DÜNYA KÜRESEL KULLANIM LİMİTİNİ HIZLI TÜKETTİ !

Bu başlıklı bir haber çevrenin korunmasına önem veren bir öğretim üyesi olarak ilgimi çekti. İsterseniz bu haberi birlikte okuyalım.

“ Son raporlara göre, doğal kaynakların kullanımlarına göre hesaplanan ‘ Küresel Limit Günü’ dün, yani 29 Temmuz itibariyle aşıldı. Yani Dünya, 2019 yılı sonuna kadar kullanması gereken kaynakların tümünü dün tüketip bugünden itibaren gelecek yıldan yemeye başladı…

Dünya’daki doğal kaynakların kullanımıyla hesaplanan Küresel Limit Günü, her yıl daha da erken bir tarihe geriliyor.

Türkiye, doğal kaynakların yoğun kullanımı nedeniyle dünya ortalamasını geriden takip ediyor.

Küresel Ayak İzi Ağı isimli düşünce kuruluşunun açıkladığı rapora göre 29 Temmuz itibariyle dünyanın bir yıl içinde harcaması gereken doğal kaynaklar tükendi. Rapora göre, bu dünyanın bugünden itibaren ‘gelecek yılın hakkını’ kullanmaya başladığı anlamına geliyor.

Rapora göre, Türkiye 2019 yılında kullanması gereken kaynakları halihazırda 27 Haziran’da tüketmişti. 2018 yılında Türkiye için belirlenen limit aşım günü de 11 Temmuz’daydı. Dünya’nın doğal kaynak harcama limiti de benzer şekilde her yıl daha kötüye gidiyor.

Dünya’da limit aşım günleri 2015’te 13 Ağustos, 2016’da 8 Ağustos, 2017’de ise 2 Ağustos olmuştu.”

Bu haberden görüldüğü gibi dünya kaynakları hızla tüketilmektedir. Dünya, 2019 yılı sonuna kadar tüketilmesi gereken kaynakların tümünü temmuz ayı sonuna kadar tüketip gelecek yıldan yemeye başladı. Kalkınmış ülkeler daha çok tüketirken, kalkınmakta olan ülkeler tüketecek kaynak bulmakta zorlanmaktadır.

* * *

Daha önceki bir yazımda bahsettiğim gibi dünya bugün neredeyse kendi kapasitesinin iki katını tüketmektedir. Diğer bir ifadeyle, dünyaya bir dünya daha lazımdır. Bugün eğer Çin, Amerika’daki tüketim toplumuna dönüşse, ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanması için beş tane dünya’ya ihtiyaç duyulacaktır.

Yukarıdaki anlatımlardan da görüldüğü gibi dünya’da her geçen gün tüketim artmakta, bu artış dünya kaynaklarının hızla azalmasına hatta bitmesine sebep olmaktadır. Bugün 7.5 milyar olan dünya nüfusunun asrın sonunda 11.2 milyara ulaşacağı dikkate alındığında dünyanın geleceği hakkında kaygı duyulması kaçınılmazdır.

* * *

Hızlı bir şekilde artan bu nüfusun büyük bir çoğunluğu dünyanın sürdürülebilirliğine(devamlılığına) önem vermemekte ve katkı sağlamamaktadır. Şöyle ki insanlar israftan kaçınmamaktadır. Örneğin, Türkiye’de enerjide, meyve-sebzede, ekmekte, suda israfın bedeli bir yılda 555 milyar TL’dir.

Her biri yeniden kullanılabilir olan atıklarını insanlar değerlendirmemekte veya değerlendirme yolundaki girişimlere destek vermemektedirler.

Nitekim tatilimi geçirmekte olduğum sitemizde kartonların, kağıtların, camların ve her türlü yeniden değerlendirilebilecek maddelerin toplanması için özel kutular konmasına ve site sakinlerine bu tip atıklarını çöp bidonlarına atmamaları uyarısı yapılmasına rağmen ne yazık ki site sakinlerinin bir kısmı bu maddeleri evlerinin yakınındaki belediye tarafından toplanan ve yeniden değerlendirilmeyen çöp kutularına atmaktadırlar.

Bugün ülkemizde “ Sıfır Atık” projesi gibi yerinde bir girişimle, halkın ve idarecilerin konunun önemine dikkat çekilmesine rağmen birçok şehrimizde ve tesislerimizde bu değerli kaynaklar ayrıştırılmamaktadır.

Türkiye’de her yıl 1 milyar 100 bin liralık atık kaynak ayrıştırılmadığı için değerlendirilmeden imha edilmektedir.

* * *

Günümüzde, Türkiye’deki kağıt fabrikalarının hemen hemen tümü kullanılmış kağıtları yeniden üretime sokarak kağıt imal etmektedirler. Türkiye’de kullanılmış kağıtların yüzde 40’ı geri kazanıldığından ve ihtiyacı karşılamadığından kullanılmış kağıtların yüzde 85’ini geri kazanan Almanya’dan bu fabrikalar için kullanılmış kağıt ithal edilmektedir.

Atık kağıt geri dönüşümü, normal şartlardaki bir kağıt üretimi için gerekli olan su ihtiyacını yüzde 60 oranında azaltırken, enerji ihtiyacını da yüzde 40 oranında azaltmayı sağlayabilmektedir.  Ayrıca 1 ton kullanılmış kağıt, geri kazanıldığında yaklaşık 17 adet çam ağacının kesilmesini ve 12.400 metreküp sera gazı salınımını engellemektedir.

* * *

Yukarıda anlatılanların da açıkça ortaya koyduğu gibi bizler dünyamıza sahip çıkmıyoruz. Hangi birini anlatsam, insanoğlu binlerce yıldır kestiği ağaçlarla, havayı ve suyu kirleten endüstrileşmeyle, artan tüketimle ve diğer birçok tasarrufu ile adım adım küresel ısınmaya sebep oluyor. Bu küresel ısınma ise iklim değişikliklerinin, fırtınaların, aşırı yağışların, sellerin sebebidir. Bu durum insan yaşamını etkilemekte ve tarım alanlarının kaybı da dahil olmak üzere maddi ve manevi zararlara neden olmaktadır.

Sürekli artan nüfus tüketimin de artmasına neden olmaktadır. Kaynakları tüketirken uzun vadeli düşünmek ve sürdürülebilirlik çok önemlidir. Doğal kaynakların tüketimini azaltmak ve dünyanın yaşanabilir olmasını ve sürdürebilirliğini sağlamak yöneticiler kadar tüm insanların da görevidir.

Bodrum- Dörttepe, 18 Ağustos 2019

Kaynaklar;

-“ Dünya Limitini Çoktan Aştı”, Hürriyet, 30. 7. 2019

-Erdinç Çelikkan, “ Türkiye’de İsrafın Bilançosu Çıkarıldı, Milli Gelirin %15’ine Ulaştı”, Hürriyet, 25.7.2019

-“Servetimizi çöpe atıyoruz.”, sabah, 15.12.2011

-www.dunyabulteni.net

-blog. Avansas.com(kağıt tüketimi)