YAVRU AYI-DEPREMZEDE ÇOCUK

Bu Pazar sabahı televizyonu açtığımda, deprem bölgesinden verilen insanı çok üzen haber ve röportajları dinlerken, içinde bulunduğum ruhsal durumdan bir parça uzaklaşmayı istedim ve başka programlara geçtim. Kısa bir süre İspanya’nın Sevilla kentinde yapılan Dünya Atletizm Şampiyonası’nı izledim. Programlar arasında gezinirken TRT 3’te gösterilen doğa ile ilgili olduğunu gördüğüm “AYI” filmine rastladım. Harika bir şekilde çekilmiş olan doğa-hayvan-insan ilişkilerini ortaya koyan bu filmi sonuna kadar seyrettim. Bu filmi seyrederken içeriği ile son deprem felaketinde yetim kalan çocuklar arasında bir bağlantı kurdum ve psikolojik bir değerlendirme yaptım. Sizlerin de benim hissettiklerimi anlayabilmeniz için bu filmle ilgili bilgi sahibi olmanız gerektiğini düşünüyorum.

Annesi ile birlikte mutlu bir yaşam süren yavru ayı doğada koşmakta, annesinin kendisine sağladığı yiyeceklerle beslenmekte ve serpilmektedir. Bir gün kayalık, yalçın yamaçların bulunduğu bir bilgede, anne ayı bir ağacın köklerinin bulunduğu kısımdan yiyecek çıkarıp yavrusuna verdikten kısa bir müddet sonra yeniden yiyecek çıkartırken sallanma nedeni ile yukarıdan yuvarlanan ve başına isabet eden kayalar altında kalarak can verir. İşte o anda yavru ayının feryat dolu haykırışı her tarafı inletmektedir. O anda nasıl etkilendiğimi bilemezsiniz… Yalnız kalan yavru ayı doğada şaşkın ve üzgün dolaşarak yaşamaya çalışmaktadır. Bir gün avcılar tarafından omuzlarından vurulan başka bir ayının feryadını duyar, ona doğru koşar, ona yardımcı olmaya ve yaklaşmaya çalışır. Yaralı ayının acılı haykırışları kendisini korkutur ve bir türlü yaklaşamaz ama takip etmekten de vazgeçemez… Bir süre sonra su birikintisine girip, yarasını doğal olarak tedavi etmek isteyen yaralı ayıya yaklaşarak onun yarasını yalamaya başlar… İşte o andan itibaren ikisi arasında sevgi köprüsü kurulur ve ayrılmaz bir ikili oluştururlar… Yavru ayı sevip, güvenebileceği birisini bulmanın mutluluğunu tekrar yaşamaya başlar…

Tüm içeriğini size ileride anlatacağım bu filmde mutluluk, acı, yalnızlık ve sevgiye tekrar kavuşma anındaki psikolojik durumla, son yaşadığımız depremin yarattığı neticeler arasında büyük bir benzerlik kurdum. Anne ve babalarını veya bunlardan birisini kaybeden çocukların ruhsal durumu filmde üzüntülü durumunu yakinen seyrettiğim küçük yavru ayınınkine benzemektedir. Bu çocuklar şimdi yalnız ve sevgiye ihtiyaçları var… Büyük ayının yavru ayıya gösterdiği sevgiyi ve ona verdiği yaşam sevincini, eminim ki bu depremzede çocuklara halkımız, hayır kurumlarımız ve devletimiz sağlayacaktır. Depremi bu şekilde değerlendirirken, inşallah sizleri sıkmadım.

İstanbul, 29.8.1999