İSTANBUL DEPREM ZİRVESİ (I)

Son aylarda Türkiye’yi sarsan depremler, İstanbul Teknik Üniversitesi, Milliyet Gazetesi ve Uluslar arası Konut Birliği’nin işbirliği, uluslar arası  üne sahip, dünyanın önde gelen 61 bilim adamının katılımıyla dört gün süren “Uluslar arası Deprem Konferansı”nda ele alındı.

Bu konferansa, “Depremlerin Altyapı Üzerindeki Etkileri” konulu bir tebliğ vererek katıldım. Bu nedenle dört gündür sizlere seslenmek imkanım olmadı. Üç gün boyunca aşağıdaki konuda tebliğler sunuldu ve tartışıldı:

  • “Jeoloji” (Yer bilimi, toprağın yapısı)
  • “Sismoloji” (Yerin Hareketi)
  • “Zemin Mekaniği ve Temeller” (Binaların oturduğu zeminin etüdü, temel şekillerinin belirlenmesi)
  • “Yapı Onarımı ve Güçlendirilmesi” (Depremler ve sonunda meydana gelen zararların giderilmesi, binaların deprem öncesi ve sonrası takviye edilmesi)
  • “Altyapı” (İçmesuyu, kanalizasyon, doğalgaz, haberleşme, yol ve benzeri konularda deprem öncesi ve sonrası alınacak önlemler)
  • “Çevre Güvenliği ve Risk Değerlendirilmesi – Yönetmeliklerin Uygulanması” (Depremlerde meydana gelebilecek yangın, deniz taşması gibi olaylara karşı alınabilecek önlemler, meydana çıkabilecek riskler ve değerlendirilmesi, mevcut yönetmeliklerin uygulanabilirliği ve yeterlilik durumu)
  • “Bölgesel Planlama ve Yeni Yerleşimler – Ülke Ekonomisine Etkisi” (Depremlerde planlamanın önemi, yeni yerlerin seçimi ve depremlerin ülke ekonomisine etkisi)
  • “Uygun Bina Tipolojisi ve Teknolojisi” (Depremlerde ortaya çıkan hasarlarda binanın tipi ve inşaatında uygulanan teknolojinin önemi)
  • “Deprem Afetinin Zararlarının Azaltılması ve Afet Yönetimi” (Alınacak önlemlerle afetlerin zararlarının azaltılması ve afet olayının her boyutta yönetimi)

Dördüncü günde İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Okan Tüysüz’ün (Jeolog) koordinatörlüğünde depremden etkilenen bölgelere teknik gezi düzenlendi.

Konferansın açılışında konuşan Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yalçın Doğan, “Bu acıyı her gün yaşamak çare değil. Çare; bir daha bu tür olaylarla karşılaşmamaktır. Hangi önlemler alınmalı ve insanlar depreme karşı nasıl korunmalı? Türkiye gibi kaderci toplumlara uzak kalan bilim, artık hepimizin evine girmiş durumda. Kafalarımızda soru işareti yaratmakta, günlük yaşamımızın bir parçası haline dönüşmekte. Bu son derece sevindirici” şeklinde önemli ir konuşma yaptı.

Değerli hemşerilerim, aynı şiddette bir deprem başka ülkelerde daha az can ve mal kaybına sebep olurken, ülkemizde büyük can ve mal kaybı olmaktadır. Bunun nedeni bugüne kadar bilimin ve tekniğin gösterdiği yoldan gitmememizdir.

Bu konudaki yazıma yarın devam edeceğim.