SİDNEY OLİMPİYAT OYUNLARI KAPANIŞI (V)

Bugün TRT1 Sidney oyunlarının kapanış törenlerini naklen yayınlayacaktı. Avustralya’lıların bu töreni sizlere aktardığım “Açılış Töreni” gibi muhteşem bir şekilde tertiplediklerini tahmin etmeme rağmen ülkemin bu oyunlardaki başarısızlığı beni kasvetlendirdi ve çok üzdü. İşte bu nedenle ve bir haftadan beri yağmurlu olan İstanbul havasının birden güzelleşmesi nedeniyle “Kapanış Töreni”ni seyretmeyi istemedim. Yıldız Parkı’nda eşimle yürüyüş yaptım ve Malta Köşkünde kahvemi yudumlarken yeşillikler arasından mavi boğazı seyrettim.

Neden karamsar oldum? Bunları kısa başlıklar halinde aşağıda veriyorum;

  • 1988 Seul Olimpiyat oyunlarından eri en başarısız olduğumu Olimpiyat.
  • Ülkemize üç altın madalya halterde Halik Mutlu, güreşte Hamza Yerlikaya ve judoda Hüseyin Özkan tarafından getirildi. Tek bronz madalyayı ise tekvandoda Hamide Bıçkın getirdi. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Sidney’e gelmeden önce “Onun üzerinde madalya bekliyorum” demişti.
  • Olimpiyat tarihinde ilk kez judoda altın madalya alırken, ata sporumuz serbest güreşte hiç madalya alamadık.
  • Her yazımda önemle belirttiğim gibi atletizm, yüzme, binicilik, bisiklet, eskrim, tenis, kürek, jimnastik gibi kalkınmış dünya ülkelerinde yapılan ve yalnız insan kuvvetiyle bağlı olmayan spor dallarında ya yakışmadık ya da başarısız olduk.
  • Bugüne kadar yapılan olimpiyat oyunlarında aldığımız madalyalarla 10’uncu sırada yer alırken, bu defa 26’ncı olduk. Komşumuz Yunanistan 28’nci iken bu oyunlarda 17’nci oldu.
  • Sayılacak çok şey var. Zaman şapkamızı önümüze koyup düşünme zamanıdır. Bakın bu konularda spor yazarı Togay Bayatlı neler söylüyor;
  • “Bizim şikayetimiz madalya alamamaktan dolayı değil, problem bilimsel çalışmamakta, bilimsel beslenmemekte ve çağdaş motivasyon olanaklarından istifade edilmemesinde. Bunların düzeltilmesi lazım.

Küçük hesap peşinde koşanlar daima küçük işlerin adamı olurlar. Onun için kimse dedikodu yapmadan, kendini savunmadan gerçekleri ortaya dökmeli. Ve bu gerçekler üzerinden geleceğin temelini atmalıyız.

Küçük hesap peşinde koşanlar daima küçük işlerin adamı olurlar. Onun için kimse dedikodu yapmadan, kendini savunmadan gerçekler üzerinden geleceğin temelini atmalıyız.

Bakın bugün İran ve Yunanistan halterde bizden ileride. Güreşte birçok ülke önümüze geçti. Biz hala yerimizde sayıyoruz. Bazı sporlarda son anda atılımı yapamıyoruz. İşte bunlara çözüm bulmamız gerek. Bunun için de dedikodu yapacağımıza fikir üretmemiz gerekir.

Olimpiyat oyunlarının son gününde basında yer alan bir haber beni çok üzdü “Sidney’de mayosuna ay-yıldız arma  takmadan güreşen Harun Doğan dün de minderden kaçtı” haberi okuyunca o ay-yıldız için şehit olanların aziz ruhlarının çok rahatsız olduğunu ve mümkün olsa kendisini ayaklarının altına alarak ezeceklerini ve ya kanları ile boğacaklarını düşündüm. İster istemez biz neden bu sıkıntılı durumların içine düştük diye sormadan edemedim. Güreşçiyi mindere çıkması için ikna etmeye çalışan Güreş Federasyonu Başkanı Ahmet Ayık’a “iddiam kalmadı, elime ne geçecek” diye diretti. Bunun üzerine Ayık, “Şerefsizlik yapma” diyerek üzerine yürüdü. Hakikaten tüm tutumu “şerefsizlik” değil mi?

Uluslar arası Olimpiyat Komitesi (IOC) Başkanı Samaranch’ın Sidney2000’in şimdiye kadar ki en iyi olimpiyat oyunları olduğu açıklamasına ben de katılıyorum siz ne diyorsunuz?

Devlet Bakanı Fikret Ünlü’nün “Her şeyden önce Türkiye’de sporu kitlelere yaymak ve spor kültürünü genç insanlarımızın yaşamlarının doğal bir parçası haline getirmek zorundayız” şeklindeki açıklaması muhakkak dikkate alınmalı, gençler erken yaştan itibaren spora yönlendirilmelidir. Bunun için de tesisler yeterli sayıda olmalıdır.

Ev sahibi olarak yaptığı başarılı organizasyon için Avustralya’yı kutluyorum. Her şeye rağmen sporcu ve idarecilerimize teşekkür ediyorum.

2004 Atina Olimpiyatlarında daha başarılı olmak ümidiyle…

İstanbul, 1 Ekim 2000

Togay Bayatlı, “Kritik”, Milliyet, 1.10.2000

… “Yüz Karası”, Milliyeti, 1.10.2000

NOT:  Sayın Valimiz Atıl Üzelgün genç yorumcular için özel olarak gönderdiği davetiyeyi almaktan büyük memnuniyet duydum. Kendilerine teşekkür ediyorum. Ancak, aynı tarihlerde ODTÜ’de düzenlenen 1. Çevre Sorunları Toplantısında bildiri sunacağımdan katılamayacağım için üzgünüm. Böyle bir yarışmanın Çorum’da gerçekleştirilmesinden dolayı başta Sayın Valimizi ve diğer emeği geçenleri kutluyor, başarılar diliyorum. A. Samsunlu