AYI FİLMİNİN DEVAMI

Dün Çorum’dan görüştüğüm bir okuyucum “Yavru ayı ile ilgili hikâyenin devamını ileride anlatacağımı vaat etmeme rağmen bunu yerine getirmediğimi bana hatırlattı. Ben de unutmadan bu doğa harikası sahneleri de içeren filmin ikinci kısmını sizlere sunuyorum.

Avcılar tarafından vurulan büyük ayı ile yavru ayı arasında sevgiye dayanan güzel birliktelik devam eder… Büyük ayı nehirde balık yakalar ve yemesi için yavru ayının önüne fırlatır.

Diğer taraftan avcılar büyük ayının peşindedirler. Tuzaklar kurarlar ve av köpekleriyle takip ederler. Kurulan tuzağa her iki ayı da düşer, avcılar onları kamplarının olduğu yere getirirler ve bağlarlar. Gece karanlığında büyük ayı kendisini bu bağlardan kurtarır ve kaçar… Kaçarken avcıların atlarını hırpalar ve onları yaralar… Avcılar sabahleyin büyük ayının peşine düşerler… Yavru ayı ise kamp yerinde avcıların yiyeceklerinin bulunduğu yere erişir ve onların süt ve diğer yiyecekleri ile beslenir.

Büyük ayı, avcılardan gencini bir yerde silahına sarılmasına imkân bulamadan yakalar ve onun üzerine doğru bağırarak hücuma geçmeye hazırlanır. Genç avcı korku içinde olup, başını ellerinin arasına almış olarak, ayının karşısında aciz bir durumda beklemektedir… Birden bire büyük ayı bağırmasına son verir, homurdanır, genç avcıyı kendi halinde bırakır ve uzaklaşır… Belki de zavallı duruma düşmüş genç avcıya acımıştır…

Bir müddet sonra yaşlı avcı, genç avcıyı şaşkın ve üzgün durumda bulur… Genç avcı nedense olanları anlatmaz… İkisi birlikte büyük ayıyı aramaya devam ederler…

Harika bir doğada başlayan bu kovalamaca anında ben tanrının yarattığı güzellikten çok etkilendim, insanların bu değerleri nasıl yok ettiğini düşündüm…

Avcılardan genç olanı birden bire büyük ayıyı yakınında görür, silahını doğrultur, fakat bir türlü tetiğe basamaz… Büyük ayının da kendini öldürmediğini hatırlar. Bu olayı genç avcı arkadaşlarından saklar. O andan sonra avcılar bir daha büyük ayıya rastlamazlar ve takip etmekten vazgeçerler. Kamp yerine döndüklerinde genç avcının ısrarlı istemesine karşı koyamayan yaşlı avcı yavru ayıyı serbest bırakır…

Serbest kalan yavru ayı coşkulu bir şekilde bağırarak koşmaya başlar. Büyük ayıyı bulması uzun sürmez… Her ikisi bir araya gelmekten dolayı çok mutlu olduklarını hareketleriyle gösterirler ve birbirlerini yalamaya başlarlar… Bu esnada avcıların ormanı terk edip gidişleri ile film son bulur.

Bu filmin tamamından çıkardığım sonuç hayvanların bile zor duruma düşmüş bir kimseye saldırmadıkları, insanların ise böyle bir durumda kendisine saldırmayan hayvanı vurmaya kıyamadıkları… Acaba bizler günlük yaşantımızda böyle miyiz? Zor duruma düşenlere yakınlık göstermek gerekirken onlara hücum etmiyor muyuz? Kabul görebilmek için her türlü silahı kullanmıyor muyuz? Hayatımızda ve insanlara yanaşırken sevgi dolu olalım istiyorum. Hele bu günlerde…