları ile ilgili neler düşünüyorsun?

PROF. DR. ABDURRAHMAN BAYRAM: Son on yıl içerisinde kirletici kaynakların kontrol altına alınabilmesi için önemli adımlar atılmıştır, ancak bunlar yeterli değildir. İlk olarak 1986 yılında “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği” çıkarılarak kirletici kaynaklara izin alma zorunluluğu getirilmişken hala izin alamamış eski tesislerin çalışıyor olması kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Hava kirliliğinin azaltılması, sadece doğalgaz kullanımına bağlanarak enerjide dışa bağımlılık artmıştır. Bu sorunu aşmak için yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı artırılmalıdır.

Evsel ısınma kaynaklı hava kirliliğini azaltmak için soba ile ısınma yerine merkezi ısıtma tesislerinin kullanımı zorunlu hale getirilmelidir. Şu anda yürütülen kentsel dönüşüm projelerinde hem bölgenin ihtiyacı olan elektriği üretecek hem de merkezi ısıtma sağlayacak kojenerasyon tesislerinin kurulması teşvik edilmelidir. Ayrıca, gelişmiş ülkeler fosil yakıt kullanan araçların üretimini durdurmayı planlarken, biz de “milli otomobil” projemizi elektrikli araç olarak planlamalıyız.