HAYRETTİN ERKMEN’İN KAYBI DIŞ SİYASET-YUGOSLAYVA

HAYRETTİN ERKMEN’İN KAYBI DIŞ SİYASET-YUGOSLAYVA

Değerli büyüğüm ve dostum Dışişleri eski Bakanı Hayrettin Erkmen’i kaybetmiş bulunuyoruz. Siyaset sahnesinde efendi ve çelebi tavırları ile dikkati çeken bu güzel insanla 1990’lı yıllarda Türk Parlamenterler Birliği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu’nda beraber çalışma imkanı bulmuştum. Muhtelif yönetim kurullarında çalıştım fakat Sayın Erkmen gibi idareciyi az gördüm.

Kendisine tanrıdan rahmet dilerken, böyle değerli insanların siyaset sahnesinde yer almasını temenni ediyor ve ailesine baş sağlığı diliyorum.

Bu yazım da dahil birkaç yazım, kendisinin anısına dış siyaset konusunda olacak. Bugün tekrar Yugoslavya üzerinde duracağım.

Belgrat eski Belediye Başkanı, Demokratik Parti Lideri ve Milosevi.’in yardımcısı Zoron Cinciç (Cinciçoğlu), Miloseviç’den canını kurtarmak için Karadağ’a kaçmış ve orada aşağıdaki beyanatı vermiştir. “Miloseviç iktidarda kalırsa tekrar savaş olur! Altı ay sonra Karadağ’da, bir yıl sonra Sancak’ta, bir buçuk yıl sonra Vorvodino’da ve iki yıl sonra Belgrat’da!!!”

Sırbistan’daki tek muhalefet örgütünün şefi “tek taraflı ateş kesilerek, Miloseviç’in ne yapacağının beklenilmesine” karşı çıkmaktadır.

Tito zamanında bir bütün olan Yugoslavya, bugün Slovenya, Hırvatistan, Bosna, Makedonya ve Federal Yugoslavya Cumhuriyetlerine bölünmüştür. Bizim bir bütün olarak gördüğümüz yeni Federal Yugoslavya ise resmen iki cumhuriyetten oluşmaktadır.

Bunlar, Sırbistan ve Karadağ’dır. Sırbistan ve Karadağ’dır. Sırbistan içinde yer alan Kosova’nın durumunu hepimiz yakinen biliyoruz. NATO ülkeleri (Türkiye’de dahil) Miloseviç’in uyguladığı “soykırıma” mani olabilmek için, iki ay yakın bir zamandan beri Yugoslavya Cumhuriyet,’ni bombalamaktadır.

Karadağ Federe Cumhuriyeti Başkanı Milo Djukanoviv batı yanlısı olup, bu ortamda Yugoslavya Federe Cumhuriyeti’nden koparmaya ve bağımsız olmaya çalışmaktadır.

Belgrat’ın hemen kuzeyinde yer alan Voyvadına’da oldukça kalabalık Macar kökenli azınlık yaşamaktadır. Macaristan eski Başbakanı Gyula Horn, Stern dergisine verdiği beyanatta Voyvodina’ya ,tito döneminde verilmiş bulunan özerkliğin geri verilmesini istemektedir.

Federal Yugoslavya güneyinde Kosova yakınlarında yer alan çoğunlukla Müslümanların yaşadığı Sancak Bölgesi’de, için için kaynamaktadır.

Önümüzdeki günler Balkanlarda beklenilmeyen olaylara ve hatta bölünmelere gebe gözüküyor. Diğer taraftan GB’ler özellikle de Rusya’nın tesiri ile sorunlara Birleşmiş Milletler çatısı altında bir çözüm bulmaya ve ateşkesi sağlamaya çalışıyorlar.

Balkanlardaki olaylar bizi yakinen ilgilendirmektedir. Buradaki durumla Türkiye’nin Güneydoğu problemleri arasında ilişki kurmak isteyen kötü niyetler bulunmaktadır. Arnavutluk eski Cumhurbaşkanı Sali Berişa’nın bir gazeteye verdiği şu beyanatı dikkatlice değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. “ Evet ben bir zaman Kosova’nın bağımsızlığa destek veriyorum. Bölgeye barış ve istikrarın gelmesi için tek çözüm bağımsız bir Kosova. NATO harekatını sonuna kadar destekliyorum. NATO bu harekatıyla devletlerin hükümranlığından çok insanların haklarına saygı duyduğunu gösterdi. Bu doğru bir tavır. Bundan sonra en olumlu sonucu verecek adım halkların serf-determinasyon ilkesinin devletlerin hükümranlık ilkesinin önüne konmasıdır. Bu sadece Kosova’nın değil, eğer isterse Karadağ’ın da kendisini ifade edebilme özgürlüğü ve hatta bağımsızlık hakkına sahip olması anlamına gelir.”

İstanbul, 21 Mayıs 1999

Yağmur Atsız “Eğer seni…” Milliyet 14.5.1999

“Gyula Horn fordert Autonomie für Vijvodina” die Welt 8.5.1999

Selçuk Gültaşlı “Sali Besişa” Zaman 14.5.1999