KARDEŞLER ARASINDA SORUN VAR


Uzun bir süreden beri, Türkiye ile kardeş ülke Özbekistan arasında gerginlik bulunmaktadır. Tertip heyetinde bulunduğum 2. Avrasya Ekonomik Zirvesine, en düşük düzeyde katılan ve Ankara’daki Büyükelçisi ile temsin edilen Özbekistan kırgınlığını AGİT toplantısında da göstermiştir.

Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel Türkiye’ye gelen Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan devlet başkanları ile kahvaltı da bir araya gelmeyi istedi. Özbekistan dışında 4 ülkenin liderleri bu teklifi kabul ederken İslam Kerimov daveti reddetti. Ayrıca Kerimov, Demirel ve Ecevit’le görüşmeden İstanbul’dan ayrıldı.

Anlayacağımız kardeşler arasına “kara kedi” girmiş bulunuyor. Bunun nedeni merak edeceğinize inanıyorum. Bildiklerimin bir özetini basındaki bilgilerden de faydalanarak sizlere sunuyorum.

Kerimov, kendisini muhalif olan Özbekistan’da muhalefetin sesi demokratik ERK partisinin başkanı Muhammed Salih’e Türkiye’nin destek verdiğine inanıyor, daha da kızdığı husus ise Türkiye’nin kendisine kucak açtığını ve Türkiye’de oturmasına müsaade etmesi…

Salih 1985 yılında yazdığı “Politbura’ya Mektup” ile bilhassa Sovyet aydınları arasında çalkantı yarattı. 1991 yılında Özbekistan’da Cumhurbaşkanı adayı oldu, yüzde 13 oy azdı seçilemedi. Taşkent milletvekili olan Salih baskıları protesto etmek için istifa etti. Kısa bir müddet sonra tutuklandı. Uluslar arası kuruluşların baskıları ve Özbekistan’ı ziyaret eden Turgut Özal2ın ricasından bir gün sonra serbest bırakıldı. Türkiye’ye gelen Salih, Kerimov’un baskıları nedeniyle 1994’te ülkemizden ayrıldı. Halen Norveç’te yaşamaktadır.

AGİT zirvesine katılmak için davet alan Salih, Türkiye’nin “lütfen gelmeyin” şeklindeki dostane uyarısı, Kerimov’un AGİT’e yaptığı baskılar karşısında, yaptığı davetini geri alması nedeniyle İstanbul’a gelmedi.

Salih, Özbek lideri Kasimov’un İstanbul’dan erken ayrılmasının esas nedeninin Yeltsin’le dayanışma içinde bulunmak istemesine bağlıyor. Amerika’nın batının ve Türkiye’nin, Özbekistan da demokrasi ve insan hakları uygulamasında ısrarlı olmaları nedeniyle Kerimov’un tekrar Rusya’ya dönük bir politika’ya doğru kaydığını ilave ediyor. Ayrıca Kerimov’un kendisini altı yıldır takip ettirdiğini ve iadesi için sürekli baskı yaptığını, kendisine iade etmeyen Türkiye’ye bunun için kızdığını belirtiyor. Daha da önemlisi “Artık şunu görmemiz lazım: Orta Asya ülkelerinin mevcut liderlerinde Batıyla entegrasyonu sağlayabilecek, demokratik değerleri kabul edecek bir zihniyet bulunmuyor. Eski tüfekler değişmiyor. Yeni bir liderler kuşağı gelmeden Orta Asya’da bir değişim beklemek mümkün değil” şeklinde bir vurucu açıklama da yapıyor.

Ayrıca Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te 16 Şubat 1999 günü beş ayrı yerde bombalar patlamıştı. Bu patlamalardan birisi Cumhurbaşkanı Kerimov’un bir toplantı yapacağı Başbakanlık binasının yanındaki Nadire Begüm Sineması önünde meydana geldi. Bu patlamalarda Başbakanlık binasının bulunduğu bölge savaş alanına dönmüş ve 16 kişi yaşamını yitirmişti. Bu saldırılarla ilgili 22 sanıktan 6’sı ölüm cezasına çarptırılmıştı. Bu suikast Özbekistan Cihat Hareketi’nin başında bulunan şeriatçı lider Tahir Yoldaş’ın düzenlediği Kerimov tarafından iddia edildiği gibi, 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Rüstem Mamatlukov’un verdiği ifadesinden hareketle Tahir Yoldaş’ın 1997’de Türkiye’ye gelerek Muhammed Salih’le görüştüğünü ve güçlerini birleştirmeyi teklif ettiği, suikasti her 2 grubun birlikte organize ettiği ileri sürüldü. Özbekistan televizyonunda Necmettin Erbakan’ın Tahir Yoldaş’a 100bin dolar para yardımında bulunduğu ve RP Genel Merkezi’nde kendisini kabul ettiği iddiasını da açıkladı. Erbakan’ın avukatı “Sayın Erbakan’ın mezkur haberlerde bahsolunan olaylar ve şahıslarla herhangi bir irtibatı, yardımı kesinlikle söz konusu olmamıştır” şeklinde bir açıklama yapmıştır.

Basından edindiğim bu bilgilere göre ben kim haklı kim haksız bilemiyorum ve değerlendiremiyorum. Temennim bu sorunlar ortadan kaldırılsın. Kardeş ülke Özbekistan’la inşallah aramız kısa sürede düzelir. Türkiye’nin Orta Asya ile olan bağlantılarında Özbekistan’ın önemli bir yeri bulunmaktadır.

Kardeşler birbirlerine kırgın olmamalıdırlar.

Faruk Bildirici “Hoca bu kez fena yakalandı”, Hürriyet, 27.11.1999

Naki Özkan “Orta Asya Politikamız Değişmeli”, Milliyet, 27.11.1999

İstanbul, 27 Kasım 1999

(NOT: Sevgili Rüstem Eren’in yarın düzenleyeceği fidan dikme törenine derslerimizin yoğunluğu nedeniyle katılamayacağım. Daveti için doğa dostu sayın Rüstem Eren’e çok teşekkür ediyor, yarın ki törenin başarılı bir şekilde geçmesini tüm kalbimle diliyorum.)