EKONOMİK SIKINTILAR VE SEVGİ

Bundan önce “Güneydoğu Anadolu, PKK, Hizbullah” başlıklı bir yazı yazmış ve yörenin en büyük sorununun yatırım ve işsizlik olduğu değerlendirmeniz sunmuştum.

Bugün Polar Araştırma A.Ş tarafından gerçekleştirilen kamuoyu araştırmasının üzerinde durmayı istiyorum. Deneklere çeşitli konularda sorular sorulmuş ve değerlendirilmiştir. Bu sorulardan birisi de “Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?”dir. Ankete katılanların verdiği cevapların değerlendirmesi yüzde cinsinden aşağıda verilmiştir.

  1. Ekonomi: %48,16
  2. İrtica: %12,9
  3. Siyasal istikrarsızlık: % 7,2
  4. Güneydoğu sorunu: % 6,9
  5. AB’ye giriş: % 6,1
  6. Demokrasi: % 3,2
  7. Enerji: % 3,0
  8. Kıbrıs sorunu: % 1,3
  9. Fikri yok: % 2,9

Bu değerlendirmeden, ülkemizin en önemli sorununun “Ekonomi” olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Ekonomide yaşadığımız sorunlar özellikle 20 yıldan beri devam eden enflasyonun bir neticesidir. 1983 seçimlerinde %26’lık enflasyonu, tek haneli rakamlara indireceğini ifade eder. Özal döneminde yüzde 70’lere yükselmiş bir ara Çiller döneminde %140’lara fırlamıştır. Bugün alınan bunca tedbire rağmen halen %65 civarındadır.  Dar gelirliler enflasyondan en çok etkilenen kesim olmuştur. Ayrıca “Enflasyonun düşeceğine inanıyor musunuz” sorusuna %63,6’lık bir kesim “hayır” yanıtı verirken “evet” yanıtı verenlerin oranı %33,9 olmuştur. Bu araştırmada hükümetin uygulamaya koyduğu son ekonomik kararları destekleyenlerin oranı %52,2 olurken, desteklemeyenlerin oranı %45,2 olarak belirlenmiştir. İnşallah, hükümetimiz kendisini destekleyenleri ve desteklemeyenleri aldığı tedbirlerle rahatlatır ve huzura kavuşturur.

Huzur deyince, insanın aklına ülkenin huzuru geliyor. Araştırmaya baktığımızda ekonomiden sonra irtica, siyasal istikrarsızlık ve Güneydoğu sorunu en önemli huzursuzluk nedenleri olarak dikkat çekiyor. Bunların toplamı %27’yi buluyor.

Demek ki Türk insanı bir taraftan ekonomik sorunların içinde boğulurken (%48,16), diğer taraftan günlük yaşamında irticanın, siyasal istikrarsızlığın ve Güneydoğu sorunların etkilerini şiddetli bir şekilde hissediyor ve onlarla boğuşuyor.  Akşam televizyon haberlerini seyir etmek bir sefa değil cefa oluyor. İnsanlar sıkıntı içinde yatıyor, sıkıntı içinde kalkıyor.

Bugün “Sevgililer Günü” geçen sene sizlere bugünle ilgili güzel şeyler yazdığımı hatırlıyorum. Bugün neden böyle bir karamsar yazı yazdım bilemiyorum… Yine de her şeye rağmen sevgi dolu olalım, birbirimizi sevelim temennisi ile sizler ve ailenize mutluluk dolu günler diliyorum.

İstanbul, 14 Şubat 2000