ÇORUM’DA İKİ GÜN (III)

Hitit Festivali çerçevesinde katıldığım en son faaliyet “21. Yüzyılda Rekabetin Getirdikleri ve KOBİ’lere etkileri – Avrupa Birliği Sürecinde Kobiler” programı oldu. Kosgeb ve Tosyöv tarafından tertiplenen bu toplantı, Çorumlu işadamlarını aydınlatıcı ve gelecekleri ile ilgili hususları ortaya koyan kapsamda idi.

Toplantıda çok değerli konuşmalar yapıldı ve katılan tarafından önemli sorular soruldu. Bunların hepsini burada değerlendirmem mümkün değil. Önemli mesajlar verdiği için iki tepliğin üzerinde durmak istiyorum.

Dış Ticaret Müsteşarlığı, İhracat Genel Müdürlüğü, Devlet Yatırımları Daire Başkanı Cevdet Baykal, Çorum’un gelişmesinin “Güç birliği Ortaklığı”nın kurulmasına bağlı olduğunu vurguladı ve İzmir’de kurulan EGS’yi örnek olarak verdi. Denizli’de be Gaziantep’te kurulan benzer teşkilatların önemli atılımlar yaptığını vurguladı. Ben de şahsen KOBİ niteliğinde olan Çorumlu şirketlerin böyle bir güç birliği içinde daha başarılı olacaklarına inanıyorum. Değerli hemşerilerim, yardımcı olacağını açıklayan sayın Baykal’ın sözlerine kulak verelim.

İstanbul’da kurulu bulunan İDEA isimli araştırma şirketinin genel müdürü Yalçın İpbüken benim çok beğendiğim bir konuşma yaptı. Girişim ve girişimciliğin önemini vurgulayarak firmaların geleceğinin girişimci olan ve girişimcilik coşkusu taşıyan evlatların olup olmadığına bağlı olduğunu ortaya koydu. “Eğer evlatlarınız girişimci değilse onu dünyanın en gelişmiş üniversitelerinde (Harward, Jola, Berkeley) okutsanız dahi başarılı olamaz” şeklinde konuşmasını sürdürdü. Türkiye’de firmaların genellikle en fazla iki göbek yaklaşık 35 yıl yaşadığını ve uzun ömürlü olmadığını açıkladı.

Bu konuşmadan sonra bende söz aldım ve şehrimizde birkaç istisna dışında firmaların uzun ömürlü olmadığına dikkat çektim. Hakikaten babaların bin bir uğraş ile kurduğu Çorumlu firmaların, evlatların girişimci ruhu taşımadığından nasıl yok olup gittiğini sizler de biliyorsunuz. Onun için firmalarınızı bırakacağınız evlatlarınıza girişimcilik ruhu aşılayın, onlara sağlığınızda şahsiyet verin ve söz sahibi yapın. Eğer yetenekli değilse, kuruluşunuzu başkasına emanet edin.

Bu toplantıyı tertipleyen Ümit Uzel, Osman Samsunlu ve Reşat Leblebici’ye teşekkür ediyorum.

Cumartesi akşamı Çorum’dan ayrılırken festivalin gelecek yıllarda daha etkin olabilmesi için Çorum dışında bulunan Çorumluların, festival günlerinde şehrimize gelmelerinin gerekli olduğunu gördüm. Örneğin Çekva’nın Haziran ayı başlarında yaptığı Çorum gezisinin, Festival esnasında yapılmasının daha yararlı olacağını düşündüm. Gelecek Festivallerde hemşerilerimize “Haydi Çorum’a, Festivale” diye seslendim.

İstanbul, 5 Temmuz 2000