41 YILLIK ARKADAŞLIK

Esasen tatilimi tamamlamış ve İstanbul’da, depremin yarattığı ve insanları psikolojik olarak çok olumsuz bir şekilde etkileyen ortamda yaşamaya başlamıştım.

Bundan 42 yıl önce Almanya’da tanıştığım ve o zamandan beri kardeş gibi arkadaş olduğum Karl Heinz’in eşi ile bir hafta Bodrum’a gelmek, bizimle buluşmak istemesi üzerine tekrar buradayım.

1956 yılının Ekim ayında Almanya’ya gittiğimde ilk önce ikişer ay Bad Aibling ve Bad Reichenhall kasabalarındaki Almanca öğreten Goethe Enstitülerinde kaldıktan sonra inşaat mühendisliği tahsili için gerekli olan altı aylık stajı yapmak üzere Frankfurt’a gittim. Frankfurt’a gidişimin ana nedeni, Mecitözü’nde çalışmış ve eniştem Kemal Demirer’in arkadaşı olan Dr. Cevat Demirkan’ın bana her konuda yardımcı olacağını bildirmesi ve oraya gelmemi istemesi idi. Yabancı diyarda, o zaman yakınlık gösteren bir ağabeyi bulmak bana bir güven verdi.

Samsun Limanı’nı 1. Boğaz Köprüsü’nü yapan ve Almanya’nın en büyük firmalarından olan “Hochtief” firmasında stajıma başladım. Stajımın kanlan son iki ayını oda bulabilmek ve intibak edebilmek için yüksek tahsilimi yapacağım Hannover şehrinde sürdürme isteğimi firma anlayışla karşıladı. Firmanın dünyaca meşhur Hannover Fuar’ında inşa etmekte olduğu 11 no’lu sergi salonunun inşaatında çalışmaya başladığımda, benimle aynı dönemde Hannover Teknik Üniversitesi’nde tahsile başlayacak olan ve staj yapan Karl Heinz ile karşılaştım.

İnşaatta çalışırken bir gün ayağıma büyük bir çivi battı. Paslı olabileceği korkusu ile beni ambulansla hastaneye gönderdiklerinde kendisi yanımda idi. Verilen istirahat süresince kaldığım evde beni sık sık ziyaret etti ve yalnız bırakmadı.

Almancamın yeterli olmadığı ilk birkaç sömestrde yaşadığım zorlukları yenmemde büyük yardımı olan bu arkadaşımın ve diğer Alman arkadaşlarımın katkılarını hiç unutamıyorum. Bu noktada yazımı okuyan gençlere, ister yurt dışında ister yurt içinde olsun, seçecekleri arkadaşlarının hayat çizgilerinde önemli etkileri olacağını hatırlatmayı isterim.

Birçok müşterek anımız olan arkadaşımla tahsilimizin yarısında vermek zorunda olduğumuz baraj imtihanları için Hannover civarında, Barsinghausen’daki yakınların sayfiye evinde, diğer iki Alman arkadaşla birlikte geçirdiğimiz üç ay süren hazırlık dönemini halen canlı olarak hatırlıyorum.  Bundan iki yıl sonra yaz tatilinde satın aldığımız bir VW minibüsle çadırda kalarak 2.5 ay süreyle Danimarka, Norveç, İsveç ve Finlandiya’yı gezdik. Mezuniyetimden sonra bir yıl aynı mühendislik bürosunda çalıştık. Kendisi şu an da bu firmanın ortalarından olup, son depremde önemi ortaya çıkan “Zemin Mekaniği” bölümünü yürütmektedir.

Arkadaşım ve eşi ile bundan önceki İstanbul ziyaretlerinde tanışan eşim Zeynep de, kendileri ile beraber olabilmek için hafta sonu İstanbul’dan geldi. Bu birliktelik onların da hoşuna gitti. Değerli okuyucularım, sizleri kendime yakın hissettiğim için zaman zaman kişisel hatıralarımı sizlerle paylaşmayı istiyorum. Diliyorum ki, sizin de dostlarınızla insanı sevindiren böyle buluşmalarınız sık olsun.

Bodrum, 12 Eylül 1999