İDİL BİRET’İN RESİTALİ*

Uzun bir süreden beri katıldığım konserlerle ilgili izlenimlerimi sizlerle paylaşamamıştım. Bu gibi sanatsal faaliyetleri daha çok köşesinde Mehmet Özata dostum sizlerle paylaşmaktadır. Bu yazımda, gecikerek olsa da takip etme fırsatı bulduğum konserlerden birisi hakkında sizleri bilgilendireceğim.

Halkımız daha çok Türk müziği ile ilgilenmekte ve bu nedenle büyük şehirlerimizde olduğu gibi Çorum gibi diğer şehirlerimizde de mahalli sanatçıların yer aldığı çok sayıda koro faaliyetlerini sürdürmektedirler. Buna karşılık klasik batı müziği konserleri ülkemizde daha az icra edilmektedir. Basından takip ettiğim kadarı ile şehrimiz Çorum’da da bu tip klasik batı müziği konserleri nadiren yapılmaktadır. Belki de bunun nedeni, 60’lı yıllarda inşa edilmiş olan tiyatro sahnesinin klasik batı müziği uygulamasına pek uygun olmamasıdır.

* * *

Yaşamın çok zor olduğu İstanbul’da ben şanslı birisiyim. Bunun nedeni evim ve üniversitem Sarıyer Belediyesi hudutları içerisinde Maslak’ta bulunmaktadır. Ocak ayı ortalarında, Sarıyer Belediyesinin yeni yaptırdığı Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi’nin açılışına İTÜ mezunu inşaat mühendisi Belediye Başkanı Şükrü Genç’in davetlisi olarak katıldım. Çağdaş ve modern mimari yapısıyla Maslak’ta hizmete giren Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi’nin (BKSM) resmi açılışı dünyaca ünlü piyano sanatçısı İdil Biret resitaliyle (konser ) yapıldı.

İdil Biret bir saat süren bu konserinde Bach’ın Kromatik Fantezi ve Füg, Chopin’in Üç Mazurka ve Beethoven’ın Sonat No 21 (Waldstein) eserlerini icra etti. Davetlilerin yoğun alkışları arasında konserini tamamlayan sanatçı, devam eden alkışların ardından bis**  yaparak Johannes Brahms‘ın “Macar Dansları’ndan bir bölüm çaldı.

İki yaşında piyano ile tanışan, yedi yaşında Ankara Radyosu’nda Riyaseticumhur Filarmoni Orkestrası eşliğinde Bach’ın Re Minör Piyano Konçertosu’nu seslendiren İdil Biret sekiz yaşında iken devlet tarafından piyano eğitimi almak üzere Fransa’ya gönderildi. Orada, büyük Fransız müzisyen Nadia Boulanger’nin gözetiminde, Paris Konsevatuvarında okuyarak onbeş yaşında birincilikle mezun oldu. Çalışmalarını tanınmış piyanistlerle sürdürdü ve dünyanın tanınmış senfoni ve flarmoni orkestralarında 20.asrın efsane şefleri ile çalıştı. Ünlü piyano çalışmalarında jüri üyeliği yaptı. Avrupa’da ve Amerika gibi dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye’de ödül ve nişanlar aldı. Tanınmış birçok bestecinin eserlerini icra ederek plak ve CD kayıtlarını yaptı. 5 kıtayı kapsayan 2000’den fazla konser verdi.

* * *

T.C. Devlet Sanatçısı olan İdil Biret bütün bunları Türkiye’de Cumhuriyet’in ilk döneminde Atatürk tarafından başlatılan müzik reform çalışmaları sayesinde yapabilmiştir. Bu kapsamda sizlere kısa da olsa “ Türk beşleri” hakkında bilgi vermeyi isterim. Ülkemizde Türk müziğinin yanı sıra klasik batı müziğinin de tanınması ve yayılması için cumhuriyetin kuruluşundan sonra Atatürk tarafından birçok yetenekli müzisyen eğitim görmek üzere yurt dışına gönderilmiştir. Türk müziğinin evrensel düzeye ulaşmasını amaçlayan bu hareketin içerisinde yer alan Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Ahmet Adnan Saygun, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses daha sonra Türk Beşleri olarak anılmışlardır. Türk beşleri, Batı Müziği yapısı içinde klasik Türk müziği ve Türk halk müziğinin renklerini kullanmışlar ve çok sayıda eser yaratmışlardır ve açtıkları çığır ile klasik batı müziğinin ülkemizde de tanınmasını ve konservatuvar kanalı ile yayılmasını sağlamışlardır.

Osmanlı döneminde, klasik batı müziği yalnız saray çevresinde icra edilmiş ve tanınmış bazı batı kökenli müzisyenler tarafından konserler verilmiştir. Bu arada Osmanlı padişahlarından ve aile üyelerinden bazıları bugüne kadar ulaşmış olan ve zaman zaman ülkemizde icra edilen klasik batı müziği eserleri bestelemişlerdir.

* * *

Son yıllarda ülkemizde klasik Türk müziğini sevenler ile klasik batı müziğini sevenler arasında bir ayırım yaratıldığı görülmektedir. Bunun bir örneği de basında sık sık yer alan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile piyanist Fazıl Say arasında bir gerginlik olduğudur. Cumhurbaşkanımızın, Fazıl Say’ın konserine gitmesi ve konser sonunda onun sanatçılığını övmesi ve sanatın bağlayıcılığından bahsetmesi bu olumsuz havanın ortadan kalkmasına neden olduğu gibi klasik Türk müziği ile klasik batı müziğinin de bu ülkenin sanatsal gelişiminin önemli bir kaynağı olduğunu ortaya koymuştur.

Bugünkü gazetede Fazıl Say’ın 29 Ekim resepsiyonunda (resmi kabul töreni) hazırladığı bir Cumhuriyet bestesini icra edeceği haberini Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığını okuyunca çok memnun oldum. Bu açıklama ile halkımız nezdinde müzik konusunda oluşan ayrışmanın ortadan kalkmasına önemli bir katkı yapıldığına inanıyorum.

İstanbul, 9 Mart 2019

*Resital: Tek bir sanatçının tek bir çalgıyla verdiği konser.

* * Bis: Konserde halkın icracıdan ek parça çalmasını istemesi anlamında kullanılan kelime.