DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ BAKANIN TİFO HASTALIĞI

5 Haziran Dünya Çevre Günü, 1972 yılından beri kutlanmaktadır. “Birinci Dünya Çevre Zirvesi”, belirtilen tarihte 113 ülkenin katılımı ile Stokholm’de toplanmış ve insanlığın çevreye önem vermesi gerektiği hususuna dikkat çekmiştir. O günden beri çevreye verilen önem daha da artmıştır. 1992 yılında Rio De Janeiro’da yapılan “İkinci Dünya Çevre Zirvesi’nde” çok daha önemli kararlar alınmış ve “Sürdürülebilir Kalkınma” modeli esas seçilmiştir. Sürdürülebilir kalkınma gelecek nesillerin de ihtiyacını dikkate alarak çevre ve hammadde kaynaklarının tüketilmesini esas almaktadır.

Birbirlerine ayrılmaz bir şekilde bağlı ve biri diğerine sürekli tesir eden su, hava ve toprak yaşadığımız çevreyi meydana getirir. Evrenin bir parçasının herhangi bir sebeple bozulması diğer parçalarını da aynı şekilde etkiler. Ekolojistler, sistemin dengesini bozan her şeye kirletici gözüyle bakarken, biz mühendisler herhangi bir ortama verilen maddenin, ortama girer girmez kötü bir tesir meydana getirmesi halinde kirlenmenin olduğunu kabul etmekteyiz.

Su kaynaklarının korunması ve kirlenmesi kontrol edilmesi, toplumun içme ve kullanma suyu ihtiyacının düzgün bir şekilde karşılanmasına imkan verir. Bilim adamları mevcut kaynaklarının kirlenerek kullanılmaz hale gelmesi nedeniyle, 2050’de 65 ülke ve toplam yedi milyar insanın su kıtlığı sorunuyla karşı karşıya kalacağı uyarısını yapmaktadırlar. Su kıtlığı çeken ülke sayısı 1950’de 12 ve bu ülkelerde yaşayan toplam nüfus 20 milyon iken, 1990’a gelindiğinde su kıtlığı çeken ülke sayısı 26.2ya toplam nüfus da 300 milyona çıkmıştır.

Su kaynaklarının kirlenerek kullanılamaz hale gelmesi, bunların arıtılmaması dünyada hastalıkların artmasına neden olmaktadır. Özellikle geri kalmış ülkelerden kirli sulardan kaynaklanan hastalıklar ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Bu ülkelerde tüm hastalıkların yüzde 80’i ve ölümlerin üçte biri kirli sulardan kaynaklanıyor. Dünyada her gün ortalama 25 bin kişi sağlıksız su kullanımı nedeniyle ölüyor.

Türkiye’de de son yıllarda sağlıksız sulardan, kaynaklanan kolera, tifo, paratifo, dizanteri, sarılık, ishal, çocuk felci ve sıtma gibi hastalıklarda artış görülmektedir. Yeni Sağlık Bakanımız Osman Durmuş şu anda tifo hastalığından dolayı hastanede yatması ve bu hastalığın seçimler ve parti çalışmaları esnasında değişik yörelerde içtiği sulardan kaynaklandığını belirtmesi, ülkemizin içinde bulunduğu durumun ne kadar vahim olduğunu göstermektedir. Bakan tifo olursa, Allah vatandaşa acısın…

Tifo ve benzeri hastalıklara kalkınmış ülkelerde hemen hemen hiç rastlanmamaktadır. “Çağ atlamak” sözle olmuyor. Bunun için halkımıza ve bakanlarımıza temiz içme ve kullanma suyu temin edilmesi bu tip hastalıklara yakalanma riskini ortadan kaldıracaktır. Su kirlenmesi sadece sağlık tesisleri yönünden değil, kaynakların korunması ve uygun bir şekilde kullanılmasının temini yönüyle de ele alınmalıdır.

Değerli okuyucularım, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde “Dünya Çevre Günü” nedeniyle “Türkiye ve Çevre” konulu sunuşunun bir bölümünü, günün önemini ortaya koyabilmek için sizlere de aktardım.

Bütün insanlar, dünya tamamen elden çıkmadan, çevreyi temiz tutma ve koruma ilkesi etrafında birleşmelidir.

Erzurum, 5 Haziran 1999