AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ GÜMÜLCİNE MÜFTÜSÜ

Avrupa Konseyi’nin üyesiz ve bu konseyin bir kuruluşu olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargı kademesinde önemli haksızlığa uğradıklarına inananların en son başvurabilecekleri bir yargı organı olduğunu ülke olarak kabul etmiş bulunuyoruz. Tamamen bağımsız olarak çalışan bu mahkeme’nin sekiz üyesinden birisi de eski Büyükelçilerimizden Rıza Türmen. Diğer taraftan Türkiye ise en çok yargılanan ülke…

Son yıllarda ülkemizden artan bir sayıda müracaatın (2500) yapıldığı bu mahkeme en son terörist başı Apo’nun kendisi hakkında verilen idam kararının yerine getirilmesi yolunda yaptığı girişimi gündemine alarak esas kararı verilinceye kadar idam kararının uygulanmasını durdurdu. Mahkeme sürecinin en az iki yıl süreceği tahmin ediliyor.

Avrupa’da açılan ihlal davaları, başta eşcinsellik, bölünmüş aileler ve geciken adalet sorunlarında yoğunlaşıyor.

İtalyanlar 2000 davayla Türklerden sonra en çok AİHM’ye başvuranlar arasında yer alıyor. Adil yargılanmanın olmadığına inananlar her geçen gün artıyor. Bu mahkemenin kararına en hükümetler uymak zorunda değiller. Bunu yapmadıkları takdirde ilgililere tazminat ödemek zorunda kalıyorlar. Geçmiş yıllarda Türkiye’den yapılan başvuruların çoğunluğunu Güneydoğu dahil siyasi davalar teşkil ederken, günümüzde düşünce özgürlüğü davalarındaki artış dikkati çekiyor.

Güney Kıbrıs’ta yaşayan bir Rum bayanın Türkiye’yi Kuzey Kıbrıs’ı işgal altında bulundurduğu ve bu nedenle evine dönemediğini iddia ederek açtığı davaya bu mahkeme bakmış ve Türkiye’yi oldukça yüklü bir tazminat ödemeye mahkum etmişti.

Zaman zaman acaba bu mahkeme hep bizi mi cezalandırıyor diye düşündüğüm olmuştur. Birkaç gün evvel gazetede aşağıdaki “Yunanistan’a tazminat kararı” haberini okuyunca haksızlık ettiğime karar verdim.

Yunanistan seçilmiş müftüyü göreve getirmemiş, kendi istediği bir kimseyi göreve getirmişti. Bu karardan sonra Yunan Hükümet Sözcüsü, eski uygulamalarını devam ettireceklerini açıkladığına göre İbrahim Şerif yalnız tazminat almakla yetinmek zorunda kalacak. Diğer taraftan Yunanistan, ülkesinde yaşayan Türk azınlığa karşı olumsuz tavır takınan insancıl olmayan uygulamada bulunan bir ülke olarak damgalanacaktır.

Bu mahkeme ile ilgili yarın bir yazı daha yazarak özel örnekler vereceğim.

İstanbul, 19.12.1999