TATİL VE AVRUPA YÜZME ŞAMPİYONASI

Perşembe sabahından beri tatile çıkmış bulunuyorum. İstanbul’un insanı yoran yaşamından sonra Bodrum’da sakin ve güzel bir doğa içinde geçirilen günler dinlendirici ve yeniden hayatı sevdirici oluyor. Balkonumdan, Ege’nin mavi denizini, bahçemdeki açmış rengârenk çiçekleri seyrederek sizlere bu satırlarımı yazıyor ve sizlerle korumamız gereken bu güzellikleri paylaşıyorum.

Tatil denince ülkemizde genellikle yazın sahillere koşmak akla gelmektedir. Bu nedenle bir parça ekonomik gücü olanlar kooperatifler ve başka yollarla özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında ikinci konut dediğimiz yazlık evler sahibi olma gayreti içinde olmuşlardır. Birçok Çorumlu hemşehrimizin de Çeşme, Kuşadası, Bodrum, Marmaris, Datça ve Antalya’da yazlıkları olduğunu duyuyorum. Hatta bu yörelerde hemşehrilerimizin önemli turizm yatırımları yapmasından da hepimiz gurur duyuyoruz. Yayla’ya çıkma belirli yörelerde halen geleneksel bir dinlenme şeklidir.

Sahillerde geçirilen tatilin önemli bir kısmı deniz veya havuzda yüzerek geçer. Yüzme denince hemen aklıma şu anda İstanbul’da yapılan 24. Avrupa Yüzme Şampiyonası geldi. Dünkü gazeteyi açıyorum ve okumaya başlıyorum;

  • 5 kilometre uzun mesafe yüzme yarışını kazanan Alman Peggy Buechse, dev organizasyonun ilk şampiyonu oldu. Bu yarışta ülkemizden Elif Kazanan 25, Burcu Sanduvac da 26. Sırada yer alarak son iki sırayı aldılar.
  • 10 metre kule atlamada Türkiye’den Erniç Kuzucu ilk iki atlayışı sırasından son sıralarda yer alırken sakatlanarak yarışmayı terk etti
  • Senkronize yüzme elemelerinde ise Deniz Aker-Sevgi Özsever’den oluşan Türk ekibi, toplam 70.040 puanla son sırada yer aldı. Elemelerde Rus çift birinciliği aldı.

Değerli hemşehrilerim, tüm Avrupa ülkelerinin katıldığı bir yarışmada Almanlar, Ruslar birinciliği alırken neden bizim yüzücüler hep sonuncu oluyor? Bu soruyu kendimize ve yetkililere sormamız gerekir. Tesis yokluğu ve futbol dışında hiçbir spora önem vermememiz önemli nedenlerden bazılarıdır.  Ayrıca kalkınmışlıkla spordaki başarı arasında yakın ilişki vardır. Olimpiyatlarda, Dünya ve Avrupa şampiyonalarında kalkınmış ülkeler madalyaları toplamaktadırlar. Ülkemiz gibi kalkınıyorum demesine rağmen kalkınamayan, iç kargaşa yaşayan, din mi devlete yoksa devlet mi dine hâkim olsun tartışması yapılan ülkelerin belirtilen şampiyonalarda başarılı olduğunu gördünüz mü? Böyle giderse yüzmede olduğu gibi birçok spor dalında Avrupa’nın sonuncusu olmaya devam ederiz.

Bir yıl önce yine Bodrum’dan yazdığım bir yazıda, 25 yaşımda yüzmeyi öğrendiğimi üzülerek sizlere bildirmiş ve yeni yetişen Çorumlu gençlerin temeli atılan “Kapalı Yüzme Havuzunun” bir an önce bitirilmesi gerektiğini bildirmiştim.

Sayın Bakanım, Sayın Valim, Sayın milletvekillerim, Sayın Belediye Başkanım ve tüm Çorumlular el ele verelim ve bu tesisi bitirelim. Gençleri yüzen bir nesil yaratalım.

Tatil yöresinden selam ve sevgiler.

Bodrum, 25 Temmuz 1999