TEK KUTUPLU DÜNYA VE CLINTON’IN ZİYARETİ

İkinci Cihan Harbi’nde tarafsız kalan ülkemiz, bu harbin bitiminden kısa bir süre sonra, galiplerden Rusya’nın, Kars, Ardahan ve boğazların statüsünün gözden geçirilmesini istemesi ile karşı karşıya kaldı. Türkiye bu istekleri kesin bir şekilde reddetti. Diğer taraftan böyle bir dünyada tarafsızlığını daha fazla devam ettiremeyeceğini kavradı ve Batı Bloğu’nda yer almaya karar verdi.

Avrupa Konseyi’ne giriş Kore Harbi’ne asker gönderme ve NATO’da yer alma bu yönde atılmış önemli kilometre taşlarıdır. Ayrıca Amerika’nın harpten etkilenen ülkeler için sağladığı “MARSHALL YARDIMI”ndan Türkiye de faydalandırılmış ve bu destekle önemli yatırımlar (Karayolları, barajlar vb.) yapılmıştır.

Ortaya çıkan iki bloklu dünya arasında devamlı gerilimler olmuş, bir tarafta Batı’da “NATO PAKTI” diğer tarafta (Doğu’da) “VARŞOVA PAKTI” askeri güç olarak birbirlerini kollamışlardır. Bu iki kutuplu dünyada Batı Bloğu’nun liderliğini Amerika, Doğu Bloğu’nun liderliğini Rusya üstlenmiştir. NATO, Kars ve Ardahan’ı isteyen Sovyet yayılmasına karşı set teşkil ettiği gibi, Sovyet tehdidine karşı koyan en güçlü bir teşkilat olarak önemli görevler yapmıştır.

Berlin Duvarı’nın yıkılması ile soğuk savaş sona erince, dünya tek kutuplu hale dönüştü ve Amerika, dünyanın tek lider ülkesi oldu. İki kutuplu dünyada önemli yeri olan Türkiye’nin, tek kutuplu dünyada önemi kalmayacağını düşünen Avrupa ülkeleri, Amerika’nın destek vermesine ve bilhassa en önemli müttefiki olarak görmesine şaşırdılar. Türkiye’nin Orta Asya ve Balkanlar’da kilit ülke olduğunu Amerika gördü ve devamlı destekledi.

Avrupa ne yaptı? 1963’de girdiği Avrupa Birliği’nde ortak üye olan Türkiye’ye 11 ülkeye tanıdığı aday statüsünü vermediği gibi devamlı olarak zorladı ve olmayan etnik gruplarla ilgili ve diğer beklentilerini ortaya koydu.

Ülkemizi ziyaret eden tek kutuplu dünyanın lideri Clinton’ın verdiği mesajlar ülkemiz için oldukça önemlidir. Bunlardan birkaçını aşağıda sıralıyorum.

  • Türkiye’yi Avrupa Birliği içinde görüyorum;
  • Türkiyesiz bir Avrupa olamayacağı…
  • Yüzyılı anlamak için Türkiye anahtar bir ülkedir…
  • Geleceği Türkiye ile birlikte inşa edeceğiz…
  • Gelecek için birlikte çalışacağız…
  • Türkiye’nin büyük bir ortak olduğunu…
  • Bakü-Ceyhan boru hattı gerçekleşecektir…

Bu cümlelerin ve günlerce süren bu ziyaretin Türk halkı tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanmış olduğunu hissediyorum. Clinton tarafından açıklanan destek ve işbirliğinin iki ülkenin daha yakınlaşmasına yardımcı olacağını düşünüyorum.

Diğer taraftan “Gelecek, demokrasinin genişlemesiyle başlayacak” diyen Clinton’ın Türkiye’den beklentileri bulunmaktadır. Bunlar üç ana başlıkta toplanabilir;

  • Demokrasinin gelişmesi,
  • İnsan hakları ile ilgili adımlar atılması,
  • Kıbrıs sorununun çözülmesi.

Clinton bunları ortaya koyduktan sonra Avrupa’nın sınırlarının “Özgürlüklerin gittiği yere kadar uzanması” gerektiğini de vurgulamıştır.

Bu ziyaret, Amerika liderinin ülkemizle ilgili olarak Avrupalı liderlerden daha çok vizyona sahip olduğunu, Türkiye’nin dünyadaki yerinin önemine inandığını ve bir ortak olarak gördüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştur.

İstanbul, 16 Kasım 1999