ÜLKEMİZDE ÜNİVERSİTE MEZUNLARININ İŞSİZLİK DURUMU-1

Korona günlerinde 65 yaş üstü olduğum için evden üç aya yakın süre hiç dışarı çıkmadım. Mayıs  ortalarından beri dışarı çıkmamıza müsaade edilmesine rağmen evde kalmayı tercih ediyorum. Bir kaç defa üniversiteye gittim. Orası da oldukça boş olduğu için evimde çalışmaya devam ediyorum.

Evdeki boş zamanlarımda yıllardan beri biriktirdiğim dergi ve kestiğim yazıları gözden geçiriyorum. Zaman zaman da bu birikimlerim içinde bulduğum yazıları köşemde değerlendiriyorum. Bugün de kendisini yakinen tanıdığım rahmetli Çorum Milletvekili Arslan Topçubaşı’nın “Yüksek Tahsil Yapmış İşsizler”başlıklı makalesini dosyamda buldum. Bu yazı Türk Parlamenterler Birliği’nin yayın organı olan “Parlamento” dergisinde Mayıs 2001 tarihinde yayınlanmıştır.

Bu makalede Sayın Topçubaşı üniversite mezunlarının işsizlik sorununu çok geniş bir bakış açısı ile incelemiş. 20 yıl önceki sorunlarla bugün aynı konuda yaşananlar büyük bir benzerlik göstermektedir. Şu anda ülkemizde üniversite mezunu olup da herhangi bir işte çalışmayanların sayısı 1 milyon 350 bin olup bunlardan çalışmak istemeyen ya da iş bulmaktan ümidini kesmiş üniversite mezunu sayısı ise son bir yılda 565 bin artmıştır.

Makalesini aşağıda sizlerle paylaştığım Sayın Topçubaşı’yı bir defa daha rahmetle anarken  şehrimiz ve ülkemiz için verdiği hizmetleri için kendisine dua ediyor mekanı cennet olsun diyorum.

* * *

YÜKSEK TAHSİL YAPMIŞ İŞSİZLER

Arslan Topçubaşı / Çorum eski Milletvekili

Bugün devletimiz önemli meselelerin içindedir. Bunlara uygun çare bulmakla meşguldür. Buna rağmen aşağıda bahsedeceğim husus toplumumuz ve devletimiz bakımından ihmal edilmemesi gereken bir konudur. Çünkü toplumumuzu ve geleceğimizi yakından ilgilendirir sanırım.

Bahse konu olan yüksek tahsil yapmış issizler kulesidir. Bugüne kadar binbir müşkülatla üniversiteye girmek için gençlerimizin yaptığı mücadele, olumlu sonuç verdiği takdirde, üniversitenin bir fakültesinde öğrenim görme imkânına kavuşmaktadırlar. Bu neticeden sonra onlar artık üniversitelidirler.

O gencin girdiği fakülteyi bitirmesi için ailesinin yaptığı azamî gayret ve fedakârlık takdir ölçülerinin üstündedir. Çocuğu girdiği fakülteyi bitirsin diye ailesi, bütün imkânlarını ortaya koyarken, öğrenci de üniversite tahsilini tamamlamak için büyük çaba sarfetmektedir. Devletimiz de bu ikili çabaya az da olsa burs vermek suretiyle mali destek sağlamaktadır.

Memleket çocukları, gençleri bu gayretlerle vasıflı hale gelirken onların fakülteyi bitirdikten sonraki durumları hakkında duydukları endişeleri de bilmek durumundayız. Bu onların gelecekleri hakkındaki endişeleridir.. Okulu bitirdikten sonra, mesleklerini kullanabilecekleri ve hatta geleceklerini güvenli kılacak, istikrarlı bir iş bulup hayatlarını tanzim edebilecekleri hususunda endişe duymaktadırlar. Bu güvensizlik gençlerimizin büyük çoğunluğunu düşündürmekte, rahatsız etmekte ve kendilerince bir çıkış yolu aramaktadırlar.

Devletimizin içinde bulunduğu durumu bilen, takip eden ve daima hatırlayan yetişmiş bu vasıflı gençlerimizin güvensizliklerini ve endişelerini bertaraf için çıkış yolunun, yurt dışında hayatı kazanma gerektiği hususunda ekseriyetle hemfikir olduklarını tahmin etmek güç değildir. Vaktiyle Almanya’ya işçi olarak gidenlerin iyi halde oluşları bu düşünceyi doğrulamakta ve oluşan fikri cazip kılmaktadır.                

(SÜRECEK)