MALTA SEYAHATİMİZ 13 Malta’da gezdiğimiz bölgeler ve şehirler (VIII)

MARSA ŞEHİTLİĞİ

Adadaki son günümüzde, başkent Valetta’nın Marsa semtindeki, mimarisiyle bir parça Osmanlı saraylarını hatırlatan, Maltalı arkeologlar ve tarihçiler tarafından, “Türklerin Tac Mahali” olarak kabul edilen Türk şehitliğini ziyaret ettik.

Merkezdeki otobüs terminalinden Marsa’ya giden otobüsten kısa bir yolculuktan sonra, şehitlikten dolayı Ottoman ismi verilen durakta indik. Bu bölge 1565’deki kuşatma sırasında Osmanlıların ağır silahlarını taşıdıkları ve karargâh kurdukları bölge. Kuşatma sırasında Türk ikmal birlikleri ve erzak depoları burada toplanmış. Savaş sırasında Marsa düzlüğünde yüzlerce Türk askerinin şehit olduğu biliniyor. Restorasyonu ve bakımı devam eden ve her zaman açık olmayan Şehitlik ziyareti için Türk Büyükelçiliği ile görüştük ve özel olarak buranın açılmasını sağladık.

Sultan Abdülaziz 1867’de Fransa ziyareti sırasında deniz yolu ile Malta’ya gelmiş. Marsa’daki Türk mezarlığının perişan durumunu görünce, Marsa düzlüğündeki çayırların (Marsa golf sahasının bulunduğu yer) olduğu alanda, yolun karşısında yer alan kuşatma sırasında Osmanlı karargâhının olduğu bölgede muhasarada şehit düşen askerlerimiz ve Turgut Reis anısına güzel bir şehitlik yapılmasını emretmiş. Burası Osmanlı imparatorluğunun Osmanlı konsolosu Naum Duhani tarafından satın alınmış ve şehitlik 1874’de tamamlanmış.

Kapının girişinde ise, Türkçe ve İngilizce şu cümlelerin yer aldığı bir levha bulunuyor: “Bu şehitlik 1874 yılında Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz tarafından 1565 yılındaki Malta kuşatmasında şehit düşen askerlerin anısına mimar E.L.Galizia’ya inşa ettirilmiştir. Şehitlik Birinci Dünya Savaşında İngilizler tarafından Malta’ya getirilen ve Malta’da bulunan Müslüman birliklerinin komutanı Eşref Kuşçubaşı (Teşkilatı Mahsusa) tarafından 1919-1920 yıllarında tamir ettirilmiş ve Birinci Dünya Savaşında esir iken şehit düşenlerin anısına şehitlik abidesi yaptırılmıştır. Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.”

Türk Şehitliğini mimar Galizia Batılı Oryantalist tipinde, Endülüs, İran ve Hind Müslüman mimarisi karışımı eklektik (Farklı tarz mimari anlayışların birlikte kullanıldığı sanat akımı)  bir şekilde tasarlamış ve Osmanlı sarayı havası vermiş. Malta’nın meşhur “sarı taş”ı kullanılarak inşa edilen dört küçük minare ortasında yükselen ve büyükçe bir hilali taşıyan zarif kubbesiyle göz dolduran şehitlik, kapının cephesinde padişah emriyle yapıldığının bir göstergesi olarak 1290 yılına ait bir tuğra yer alıyor. Bahçesini çevreleyen yüksek, işlemeli taş duvarları, köşe başlarındaki zarif minarelerle yapı, tam bir uyumu yansıtıyor. Şehitlikte sonradan II. Abdülhamid tarafından yaptırılan güzel bir mescit ve çeşme (1883) de bulunuyor.

Giriş kapısı ve tuğra

Giriş kapısı ve mineralerin görünümü

Şehitliğin bir bölümünde 1918-1920 yılında gömülen Türk olmayan Hintli, Ugandalı, Cezayirli kökenli Müslümanların mezarları da yer alıyor.

Şehitlikten bir görünüm

Dünyada 34 ülkede 78 Türk Şehitliği bulunduğu bilinmektedir. Burası Yemen’deki Türk şehitliğinden sonra ziyaret ettiğimiz ve şehitlerimiz için dua ettiğimiz ikinci Türk şehitliği oldu. 1982 yılında bakanlık dönemimde de Berlin Şehitliğini ziyaret etmiştim.

Araştırmalarımızda bu mezarlığın ne Malta’daki yerel ne de Türkiye’den giden turizm şirketlerinin ada tanıtım broşür ve belgelerinde geniş bir şekilde yer almadığını üzülerek gördük. Biz seyahatimizden önce ada hakkında ön bilgi edinerek gittiğimiz için burayı ziyaret etmeye karar vermiştik.

Şehitliği ziyaretten sonra aynı otobüs ile Valetta merkezine döndük.

İstanbul, 25 Haziran 2019

 

Kaynaklar:

-Malta&Gozo, Marco Polo Seyahat kitabı

-Malta Turizm Bakanlığı yayınları

https://www.diyanethaber.com.tr/aylik-dergi/malta-da-turk-sehitligi-h3587.html-

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/741693

– İnternetten alınan muhtelif yayın ve fotoğraflar