SENDEN POLİTİKACI OLMAZ!

Danışma Meclisi üyeliğim sırasında bir hemşehrim beni telefonla aradı ve sorununu anlatmaya başladı. Kendisini bir müddet dinledim, isteğinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını söyledim ve böylece konuşmamız son buldu.

Bu sırada yanımda bulunan eski bir siyasetçi bana şaşkın bir şekilde bakıyordu. Bir müddet böyle baktıktan sonra “Senden politikacı olmaz” dedi. “Neden?” şeklindeki soruma “Vatandaşa hiçbir zaman hayır denilmez. Sen adamcağızı konuşturmadın bile…” diye karşılık verdi. Bunun üzerine ben kendisine “Ne yapmam, nasıl hareket etmem gerekirdi?” diye sordum. Bana, hiçbir zaman unutamayacağım ve beni şaşırtan aşağıdaki tavsiyelerde bulundu;

  • “İlk önce bir kâğıt ve kalem alayım diyerek, o adamcağıza bir güven vererek konuşturmaya başlayacaktın. Daha sonra ister yaz ister yazma, söylediklerinin bir kısmını yazamamış gibi yaparak tekrarlatacak ve kendisini rahatlatacaktın. Bu şekilde konuşmanın sonuna gelince, hemşehrim sen hiç merak etme, ben bu işini muhakkak hallederim diyecek ve Çorum’daki müşterek tanıdıklara selam söyleyecektin. Böylece vatandaş rahatlamış olacaktı. İster yap, ister yapma…

İş olursa senden olmazsa Allah’tan bilecekti… Senin yakın ilgini hiç unutmayacak ve her yerde sitayişle senden bahsedecekti…

Oysa sen ne yaptın, adamı konuşturmadın, rahatlamasına fırsat vermedin ve bir de üstelik olmaz, yapamam dedin…”

Evet, hemşehrilerim, o siyasetçi benimle ilgili doğru teşhis koymuştu. Nitekim benden siyasetçi olmadı. O zamanın kendisine has şartlarından dolayı hizmet etmeyi istediğim Çorum’dan değil, başka bir şehirden aday gösterildim. Seçim ve propaganda döneminde devlet hizmetine öncelik verdiğim ve Erzurum-Kars Depremi’nin yaralarını sarabilmek için seçim bölgeme gidemediğimden az bir oy farkı ile seçilemedim. Önemli olan vatana ve memlekete hizmet edebilmek… Ben eskiden olduğu gibi şimdi de öğrenci yetiştirerek ve diğer birçok faaliyette bulunarak hizmetime devam ediyorum.

Vatana ve memleketime hizmet kutsal olup, her kademede yapılabilir. Önemli olana vatandaşı aldatmamak, oy için yalan söylememek ve ülkede Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ve siyasetçiyi en güvenilen seviyeye getirmektir.

Bodrum, 2 Ağustos 1999