AGİT’İN ARDINDAN (I)

AGİT toplantısının İstanbul’da yapılması ülkemizin birçok konuda menfaatine olmuştur. 54 ülkenin en üst düzeyde temsil edildiği bu toplantı vesile ile yapılan yayınlar sayesinde memleketimizin tanıtılması ve olumlu propagandası sağlanmıştır. Clinton ailesinin Efes ve Meryem Ana Evi’ni ziyareti ile Hillary Clinton ve kızı Chelsea’nin Antalya gezisi önemli tanım imkanı vermiştir.

AGİT toplantısının ülkemiz açısından en önemli getirisi Demirel (Türkiye), Şevardnadze (Gürcistan), Aliyev (Azerbaycan), Türkmenbaşı (Türkmenistan), Nazarbayev (Kazakistan) ve “tanık” olarak Clinton (Amerika) tarafından imzalanan üç anlaşma;

  • Bakü-Ceyhan petrol boru hattı.
  • Türkmen doğalgazının taşınması.
  • Kazak petrollerinin taşınması.

Bu anlaşmalar ile Rusya’ya rağmen Orta Asya ve Kafkasya’daki zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarının Türkiye üzerinden dünya pazarlarına taşınması sağlandığı gibi Türkiye’den Orta Asya’ya uzanan bir “Enerji koridoru” açılmış olacaktır. Böylece Azerbaycan, Türkiye ve Kazakistan’ın Rusya’ya olan bağımlılıkları azalacaktır. Nitekim Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Ivan Ivanov’un bu anlaşmaların imzalanmasına takiben “Bakü-Ceyhan Rusya’nın Hazar havzasındaki çıkarlarını etkileyecektir.” Demesi bu tespitimi doğrulamaktadır. Bu anlaşmalar bölgedeki enerjinin kontrolünde Rusya’yı zayıf düşürecektir. Benim de organizasyonuna katkı sağladığım “2. Avrasya Ekonomi Zirvesi”nde bu enerji koridorunun önemi ortaya konmuştu. Rusya’yı kızdıran ve doğru ise Yeltsin’in Amerikan başkanına küfretmesine sebep olan Çeçen sorunu, AGİT zirvesinin en çok tartışılan konusu oldu ve iki gün süresince hep gündemde kaldı. Rusların ülkelerinde yürüttüğü açık harbe en son imkanları ile direnen Şeyh Şamil’in torunlarının temsilcileri bu zirvede ülkelerinin içinde bulunduğu durumu katılan ülkelere açık bir şekilde duyurma imkanı buldular. İstanbul deklerasyonunda Çeçenistan konusu aşağıdaki şekilde yer aldı:

“Kuzey Kafkasya’daki son olaylar zincir ile ilgili olarak Rusya Federasyonu’nun toprak bütünlüğünü tümüyle desteklediğimizi bir kez daha vurguluyor ve terörizmin her türlüsünü kınıyoruz. AGİT’in yardımlarının buna katkıda bulunacağını kabul ediyoruz.”

Ülkemizin başarı ile ev sahipliği yaptığı ve katılanlar tarafından konumu ve önemi bakımından bir dünya devleti niteliğinin vurgulandığı bu toplantıyı yarın da değerlendirmeye devam edeceğim.

İstanbul, 21 Kasım 1999