SAYIN BAHRİ SAVCI VE SAYIN NAZIM UĞUR HOCALARIMIZI KAYBETTİK

(Prof. Dr. Ahmet Samsunlu’nun bu yazısı, 2 Kasım 1997 tarihinde kaybettiğimiz değerli bilim adamı Prof. Bahri Savcı’nın ölümünden 4 gün sonra yayınlanmıştı, yazarın da isteği ile yeniden yayınlıyoruz.)

Hemşehrimiz, değerli bilim adamı Prof. Bahri Savcı’yı İstanbul’da toprağa verdik. Baba tarafından Osmancıklı, anne tarafından Gönenli olan hocamız, Çorum’a ve Çorumlu hemşehrilerine ilgisini hep sürdürmüştür. Çorum Haber Gazetesi’nde 83 yaşına rağmen son günlerine kadar yazarak bu bağlılığını ortaya koymuştur.

Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde kırk yıla yakın öğretim üyeliği yapan Sayın Savcı, 1961 Anayasası’nın hazırlayıcıları arasında bulunmuş ve Kurucu Meclis’te görev almıştır. Bir aydın olarak çalışmaları, yayınları ve demokratik kuruluşlar içindeki faaliyetleri kendisinin belirli kesimlerce çok sevilmesine, belirli kesimlerce tenkit edilmesine sebep olmuştur.

2000’li yıllara gelirken, Cumhuriyetimizin yıkılmasına, Türklüğün yok olmasına sebep olmayacak demokratik mücadeleleri hoşgörü ile karşılamamız gerekmektedir. Bu ülkede yaşayanlar hangi düşüncede olurlarsa olsunlar, birbirlerini kardeş gibi görmeli ve sevmelidirler. Bunu sağlayabildiğimiz zaman dostlarımız sevinecek, bizi yok etmek isteyen düşmanlarımız üzülecektir.

Türkiye’nin sosyal tarihinde yer aldığına inandığım Savcı eminim ki Çorum’un yetiştirdiği değerli bir evlat olarak anılacaktır.

Bundan çok kısa bir süre önce Gazipaşa İlkokulu Başöğretmeni Nazım Uğur’u da kaybettik. Kendisi ve rahmetli eşi Zehra Hanım, benim ilkokulda öğretmenim olmuşlardı. Onlar bizleri hayata hazırlayabilmek için büyük gayret gösterdiler. Eminim ki kuşaktakiler de dahil olmak üzere tüm Çorumlular Nazım Bey’i disiplinli olarak hatırlamaktadırlar.

O yıllarda öğretmenler, Nazım Bey, Osman Bey, Ziya Bey bugünkü hükümet konağı ile Lise arasındaki bölgede iki katlı geniş bahçeli evlerde otururlar, buraları birer çiçek cennetine dönüştürürlerdi. Lise öğrenciliğim sırasında burada yaşayanları hep gıpta ile izlerdim. Nazım Bey, İstanbul’da bulunan evlatları ile birlikte olabilmek için evini satarak Çorum’dan ayrıldı. İstanbul’un Erenköy Semti’nde Çorum’daki evine benzer güzel bir bahçeli ev yaparak eşi ile birlikte mutlu günler yaşadı. Zehra Hoca’nın kaybından sonra evlatları ve kendisini sevenler Nazım beyi yalnız bırakmadılar. Hepimizin saygı ile andığımız Başöğretmen Nazım Bey’i 92 yaşında kaybettik.

Haklarında yazılacak çok husus bulunan değerli büyüklerimizin cenaze namazında imam efendinin belirttiği gibi, “ ilim adamlarının, öğretmenlerin amel defterleri hep açık ve onların yeri Cennettir” ifadesi beni çok duygulandırdı.

Sayın Bahri Savcı ve Sayın Nazım Uğur hocalara Tanrı’dan rahmet, geride kalan yakınlarına ve tüm hemşehrilerimize başsağlığı diliyorum.

NOT: Böyle değerli, saygın bir bilim adamı yetiştirmiş olduğu için Çampınar ve Çorumlu’lar gurur duymalıdır. Adına açılan bu kütüphane, köylü hemşehrilerinin kendisine olan saygı ve sevginin yakın bir göstergesidir. Var olun Çampınarlılar, var olun bilime ve bilim adamına saygı gösterenler.