MALTA SEYAHATİMİZ 11 Malta’da gezdiğimiz bölgeler ve şehirler (VI)

Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı 30 Ağustos Büyük Zaferi’ni gurur ve coşkuyla kutluyor, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi saygı, şükran ve rahmetle anıyorum.

GOZO ADASI (I)

Malta gezimizin bir tam gününü Gozo Adası’nı gezmeye ayırdık. Önce Malta Adası’nın en kuzey ucuna tur minibüsü ile gelip Marfa Point Limanı’ndan (Cirkewwa) feribotla hareket ettik. Bu seyahat esnasında Malta’nın küçük adaları olan Comino ve Cominotto’yu da gördük. Yaklaşık yarım saat süren yolculuk sonunda Mgarr Limanı’na vardık. Burada dikkati çeken tepelerde bulunan kiliseler idi. Balıkçıların olduğu fotoğrafta görülen küçük limandan şehir otobüsleri ile 15 dakikada şehrin Rabat (Victoria) adındaki merkezine ulaştık.


Gozo Mgarr Limanı

Gozo adası : Malta adasının üçte biri kadar bir büyüklüğe sahip, en büyük ikinci adası olup yüzölçümü 67 kilometre karedir. 30 bine yakın nüfusu olan bu küçük adada turizm Malta adasında olduğu kadar gelişmiş değildir. Bu nedenle halk daha çok tarım ve balıkçılık yapmaktadır. Bu küçük adada iki tiyatro –opera binasının bulunduğunu öğrendiğimde çiftçi niteliği ağır basan bu halkın kültürel faaliyetlere de ilgi göstermesi beni etkiledi. Şehrimizde halen yerleşik bir tiyatro olmaması konusunu ister istemez düşündüm. Şehrimizin kültürel açıdan kalkınmasında tiyatronun önemini yazılarımda her zaman vurguluyorum ve vurgulayacağım.
Adanın tarihi yaklaşık 7000 yıl öncesine gidiyor. Buraya gelen Bizans, Fransız, Roman,Türk, Arap ve İngilizler adanın yeme –içme, kültür hayatı ve mimarisini etkilemişler. Gozo’ya ilk yerleşimin Milattan önce, adanın kuzeyinde yer alan bölgede Sicilya’dan gelenler tarafından başlatıldığı anlatılıyor.
Gozo’daki arkeolojik buluntular, burada oturumun Malta adasından daha önce olduğunu gösteriyor. 5000 yıllık Ggantija tapınakları UNESCO dünya mirası listesinde yer alıyor ve dünyada ayakta kalan en eski tapınaklardan biri olarak biliniyor. Tarihleri Mısır Piramitlerinden daha eski. Buranın bir gün içinde ve devler tarafından yapıldığına dair bir inanış var. Adadaki tarih öncesi bulgular ise bronz çağına işaret ediyor.
Gozo’da tarımsal üretime çok önem veriliyor ve Gozonun 20.yüzyılda ticaret ve tarım merkezi olarak Savina bölgesi yer alıyor. Burada, bugün ziyaretçiler Xevkijada yer alan Savina Creativy Center’da hem Gozo’nun tarım ürünlerini tatmak ve satın almak, aynı zamanda mahalli hediyeliklerini de görme imkanını buluyorlar. Turumuzda biz de kısaca bu merkezde inerek dolaştık. Adanın en meşhur yiyeceklerinden biri Gozo peynirleri. Ayrıca zeytinyağı ,salça, sarmısak vs .muhtelif atıştırmalık ürünler de mevcut. Üzüm ve şarapçılık da tanınmış ürünleri arasında.
Gozo’da turizme yönelik diğer aktiviteler arasında bisiklet yolları, dalış merkezleri (Malta ve Gozodakiler, dünyadaki en iyi üç dalış merkezi arasında) ve tırmanma merkezleri yer alıyor.12 adet tırmanma lokasyonunda 300’den fazla tırmanış rotası tesbit edilmiş.
Malta yönetimi adanın iklimi, su kaynakları ve doğal özellikleri nedeniyle Gozo’yu 2020 yılına kadar eco-island (ekolojik ada ) olarak hazırlamaya başlamış. Eğitim, spor, ulaşım ve tarım sektörlerinde, yenilenebilir enerji, kirlenmeyi minimum düzeyde tutma, su kullanımında tasarruf ve yağmur suyunun kullanımı konularında çalışmalar yapılmakta. Adanın eco ada olarak tescili sadece karbon azaltımını ve sağlıklı bir çevreyi değil, adanın geleneklerini koruma, yaşam biçimini koruma, sosyal ve ekonomik gelişmesini sağlamayı da amaçlıyor.
Gozonun başkenti Rabat. Rabat ismi arapçadan geliyor. Şehir Victoria adı ile de biliniyor. İngilizler zamanında Kraliçe Victoria’nın adına bu isim verilmiş. Resmi isim olarak Victoria kullanılmakla birlikte yerel halk Rabat ismini kullanıyor. Araplar adaya neşe anlamına gelen Ghawdex ismini vermişler, sonradan İspanyollar tarafından bu isim Gozo olarak değiştirilmiş.
Hop on Hop off firmasının otobüsleri ile şehri istediğiniz gibi tanıyabiliyorsunuz. İstediğiniz durakta inip o bölgeyi gezip veya tarihi eseri inceledikten sonra aynı durağa gelen bir sonraki otobüse binip incelemelerinize devam edebiliyorsunuz.


Hop on Hop off firmasının otobüsü

Yolda büyük bir sarnıç gördük. Evler Malta’daki kadar yeknesak değilse de her birinin ayrı güzellikte çiçeklerle süslü balkon, kapı ve panjurları var. Evlerin bahçe duvarlarının ise Malta’daki gibi tek tip ve hoş görünümünde, beton ve demir kullanılmadan küçük taşlarla örüldüğünü de gördük.
İstanbul, 25 Haziran 2019

Kaynaklar:
-Malta&Gozo,Marco- Polo Seyahat kitabı
-Malta Turizm Bakanlığı yayınları